Ana içeriğe geç

Avrupa sermayesi boyun eğiyor: Hürmüz'de kabullenme dönemi başladı

Önde gelen Avrupa ülkeleri, Hürmüz'de İran’ın şartlarını ve 'hizmet bedeli' talebini artık kaçınılmaz son olarak görüyor. Boğazı askeri güçle açtıramayan Washington'un politikası ise tehditten 'havuç' formüllerine evrilirken, Tahran net mesajını tekrar ediyor: 'Hürmüz, İran'ın komutası altında.'

Avrupa sermayesi boyun eğiyor: Hürmüz'de kabullenme dönemi başladı
Aydınlık
16

İran'ın Hürmüz Boğazı'nda oluşturmak istediği yeni statü konusunda en azından Avrupa açısından itiraz dönemi kapanırken kabullenme süreci başlıyor. Bloomberg'in özel haberine göre bazı önde gelen Avrupa ülkeleri artık hayati önem taşıyan Hürmüz'den geçen gemilerin İran ve Umman'a ücret ödemesi gerektiğini kabul ediyor.

Kapalı görüşmelere aşina kaynaklar, Bloomberg'e İran'ın talep ettiği “hizmet bedelinin” artık “kaçınılmaz” görüldüğünü söyledi. Fakat hangi Avrupa ülkelerinin ne düzeyde bir ücreti kabul edeceği henüz bilinmiyor.

KÖRFEZ'DE RESMÎ VE GAYRİRESMÎ DURUŞ

Bu kabulleniş yalnızca Avrupa'ya özgü değil. Kaynaklar, bazı Körfez yetkililerinin de aynı görüşü paylaştığını ancak bunun henüz hükümetlerin resmî politikası olmadığını belirtti.

Savaş sırasında üslerini ABD'ye kullandırdığı için sık sık hedef haline gelen Bahreyn bu hafta şu açıklamayı yaptı:

"Uluslararası gemilerin boğazdan serbest ve engelsiz geçişi, müzakere konusu değil, uluslararası hukuk konusudur."

Katar Başbakanı Abdurrahman Al Sani de salı günü Doha'da İran, ABD ve arabulucular arasında yapılan görüşmeler sırasında Hürmüz'de ücret talep etmenin uluslararası düzenlemelere aykırı olduğunu savunarak "seyrüsefer özgürlüğünün" engellenemeyeceğini söyledi.

MUTABAKAT ZAPTI KONUŞUYOR

En sert itirazlar ise Washington'dan geliyor. İslamabad Mutabakat Zaptı, İran'ın savaş sırasında kapattığı boğazı kendi belirlediği koşullar çerçevesinde açacağını net biçimde ifade ediyor. Buna rağmen geçen haftalarda Tahran'ın boğazdan geçerken koordinasyon kurmayı reddeden ve uyarıları dikkate almayan tankerlere ateş açması üzerine ABD iki kez İran'ı bombalamıştı. Devrim Muhafızları'nın yanıtı ise Kuveyt ve Bahreyn'i vurmak olmuştu.

Yaşanan çatışmaların ardından günde 70 gemiye kadar çıkan boğaz trafiği keskin biçimde düşerek 10'lu seviyelere geriledi. Savaştan önce Hürmüz'den günde yaklaşık 150 gemi geçiyordu.

ABD halen İran'ın "geçiş ücreti almasına kesinlikle izin vermeyeceğini" iddia ediyor. İran'ın talebi ise Washington'un çarpıtarak sunduğu gibi "geçiş ücreti" değil, İstanbul ve Malakka boğazlarındaki uygulamalara benzer şekilde "hizmet bedeli."

UMMAN'IN KRİTİK ADIMI

ABD'nin itirazları sürse de boğazın kıyıdaş ülkeleri İran ve Umman "hizmet bedeli" konusunda anlaşmaya yakın görünüyor. Nitekim New York Times'a göre Maskat bu hafta Washington'a ücretlendirmeye ilişkin bir teklif sundu. Gazete, ödemelerin zorunlu mu yoksa gönüllü mü olacağının belirsiz olduğunu yazdı. NYT'ye konuşan İranlı bir yetkili ise "Zorunlu olacak." diye vurguladı.

DENİZ HEGEMONYASININ SONUNA GİDEN YOL

Washington açısından boğazı kendi şartlarında açtıramamasının getirdiği prestij kaybı bir yana, İran'ın Hürmüz'e kazandıracağı yeni statünün dünyadaki diğer kritik su yollarına kıyısı bulunan ülkeler için de emsal oluşturması endişesi ağır basıyor.

Bu nedenle İran'ın hem sahada hem masada sürdürdüğü direniş ve giderek daha fazla ülkeyi kendi tezine yaklaştırması, açık denizlerde serbest dolaşıma dayanan Amerikan düzenini yeni arayışlara itiyor. Çare ise kaba kuvvetten “havuca” evriliyor.

'EY İRAN BÜYÜK DÜŞÜN'

Hafta boyunca Doha'da yapılan dolaylı teknik görüşmelerde Amerikalı müzakereciler İran heyetine "Daha büyük düşünün." mesajı verdi. Axios'a göre ABD, Tahran'a nükleer program konusunda taviz vermesi halinde yaptırımların kaldırılmasıyla elde edeceği gelirlerin, boğazdan alınacak "geçiş ücretlerinden" çok daha fazla olacağını savundu. ABD'li bir yetkili bunun "geçiş ücreti almaya yönelik mafyavari yöntemlerle" sağlanacak kazançtan "100 kat daha değerli" olacağını iddia etti.

Boğazı askeri güçle açtıramayan Washington'un "havuç" tekliflerine de Tahran kulak asmıyor. Doha'daki görüşmeler hakkında bilgi sahibi İranlı kaynaklar Reuters'a, Tahran'ın boğaz üzerindeki kontrolünün uluslararası alanda tanınmasını sağlamaya kararlı olduğunu belirterek, "Gerekirse bunu güç kullanarak yapabiliriz." dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler