Ana içeriğe geç

Türkmenistan’ın uluslaşma-devletleşme evrimi-2 Türk uygarlığının yaşayan hafızası

UNESCO mirası kentleri, dünyaca ünlü halıları, Ahal Teke atları ve köklü tarihî birikimiyle Türkmenistan, geçmişi geleceğe taşıyan özgün kimliğiyle dikkat çekiyor.

Türkmenistan’ın uluslaşma-devletleşme evrimi-2 Türk uygarlığının yaşayan hafızası
Aydınlık
16

Türkmenistan’ın ulusal değerler yüceltisi içinde Türk uygarlık değerleri bütünlüklü bir düşünceye dayanır. Atatürk’ün Türkmenistan için de büyük bir değer taşıdığına tanık olduk. Atatürk’ün adı Aşkabat’ın en uzun caddesine verilmiş. Atatürk Parkı, Atatürk anıtı ve meydan özel bir yer edinmiş Aşkabat’ta.

Gezimizin üçüncü günü 19 Mayıs’a denk gelmişti. Grup yöneticimiz Yener Güneş’in öncülüğünde Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktık ve düzenlenen törenle Büyük Atatürk’ü Aşkabat’ta andık.

Geçmişinde büyük ve köklü uygarlıklar bulunan Türkmenistan, dünyaya açılma ve adından söz ettirmede pek çok olasılığı başarıyla değerlendirmeye çalışan dinamik bir devlet. Bir bütün olarak Aşkabat UNESCO ve Guinness rekorlarıyla adından sıkça söz ettirdiğini anlıyoruz. BM tarafından tanınan tarafsızlık statüsü, çok sayıda kültürel mirasın UNESCO tarafından tescil edilmesi ve Guinness rekorlarına giren yapılar, Türkmenistan’ın uluslararası alandaki görünürlüğünün önemli göstergeleri olarak değerlendirilebilir.

Türkmenistan’ın uluslaşma-devletleşme evrimi-2 Türk uygarlığının yaşayan hafızası - Resim : 1

TÜRKMENİSTAN TARİHİNDE BİR DORUK: HALI DOKUMACILIĞI

Bu çerçevede halı dokumacılığı ve Orta Asya’nın en soylu atlarından biri olan Ahal Teke at yetiştiriciliği, Türkmenistan’a tarihsel değerler yüklüyor.

Halı dokumacılığı, sıradan bir iş olmanın çok ötesinde. Türkmenistan’da halı dokumacılığı, tarih, sanat, kültür ve estetik güzelliklerin toplandığı, insan yeteneğinin somutlaşan ifadesi olarak anlam kazanıyor. Aşkabat’ta bulunan devasa halı müzesinde gördüklerimiz ve anlatılanlar, halı dokumacılığının Türk uygarlık sürecinin bütün evrelerinde insan yeteneğinin eriştiği düzeyler simgeleniyor.

Dünyaca ünlü Türkmen halılarını diğer halılardan ayıran çok belirgin teknik ve estetik özelliklerin olduğu iddia edilir. Halıların üzerindeki geometrik motiflere “Göl” adı verilir. Her boyun kendine has, yüzyıllardır değişmeyen bir göl tasarımı olmuş. Halı müzesini gezerken bize anlatılanlar, bu ayrıntıya dikkat çekiyordu. Halı motifleri geçmişte kabilelere pasaport ve kimlik kazandırmış.

Türkmen halılarında baskın renkler koyu kırmızı, bordo ve kahverengi tonlarıdır. Bu renkler mukavemeti, sıcaklığı ve yaşamı simgeler. Motif detaylarında ise siyah, beyaz ve sarı renkler kullanılır.

Geleneksel halılar tamamen saf koyun yününden yapılır ve kök boyalarla renklendirilir. Metrekare başına düşen düğüm (ilmek) sayısının aşırı yoğun olması nedeniyle Türkmen halıları hem çok ince hem de dayanıklı olduğu söylenir. Aşkabat’ın merkezinde yer alan Türkmen Halı Müzesi, halı kültürünü koruyan dünyadaki en benzersiz kurumlardan biri. Müzede binlerce yıllık geçmişe sahip antika halılar, çuvallar, heybeler ve çadır içi halılar sergileniyor. “Dünyanın en büyük el dokuması halısı” olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na giren devasa halı sergilenir.

