Ana içeriğe geç

İsviçre "2050'ye kadar 10 milyon nüfus" için referanduma gidiyor

İsviçreliler, ülke nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyonla sınırlandırılmasını öngören tartışmalı öneri için sandık başına gidiyor. Sağcı İsviçre Halk Partisi'nin desteklediği girişim, göçü azaltmayı hedeflerken; muhalefet bu duruma karşı

İsviçre "2050'ye kadar 10 milyon nüfus" için referanduma gidiyor
Gazete Oksijen
16

İsviçre'de seçmenler pazar günü, ülke nüfusunun 10 milyon kişiyle sınırlandırılmasını öngören referandum için oy kullanacak. Sağcı İsviçre Halk Partisi'nin (SVP) desteklediği teklif, konut, kamu hizmetleri ve çevre üzerindeki baskıyı azaltmayı amaçladığını savunurken, muhalifler girişimi yeni bir göç karşıtı hamle olarak değerlendiriyor.

BBC'nin aktardığına göre ise İsviçre hükümeti, diğer siyasi partiler, iş dünyası temsilcileri ve sendikalar ise öneriyi "kaos girişimi" olarak nitelendiriyor. Muhaliflere göre teklif, hastaneler ve turizm sektörü gibi alanlarda ihtiyaç duyulan iş gücünün azalmasına yol açabilir ve Avrupa Birliği (AB) ile kurulan hassas ilişkileri riske atabilir.

Nüfus 20 yılda 7,3 milyondan 9,1 milyona çıktı

İsviçre'nin nüfusu 2002 yılında 7,3 milyon seviyesindeyken bugün 9,1 milyona ulaştı. Ülkede yaşayanların yüzde 27'sini yurtdışında doğmuş kişiler oluşturuyor.

Doğrudan demokrasi sisteminin uygulandığı İsviçre'de önemli kararlar referandumlarla alınıyor. Bir konunun ülke çapında oylamaya sunulabilmesi için 100 bin imza toplanması yeterli oluyor.

Referanduma ilişkin son anketler yarışın başa baş geçtiğini gösteriyor. Bazı anketlerde seçmenlerin yüzde 52'si teklife karşı çıkarken yüzde 45'i destek veriyor. Kararsız seçmenlerin oranı ise sonucu değiştirebilecek düzeyde bulunuyor.

Göç tartışması siyaseti ikiye böldü

Bern kantonu parlamentosunda görev yapan SVP'li siyasetçi Nils Fiechter, İsviçre'nin kontrolsüz göç nedeniyle değiştiğini savunuyor.

Fiechter, konut sıkıntısı, trafik yoğunluğu, okullardaki kapasite sorunları ve sosyal hizmetler üzerindeki baskının temel nedeninin göç olduğunu ileri sürüyor.

Bern Belediye Meclisi üyesi Sosyal Demokrat siyasetçi Helin Genis ise bu görüşe karşı çıkıyor. Türk kökenli bir ailenin çocuğu olan Genis, yükselen kiraların, sağlık sigortası maliyetlerinin veya altyapı sorunlarının sorumlusunun göçmenler olmadığını belirterek, bu sorunların siyasi tercihler ve kamu yatırımlarıyla ilgili olduğunu savunuyor.

Genis'e göre sorunlara göç merceğinden bakmak çözüm üretmek yerine toplumsal kutuplaşmayı derinleştiriyor.

10 milyon sınırı nasıl uygulanacak?

Teklif kabul edilirse İsviçre nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyonu aşmaması gerekecek. Nüfus 9,5 milyona ulaştığında hükümetin önlem almaya başlaması öngörülüyor.

Bu önlemler arasında sığınmacı kabulünün sınırlandırılması ve yabancı çalışanların aile birleşimi haklarının kısıtlanması gibi uygulamalar yer alabilir.

Nüfusun 10 milyona ulaşması durumunda ise İsviçre'nin AB ile serbest dolaşım anlaşması dahil bazı uluslararası anlaşmaları feshetmesi gerekebilecek.

İş dünyası ve sağlık sektörü endişeli

İsviçreli işverenler, göçün sınırlandırılmasının iş gücü açığını büyüteceğini savunuyor. Ülkedeki otel çalışanlarının yaklaşık yarısını göçmenler oluştururken, hastaneler ve bakım evleri de yabancı iş gücüne önemli ölçüde bağımlı durumda.

İsviçre iş dünyasının çatı kuruluşu Economiesuisse'in baş ekonomisti Rudolf Minsch, teklifin kabul edilmesi halinde AB ile ilişkilerde ciddi sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu.

AB, uzun süredir birlik üyesi olmayan ülkelerin ortak pazardan yararlanırken serbest dolaşım gibi yükümlülüklerden kaçınamayacağını savunuyor. İsviçre'nin en büyük ticaret ortağı da AB olmaya devam ediyor.

Muhalifler ayrıca nüfusun yaşlandığı İsviçre'de genç iş gücüne duyulan ihtiyacın arttığını vurguluyor. Ülkede nüfusun yaklaşık yüzde 20'si 65 yaşın üzerinde bulunuyor.

"İzolasyon" korkusu öne çıkıyor

Referandum kampanyasında İsviçre'nin uluslararası konumu da tartışma konusu oldu. Sosyal Demokrat milletvekili Jon Pult, nüfus sınırının ülkeyi Avrupa'dan uzaklaştırabileceğini ve küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde İsviçre'yi yalnızlaştırabileceğini savunuyor.

Son dönemde ABD'nin İsviçre ürünlerine uyguladığı yüksek gümrük tarifeleri ve Avrupa'daki güvenlik tartışmaları da kampanyanın gündeminde yer alıyor.

Referanduma karşı yürütülen kampanyalarda ABD Başkanı Donald Trump'ın yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in yer aldığı afişler kullanılıyor. Afişlerde seçmenlere "Tam da böyle bir dönemde Avrupa'dan kopmak mı?" sorusu yöneltiliyor.

Referandumu destekleyenler ise nüfus sınırının göçmen karşıtlığı değil, İsviçre'nin yaşam kalitesini koruma amacı taşıdığını savunuyor. Muhalifler ise teklifin ülkeye faydadan çok zarar getireceğini ve temel sorunları çözmeyeceğini belirtiyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler