Ana içeriğe geç

Yaz geldi... Sokaklar çıplaklıktan zevk alan sapıklarla dolacak!

Sıcakların artmasıyla birlikte, çarşıda pazarda karşılaşılan manzaralar vicdan sahibi her mümini derin bir hüzne gark ediyor. İslam’ın "örtünme" konusundaki emri ilahisi ve geleneklerimiz-medeniyet temelimiz apaçık ortadayken, modanın ve nefsi arzuların esiri olmuş bir kesimin, "özgürlük" kılıfı altında hayasızlığı körüklediği müşahede ediliyor.

Yaz geldi... Sokaklar çıplaklıktan zevk alan sapıklarla dolacak!
Yeni Akit Gazetesi
16

Sıcakların artmasıyla birlikte, çarşıda pazarda karşılaşılan manzaralar vicdan sahibi her mümini derin bir hüzne gark ediyor. İslam’ın "örtünme" konusundaki emri ilahisi ve geleneklerimiz-medeniyet temelimiz apaçık ortadayken, modanın ve nefsi arzuların esiri olmuş bir kesimin, "özgürlük" kılıfı altında hayasızlığı körüklediği müşahede ediliyor.

Uzmanlar ve sivil toplum kuruluşları, bu pervasızlığın sadece bireysel bir tercih değil, toplumun genel ahlakını bozmaya yönelik sistemli bir saldırı olduğu konusunda hemfikir. "Sokaklarımızda teşhirin zirve yaptığı, iffet kavramının lügatlerden silinmeye çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz" diyen maneviyat önderleri, aile yapımızın ve gençliğimizin muhafazasının artık bir beka meselesi olduğunu vurguluyor.

Maneviyat Tahrip Ediliyor: Kim Dur Diyecek?

Sokaklarda boy gösteren bu "çıplaklık sevdası", beraberinde her türlü ahlaki zaafı da getiriyor. Özellikle genç nesillerin, sosyal medya ve medyanın da etkisiyle içine sürüklendiği bu "gösteriş toplumu" girdabı, aile kurumunun temel direklerini sarsıyor. İslam alimleri, bu gidişatın sonunun hüsran olduğu konusunda defaatle ikazda bulunuyor

"Sessiz Kalmayın!" Çağrısı

Muhafazakar kesimden yükselen tepkiler çığ gibi büyürken, yetkililere de büyük görev düşüyor. Toplumun genel ahlakını korumakla mükellef olan mercilerin, caddelerde yaşanan bu "edepsizlik teşhiri"ne karşı daha caydırıcı tedbirler alması, sessiz çoğunluğun en büyük beklentisi.

Müslüman, feraset sahibidir. Sokaklarda yürürken karşılaştığımız bu manzaralar karşısında sadece başımızı çevirmek değil, "Emr-i bi'l-ma'ruf nehy-i ani'l-münker" düsturuyla hareket etmek, hepimizin üzerine düşen bir vazifedir. Unutulmamalıdır ki; hayasızlığın prim yaptığı bir toplum, manevi çöküşe mahkumdur.

{relation id:2006585 slug:'fasist-ve-sol-teroru-tirmanista-sekulerlerin-kiskandigi-almanyada-suc-rekoru'}

Kaynağa Git

İlgili Haberler