36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 7-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında başkent Ankara'da düzenlenecek. Bu nedenle 9 merkez ilçede kamu çalışanları 6-12 Temmuz’da idari izinli sayılacak ve konser, şenlik, mezuniyet töreni ve panel gibi tüm kamuya açık etkinlikler yapılmayacak. Türkiye’de ikinci kez düzenlenecek olan zirve öncesi Saray alan hava savunma sistemleri ve F-16 savaş uçaklarıyla korumaya alınacak. Katılımcıların konaklayacağı otel çevreleri ve geçiş güzergahları kırmızı alan olarak belirlenecek. Zirve süresince 40 bin emniyet ve jandarma personeli sahada olacak. 100 kritik noktaya ise üst düzey gözcü kamera yerleştirilecek.
Ankara’da düzenlenecek zirve nedeniyle alınacak önlemlere emek ve demokrasi güçlerinden tepkiler yükseldi. KESK Ankara Şubeler Platformu önlemlere ilişkin “Madem kentin neredeyse tamamı günlerce abluka altına alınacak, yollar kapatılacak, kamu emekçileri idari izinli sayılacak, gösteriler yasaklanacak, polis barikatları kurulacak; o zaman açıkça "Sokağa çıkma yasağı ilan ettik" deseler daha anlaşılır olmaz mı?” sorusunu yöneltti.
‘TÜRKİYE NATO'NUN GÜL BAHÇESİ DEĞİLDİR!’
Tablonun yalnızca güvenlik tedbirinden oluşmadığını belirten KESK Ankara Şubeler Platformu gazetemize yaptığı değerlendirmede, “Emperyalist savaş politikalarının bedelini yine halk ödüyor. Kent, NATO liderlerinin güvenliği için halka kapatılıyor; emekçilerin günlük yaşamı, ulaşım hakkı, çalışma hakkı ve demokratik hakları fiilen askıya alınıyor. İşte bu yüzden ‘NATO'ya Hayır’ demek yalnızca bir askeri ittifaka karşı çıkmak değildir. Savaşa, emperyalizme, yoksulluğa, baskıya ve bağımlılık düzenine karşı çıkmaktır. İşçilerin, emekçilerin ve halkın ihtiyacı savaş hazırlıkları değil; insanca yaşam, tam bağımsızlık, gerçek demokrasi ve barıştır. Ankara'da dayatılan bu yasakları tanımıyoruz. KESK Ankara Şubeler Platformu olarak NATO karşıtı eylemlerin içinde olacağız. Türkiye NATO'nun gül bahçesi değildir!” açıklamasını yaptı.