Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde gazetecilere yönelik akreditasyon kararları tartışma yarattı. Zirveyi takip etmek için başvuru yapan çok sayıda medya kuruluşu ve gazetecinin akreditasyon talebinin reddedildiği, ret kararlarına ilişkin gerekçe paylaşılmadığı belirtildi.
Akreditasyon talebi reddedilen kuruluşlar arasında Cumhuriyet, Halk TV, Sözcü, BirGün, Evrensel, Nefes, ANKA, İlke TV, Medyascope ve T24’ün bulunduğu açıklandı. Bazı gazeteciler de daha önce NATO zirveleri, dışişleri ve savunma bakanları toplantıları ile NATO karargâhındaki etkinlikleri izlediklerini; ancak bu kez Ankara’daki zirveye akredite edilmediklerini duyurdu.
Ret gerekçesi açıklanmadı
NATO’dan gönderilen ret yanıtlarında kararın gerekçesinin açıklanamayacağının belirtilmesi tepkilerin odağına yerleşti. Sözcü TV’den İpek Özbey “Sözcü Televizyonu olarak haliyle Ankara’da yapılacak NATO toplantısını izlemek istedik. Akreditasyon talebimize olumsuz yanıt geldi. Bunun sebebini açıklayacak biri var mı?” ifadeleriyle yaşanana tepki gösterdi.
Mediascope editörü Senem Görür Yücel de NATO’dan gelen yanıtı paylaşarak, “Türkiye’deki gazeteciler olarak ülkemizdeki NATO Zirvesi’ni yerinde takip edemiyoruz. Nedenini sormayın, açıklayamazlarmış” dedi. Gazeteci Duygu Güvenç ise daha önce İstanbul, Lizbon, Chicago, Brüksel ve Strasbourg/Kehl’deki NATO zirvelerini izlediğini hatırlatarak, bu kez yaşadığı şehir olan Ankara’da düzenlenecek zirveyi takip edemeyeceğini belirtti.
Gazeteci Deniz Zeyrek de NATO Stratejik İletişim Ofisi Direktörü Allison Hart’a hitaben yaptığı paylaşımda, 32 yıllık gazeteci olduğunu ve yıllarca diplomasi muhabirliği yaptığını vurguladı. Zeyrek, Washington ve Brüksel’deki toplantılar dahil çok sayıda NATO etkinliğini takip ettiğini belirterek Ankara’daki zirveye alınmamasına tepki gösterdi.
RSF’den şeffaflık çağrısı
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu da ret kararlarına tepki gösterdi. Önderoğlu, NATO zirvesini Türkiye medyasının önemli bir bölümüne kapatan akreditasyon anlayışını anlamakta güçlük çektiklerini belirterek, “Ret gerekçesini ortaya koymayan, itiraz hakkına peşinen sırt çeviren bu prosedürü kabul etmiyor, şeffaf ve pozitif bir prosedür istiyoruz” açıklamasını yaptı.
Güvenlik ve savunma konularında çalışan gazeteci Levent Kemal de NATO’nun akreditasyon kararlarında kriterleri açıklaması gerektiğini belirtti. Kemal, deneyimli Türk güvenlik ve savunma gazetecilerinin herhangi bir açıklama yapılmadan reddedildiğini ifade ederek, kararların arkasındaki ölçütlerin kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.
Konu Meclis’e taşındı
Tartışma Meclis gündemine de taşındı. İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Marcos Perestrello ve NATO PA Türk Grubu Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu’na mektup gönderdi. Çömez, akreditasyon başvurularının hangi gerekçeyle reddedildiğinin açıklanmasını istedi.
Çömez ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. Önergede, akreditasyon sürecinde Türkiye Cumhuriyeti makamlarının herhangi bir rolü olup olmadığı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı veya başka bir kamu kurumunun NATO’ya medya kuruluşları ya da gazeteciler hakkında görüş bildirip bildirmediği soruldu.
Önergede ayrıca başvurusu reddedilen medya kuruluşlarının ve gazetecilerin sayısının açıklanması, ret kararlarının kurumsal bazda mı yoksa gazeteciler bazında mı verildiğinin bildirilmesi ve başvuru sahiplerine gerekçeli açıklama yapılıp yapılmadığının duyurulması istendi.
İYİ Partili Çömez, Türkiye’nin ev sahibi ülke sıfatıyla Türk medyasının geniş kesimlerinin zirveyi takip edebilmesi için NATO nezdinde herhangi bir girişimde bulunup bulunmadığını da sordu.
NATO veya Türkiye’deki yetkili makamlar, akreditasyon başvurularının neden reddedildiğine ilişkin henüz ayrıntılı bir açıklama yapmış değil.