Ana içeriğe geç

Kalibaf: “Müzakere yok, ABD ile savaşa hazırız”

İran Meclis Başkanı ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin ABD ile savaşı sonrasındaki görüşmelere dair açıklamalarda bulundu. Kalibaf, “ABD ile şu an müzakere yok” dedi ve “Gerekirse savaşa hazırız” ifadelerini kullandı. Açıklamanın detaylarını, CNN TÜRK ABD Temsilcisi Yunus Paksoy aktardı.

Cnn Türk
16

Yunus Paksoy şu ifadeleri kullandı;

Evet, İran Meclis Başkanı ve Müzakere Heyeti Başkanı Kalibaf açıklamalarda bulunuyor. Oldukça daha farklı açıklamaları da var. Ben bir ilk önce hepsini aktarayım. Amerika Birleşik Devletleri Lübnan'daki savaşın sona ermesi ve Lübnan'ın kendi toprakları üzerinde egemenliğe sahip olması gerektiği konusunda mutabık kaldı. Biz de bu konunun kesin olarak uygulanmasının peşindeyiz. Bazen Hürmüz Boğazı'ndaki İran yönetimine ve düzenlemelerine uymak istemiyorlar. Doğal olarak İran da buna tepki veriyor.

Kalibaf: “Müzakere yok, ABD ile savaşa hazırız”

MUTABAKATA UYUYORUZ, SAVAŞA HAZIRIZ

Mutabakat zaptını uygulamaya kararlıyız. Hem görüşmeler yapıyoruz hem de mutabakatı uygulamazlarsa biz de savaşa hazırız. Bu ilginç. “Biz de savaşa hazırız ve tepki vereceğiz” diyor. “Görüşmeler, derhal uygulanması gereken veya uygulama sürecinin başlaması gereken beş şartın yerine getirilmesi içindir. İlk beş şart gerçekleşmezse mutabakatın diğer maddelerine geçmeyeceğiz” diyor.

Şu anda hiç kimseyle müzakere etmiyoruz. Görüşmeler için İsviçre'ye gittik. Görüşmeler mutabakat zaptının 5 maddesini uygulamak içindir ve bunlar uygulanana kadar müzakerelere girişmeyeceğiz. Müzakere mutabakatın uygulanmasından önceydi ve mutabakatı imzaladıktan sonra uygulanması gereken ilk 5 maddeyi netleştirmek için konuşuyoruz.

Kalibaf: “Müzakere yok, ABD ile savaşa hazırız”

İSRAİL MUTABAKATI BOZMAYA ÇALIŞIYOR

Siyonist rejim mutabakata şiddetle karşı çıkıyor ve bunu bozmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Bu mutabakat zaptı ABD ve İsrail'in başarısızlığının bir belgesidir. İsviçre'deki görüşmelerde Lübnan'la yaptığımız görüşmenin ABD ile yaptığımız görüşmenin en önemli ve en öncelikli konusu Lübnan'dı.

Televizyonun Lübnan'daki saldırıları öne çıkarması sorun değil ama Lübnan'daki durumun savaştaki önceki durum gibi olduğunu ve 4.000'den fazla şehit verdiğimizi de söylemeli. Bu da ilginç. İran televizyonuna burada bir eleştiride bulunuyor. Yani sürekli Lübnan'ı öne çıkarıyorsunuz ama orada da durum aynı değil. 4.000 şehit verdik diye kendi İran devlet televizyonuna burada bir tepkide bulunuyor. Anlaşmanın 5 maddesi nihayete erdirene kadar geri kalanları uygulamayacağız.

Biz bir dostla müzakere etmiyoruz. Fırsat bulduğunda bize karşı harekete geçecek güvenilmez bir düşmanla müzakere ediyoruz. Lübnan'ı savunmak için Siyonist rejimi vurduk. Bunu yaparken düşmandan anlaşmanın uygulanmasını talep ettik. İsviçre seyahatimizden sonra Lübnan'daki çatışmalar ve şehitlerin sayısında bir azalma oldu. Tabii ki hala bazı sorunlar var.

ELİMİZLE ÇÖZEBİLECEĞİMİZ SORUNU NEDEN DİŞİMİZLE ÇÖZMEYE ÇALIŞALIM?

Ellerimizle çözebileceğimiz bir düğümü neden dişlerimizle çözmeye çalışalım? Bak bu da ilginç felsefik bir yaklaşım, ellerimizle çözebileceğimiz bir düğümü neden dişlerimizle çözmeye çalışalım? Hizbullah ve Şeyh Naim Kasım'ın mutabakat karşısında nasıl bir pozisyonda olduğunu ve içerideki bazı dostlarımızın nasıl bir pozisyonda olduğunu görmeniz lazım.

Kalibaf: “Müzakere yok, ABD ile savaşa hazırız”

Amerika'da Rubio konuları bir şekilde takip ediyor. Vance ise başka bir şekilde. Bu da ilginç bir nokta. Anlaşmanın garantisi gücümüzdür. Saldırı ve füze gücümüz kesinlikle tartışılamaz. Direniş ve direniş hücreleri konusunda hiç kimseyle kesinlikle hiçbir müzakeremiz yoktur.

URANYUM ZENGİNLEŞTİRME HAKKIMIZDIR

Uranyum zenginleştirme, nükleer zenginleştirme bizim hakkımızdır ve biz nükleer anlaşma hükümlerine riayet ediyoruz. İlk bunu söyledik. Mantık dili anlayışın uygulanmasını ilerletmediğinde güç diliyle hareket ederiz. Savaşa ne kadar hazır olursak bizim için müzakere de o kadar kolay olur diyor.

Sonra yolsuz Trump'ın sözlerini kabul etmeyin. Yani dinlediğiniz gibi kabul etmeyin. Onu doğru kabul etmeyin. Bir halkın haklarını benimle yaşadığınız siyasi sorunlardan ötürü yok etmeyin. Bu da ilginç. Yine içeriye doğru bir mesaj.

Kaynağa Git

İlgili Haberler