Halıcılık, Türkmen kültüründe kadının toplumdaki gücünü ve bilgeliğini temsil eder. Halı dokuma sanatı, Türkmen ailelerinde annelerden kızlarına aktarılan en önemli mirastır. Bir genç kızın çeyizinin en değerli parçası, kendi elleriyle veya annesiyle birlikte dokuduğu halılardır. Türkmen zekâsı, yeteneği ve estetik zevklerinin maddi ifadesi. Tarih, felsefe, sanat, kültür ve yaratıcılık halı dokumacılığı üzerinde düğümleniyor. Türkmenistan’da halı dokumacılığı, Türk sanat tarihi, estetik anlayışı ve insan yeteneğinin renklerle ifadesi olarak anlam kazanmıştır.

Türkmenistan’ın uluslaşma-devletleşme evrimi-2 Türk uygarlığının yaşayan hafızası - Resim : 2

TÜRKMENBAŞI RUHİ CAMİSİ

Türkmenbaşı’nın doğum yeri Kıpçak’ta bulunan “Türkmenbaşı Ruhi Camisi”, Orta Asya’nın en büyük camilerinden biridir. 55 metre yüksekliğindeki caminin tek kubbesi ve dört minaresi bulunmaktadır. Etrafı tamamen havuz ve fıskiyelerle çevrili olan caminin gece ışıkları müthiş bir görünüm kazandırıyor. Caminin bitişiğinde Türkmenbaşı’nın türbesi, 1948 Aşkabat depreminde kaybettiği anne, baba ve iki kardeşinin sembolik lahitleri bulunur.

Türkmenistan’ın uluslaşma-devletleşme evrimi-2 Türk uygarlığının yaşayan hafızası - Resim : 3

AHAL TEKE ATLARI VE ATÇILIK

“Cennet Atları” denilen Ahal Teke atlarının en belirgin özelliği, tüylerinin güneş ışığı altında altın, gümüş veya bronz gibi parlamasıdır. Bu yüzden dünya genelinde “Cennet Atları” veya “Altın Atlar” olarak adlandırılır. İnce ve uzun boynu, dik duruşuyla asil bir yürüyüş tarzına sahiptir. Ahal Teke atları sahiplerine olan aşırı bağlılıkları ve yüksek zekâlarıyla bilinir.

“Ahal Teke At Yetiştiriciliği Sanatı ve At Süsleme Geleneği” adıyla UNESCO Somut Olmayan Miras Listesi’ne alınmıştır. Her yıl “Millî At Bayramı” büyük coşkuyla kutlanır.

Türkmenistan’ın uluslaşma-devletleşme evrimi-2 Türk uygarlığının yaşayan hafızası - Resim : 4

ULUSAL ŞAİR MAHTUMKULU FİRAKİ

Mahtumkulu Firaki; 1724–1807 yılları arasında yaşamış, dönemin en önemli bilim merkezleri olan Hive ve Buhara’daki medreselerde dini, felsefi ve edebi eğitimler almış, Türkmen ulusal şairi.

Şairin şiirlerinde kullandığı “Firaki” mahlası, Türkçede “ayrılık”, “hüzün” ve “acı çeken” anlamına gelir. Hayatı boyunca yaşadığı büyük trajediler nedeniyle “Firaki” mahlasını kullanmayı yeğlemiş.

Mahtumkulu Firaki şiirlerini halkın konuştuğu saf Türkmen Türkçesiyle yazarak edebiyatı saraylardan çadırlara indirmiş. Klasik aruz vezninin yanı sıra Türk halk edebiyatının temel direği olan hece veznini de kullanmış. Şiirleri halk tarafından ezberlenmiş.

Mahtumkulu, aşk ve din şairi olmanın ötesinde, halkı birleştirmeye çalışan bir kişiliğe sahip. Türkmen boylarının kendi aralarında süregelen çatışmasına karşı çıkmış. Türkmen boylarının bir araya gelmesi ve tek bir devlet çatısı altında birleşmesi gerektiğini savunmuştur. Onun “Hor kalmasın Türkmen binası” dizesi modern bağımsız Türkmenistan devletinin kurulmasındaki en büyük manevi boyut olduğu söylenir.

Mahtumkulu Firaki’ye ait bronzdan yapılan 60 metre yüksekliğindeki dev anıt, Orta Asya’nın en büyük heykellerinden biri olarak Aşkabat’ta yüksek bir kaide üzerine yerleştirilmiş. Ünlü şairin devasa heykeli Aşkabat’ın pek çok noktasından görülür.

Türkmenistan’ın uluslaşma-devletleşme evrimi-2 Türk uygarlığının yaşayan hafızası - Resim : 5

TÜRKMENİSTAN’DA EKONOMİ VE KADIN

Türkmenistan topraklarının beşte dördünü Karakum Çölü kaplamaktadır. Ülkenin büyük bir kısmı fakir çöl kaplasa da çölün altında çok zengin doğal gaz yatakları bulunuyor. Türkmenistan, dünyanın dördüncü büyük gaz ve petrol yataklarına sahip. Enerji üzerine kurulu bir devlet.

Yönetim de “Tanrının verdiğini kul esirgemez” kuralı gereği halkın kullandığı doğal gaz, elektrik ve suyu parasız olarak vermiş. Son yıllarda çok düşük ücret alınmaya başlanmış. Şehrin geniş ve temiz caddelerinde sessizce akan beyaz Japon arabalarının yaygınlığı, petrol ve gazın ucuzluğuyla açıklanabilir.

Doğal gaz ve petrol dışında pamuk ve tahıl üretimi bakımından ileri bir ülke. Çöl ortalarında bulunan vahalarda hayvancılık yapılıyor. Et ve süt ürünlerinin ucuz ve bol olduğu duyumlarımız arasında. Geleneksel tarım üretimi modern ve teknik yöntemlerle yapılıyor. Dünyanın önde gelen pamuk üreticisi bir ülke. Tarım üretimini geliştirme ve çeşitlendirme, Türkmenistan devletinin önem verdiği sektörlerden.

Türkmenistan son yıllarda özellikle Japonya ve Çin ile güçlü ticari ilişkiler geliştirmeye çalışıyor. Gaz ve petrol endüstrisi alanında Çin ile büyük anlaşmalar yaptığı söyleniyor. Türkmenistan’ın en önemli ihraç ürünü olan doğal gazın en büyük alıcısı Çin’dir. Çin’in daha çok Türkmen gazına yatırım yaptığı ve teknoloji transfer ettiğini öğrendik. Ekonomik yönden gelişme potansiyeli yüksek bir ülke. Tarafsız devlet statüsü nedeniyle, başta Türkiye ve Rusya olmak üzere Afganistan ve Hindistan ile iyi ilişkiler içinde olduğunu öğreniyoruz.

Ekonomik gelişmeye tarihi, kültürel ve ruhsal değerler eşlik ediyor. Ulusal sanat, kültür ve bilimin gelişmesinin moral itici gücü olarak görülüyor. Bağımsız ve tarafsız Türkmenistan geleceğe daha iyimser bakabilmenin yollarını kendi değerleri doğrultusunda aramaya önem veriyor.

Bu açıdan bakıldığında, model bir ülke olma yolunda olduğu söylenebilir. Planlı devletçi kalkınma yolu izliyor. Türkmenistan’ın ekonomik gelişmede izlediği yol nedeniyle suç oranının sıfıra yakın olduğu söyleniyor. Batı’da görülen “çürümüşlük fantazileri” Türkmenistan ve tüm Asya ülkelerinin ilgi alanı dışında. Kalkınmayı modernleşme ile birlikte sürdürmeye çalışan bir ülkenin dış dünya ile ilişkilerinde dikkatli olmasının akılcı yanı daha iyi anlaşılıyor.

Türkmenistan anayasa ile yönetilen bir devlet. Anayasal sistem içinde yasaların bireysel ilişkilere yansımaları üzerine yorum yapmak elbette doğru olmaz. Ancak Türkiye ve Batı’da görülen “bireysel şiddete” yol açan eğilimler, “şehir zorbalığı” Türkmenistan’a yabancı. Emperyalist dünyanın adeta içselleştiği, yabancılaşma eğiliminin görülmediği söylenebilir.

Çarşı ve pazarlarda görülen insan rahatlığı dikkat çekiciydi. Her türlü gıda ve geleneksel giyim ürünleri sergileniyor. Doyumsuzluk ve tüketim çılgınlığı görülmeyen davranışlar arasında

Sokak, çarşı ve pazarda gülümseyen insanların çokluğu dikkatimizi çekiyordu. Batı’da görülen şişman, iri yapılı, obur tipli insanların tersine, vücut yapısı düzgün ve genç insanlar daha yoğundu.

