ABD'nin Adana'da inşa etmeyi planladığı yeni konsolosluk kompleksindeki çalışmaların durmasıyla ilgili tartışmalara ilişkin ilk resmî açıklama geldi. ABD Büyükelçiliği Sözcüsü, Aydınlık'ın sorusunu yanıtlayarak projenin sonlandırıldığını doğruladı.
Sözcü, "ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Adana kentinde yeni bir Konsolosluk Kompleksi inşaatını sonlandırma yönünde zor bir karar almıştır. Bu karar, ABD-Türkiye ortaklığını desteklemek amacıyla bölgedeki ABD diplomatik faaliyetlerine değil, tesisin altyapısına odaklanmaktadır." ifadelerini kullandı.
Yüreğir ilçesinde temeli atılan ve yaklaşık dört yılda tamamlanması planlanan 250 milyon dolarlık proje, ABD'nin Türkiye'deki en önemli diplomatik yatırımlarından biri olarak görülüyordu. Son dönemde şantiyedeki faaliyetlerin durması dikkat çekerken, projenin akıbetine ilişkin çeşitli iddialar gündeme gelmişti.
TRUMP'IN YENİ SATRANÇ TAHTASI
ABD Büyükelçiliği Sözcüsü'nün verdiği yazılı yanıtta kararın gerekçesine ilişkin ayrıntılı bilgi verilmemesi, projenin neden sonlandırıldığına ilişkin soru işaretlerini ortadan kaldırmadı. Kararın ekonomik nedenlerden mi, küresel önceliklerdeki değişimden mi yoksa diplomatik yapılanmanın yeniden şekillendirilmesinden mi kaynaklandığı tartışma konusu.
Bu noktada dikkatler, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Kasım 2025'te Bahreyn'de düzenlenen Manama Diyaloğu'nda yaptığı değerlendirmelere çevriliyor. Barrack, Trump yönetiminin Batı Asya yaklaşımını anlatırken, "Başkan tüm satranç tahtasını değiştirdi. Hazar Denizi'nden Akdeniz'e kadar bir hizalanma göreceksiniz." ifadelerini kullanmıştı.
'OPERASYONEL İHTİYAÇLAR AÇISINDAN YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLDİ'
Adana'daki yatırımın sonlandırılması da bu yeni stratejik yaklaşımın bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yerel basına bilgi veren ABD Adana Başkonsolosluğu kaynakları da yaklaşık 250 milyon dolarlık projenin, "altyapı ve operasyonel ihtiyaçlar açısından yeniden gözden geçirildiğini, bugün için bu ölçekte bir tesise ihtiyaç duyulmadığı sonucuna varıldığını, Washington yönetiminin son dönemde uyguladığı maliyet tasarrufu politikalarının da kararda etkili olduğunu" belirtiyor.
Ancak gelişmeler yalnızca ekonomik gerekçelerle açıklanmıyor. Trump yönetiminin Suriye politikasında askerî ve diplomatik yükü azaltarak bölgesel ortaklara daha fazla alan açmayı hedeflediği kuvvetli yorumlardan bir tanesi. Bu çerçevede enerji koridorları, Suriye'nin yeniden entegrasyonu ve Türkiye'nin bölgesel rolü ön plana çıkarken, ABD açısından İncirlik Üssü gibi stratejik bir merkezin bulunduğu Adana'da yeni ve büyük bir diplomatik kompleks ihtiyacının Washington tarafından farklı değerlendirildiği öngörülüyor.
TÜRKİYE'NİN ADANA'DA KURACAĞI NATO KARARGAHI ETKEN Mİ?
ABD'nin Adana'daki kritik Başkonsolosluğunu genişletme ve yenileme projesini gereksiz kılan bir diğer gelişmenin de, NATO'nun Adana'da bir yeni Kolordu Komutanlığı kurma planı olduğu değerlendiriliyor. Nitekim, Londra merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nün son yayınladığı çalışmaya göre, Türkiye'nin NATO'da yeni misyonlar üstleneceği, bu misyonlardan birinin de "NATO Güney Kanadı Başkomutanlığı" olduğu kamuoyuna yansıdı. Bu görevle örtüşen bir gelişme ise bir süredir Milli Savunma Bakanlığı gibi birinci derecede resmi makamlar tarafından açıklanan ve Türkiye kamuoyunda ciddi tartışma yaratan Adana'da kurulması planlanan NATO Kolordu Komutanlığı oldu.
YENİ İŞBİRLİĞİ MODELLERİ
Bu açılardan Adana kararının ABD'nin Türkiye'den uzaklaşması, diplomatik misyonlarını küçültmesinden çok, Trump yönetiminin bölgede daha düşük maliyetli ve daha esnek bir diplomatik mimariye yönelmesinin sonucu olduğu yorumları öne çıkıyor. Washington'un Türkiye'yi enerji güvenliği, Suriye'nin geleceği ve bölgesel denklemlerde önemli bir ortak olarak görmeye devam ettiği, ancak bunu geçmişteki büyük ölçekli diplomatik yatırımlar yerine yeni işbirliği modelleri üzerinden yürütmeyi hedeflediği değerlendiriliyor.
Adana'daki konsolosluk projesinin sonlandırılması bu nedenle yalnızca bir inşaat kararından ibaret görülmüyor. Karar, Trump döneminde şekillenen yeni bölgesel stratejinin sahadaki somut yansımalarından biri olarak değerlendiriliyor.