ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın Federal Rezerv (Fed) Yönetim Kurulu üyesi Lisa Cook’u görevden alma girişimini engelledi. Karar, merkez bankasının bağımsızlığı açısından önemli bir güvence olarak değerlendirilirken, Trump yönetiminin bağımsız kurumlar üzerindeki etkisini artırma çabalarına yönelik tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
FED ÜYESİNİN GÖREVDEN ALINMASINA “HUKUKİ DENETİM” ŞARTI
Mahkeme, Trump’ın Lisa Cook’u herhangi bir hukuki süreç olmadan görevden alma girişimine karşı karar verdi. Fed Yönetim Kurulu’nun yedi üyesinden biri olan Cook, 2022 yılında dönemin Başkanı Joe Biden tarafından göreve atanmıştı.
Trump, geçen ağustos ayında Cook’u görevden aldığını açıklamış ve gerekçe olarak, 2021 yılında mortgage başvurusu sırasında ikamet adresiyle ilgili yanlış beyanda bulunduğu iddiasını göstermişti.
Cook ise suçlamaları reddederek, görevden alma girişiminin Fed’in bağımsızlığına yönelik bir müdahale olduğunu savunmuştu.
MAHKEMEDEN BAĞIMSIZ KURUMLAR KONUSUNDA FARKLI KARAR
Yüksek Mahkeme aynı gün verdiği başka bir kararda ise Trump’a Federal Ticaret Komisyonu (FTC) gibi bazı bağımsız federal kurumlarda görev yapan yetkilileri görevden alma konusunda daha geniş yetki tanıdı.
İki karar, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde yürütme üzerindeki kontrolünü artırma girişimleri konusunda farklı bir tablo ortaya koydu.
YATIRIMCILAR FED KARARINI YAKINDAN İZLEDİ
Fed davası, finans piyasaları tarafından yakından takip edildi. Yatırımcılar, merkez bankasının siyasi baskılardan bağımsız hareket etmesini tahvil piyasalarının istikrarı açısından kritik görüyor.
Uzmanlar, Fed yönetimine doğrudan siyasi müdahale ihtimalinin artmasının piyasalarda güven kaybına, ABD tahvillerinde ise faiz baskısına yol açabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.