Her ortamda kadınların davranışlarına dikkat ederim. Geleneksel ve ulusal renkli kıyafetler içindeki Türkmen kadınları başlarına aksesuar olarak taktıkları renkli eşarplarıyla güler yüzlü ve iyimserlik seziliyor. Türkmen kadın ve kızların orta sınıf davranışlar sergilemesi kayda değer gözlemler arasında.

Türkmenistan’ın uluslaşma-devletleşme evrimi-2 Türk uygarlığının yaşayan hafızası - Resim : 6

‘CEHENNEM ÇUKURUNA’ YOLCULUK

Bir haftalık gezide Ahal vilayetine bağlı başkent Aşkabat dışında, Daşoğuz ve Mari vilayetlerine bağlı şehirler ve yerleşim yerlerini görme ve halkın davranışlarını izleme olanakları edindik. Gezinin ikinci günüydü. Aşkabat’tan, Türkmenistan’ın en kuzeyine, Daşoğuz vilayetine bağlı Darvaza’da bulunan “cehennem çukuruna” yaklaşık beş buçuk saatte ulaşabildik. Aşkabat’tan Daşoğuz vilayetine uzayan yolculukta, ıssız Karakum Çölünde canlı türü olarak sadece develer görülüyordu.

Adına “cehennem çukuru” denilen gaz krateri gerçekten cehennem gibi ilginç ve korkunçtu. 1970’li yıllarda Rus bilim insanlarının yaptıkları bir çalışmada toprak çökmüş. Gaz fışkırmaya başlamış. Birkaç ay içinde kraterin söneceği gerekçesiyle “cehennem çukuru” yakılmış. O günden bu yana elli beş yıl geçmiş; “cehennem çukurunun” ateşi sönmemiş. Karakum Çölü’nün ortasında bulunan “cehennem çukuru” görülmeye değer bir mekân.

Yoğun ısısının yükseldiği “cehennem çukuru” imgelenen cehennem denli korkunç. Bütün korkunçluğuna inat, kraterin etrafında toplananlar, geç vakitlere değin şarkı söyleyen ve oynayan insanların varlığı bir güvenceydi. Karakum çölünün dingin havası altında, geleneksel otağ çadırlarda yatmanın zevki bir başkaydı

Türkmenistan’ın uluslaşma-devletleşme evrimi-2 Türk uygarlığının yaşayan hafızası - Resim : 7

MARY EYALETİ VE BAYRAMALİ ŞEHRİ

Türkmenistan’ın Mary eyaletine bağlı Bayramali (Baýramaly) şehri, İslam ve Türk tarihinin en önemli medeniyet merkezlerinden biri. MeryVilayeti’ne bağlı Bayramali UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan antik kent kalıntıları, türbe ve kalelerin bulunduğu bir yer.

UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Sultan Sencer Türbesi Mery antik kentinin tam merkezinde, Bayramali antik kenti içinde bulunur. Büyük Selçuklu Devleti’nin son büyük hükümdarı Sultan Sencer’in türbesi 12. yüzyılda mimar Muhammed bin Atsız tarafından inşa edilmiş. Devasa çift kubbe mimarisiyle türbe, Moğol istilasında hasar görmüş olsa da ihtişamını korumuş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de katkılarıyla restore edilmiş.

Bayramali’de İslamiyet’in erken döneminde bölgeye gelen iki sahabe adına yapılmış iki türbe bulunur. Türbeler 15. yüzyıl Timur döneminde mavi çinilerle süslenmiş. Merv, yüzyıllar boyunca yıkılıp yeniden kurulan bir şehir olduğu için Bayramali ve çevresi, farklı dönemlere ait devasa surlarla çevrilmiş. Surlar ve yapılar Orta Asya toprak kerpiç mimarisinin dünyadaki en eşsiz örnekleridir. Bu mimari örneğinin bir benzerini Özbekistan gezisinde, tarihi Hive şehrinde görmüştük.

Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Merv, medeniyetlerin kesişim noktası ve kadim Türk tarihinin önemli bir kavşak noktasıdır. Orta Asya’nın en eski vaha şehirlerinden biri olan Merv (Mari), Türk toplulukları için olduğu kadar İslâm dünyası için de önemlidir. Bu tarihî şehirde tarihi Kızlar Kalesi güzelliğiyle yıllara meydan okuyor.

Türkmenistan, gezilip görülmesi gereken bir ülke. Tarihsel bağların anlaşılması açısından ayrıca önemli.

Vurgulamak istediğim önemli bir nokta: Gezi boyunca bize rehberlik eden Hazar Turizm’in saygıdeğer yönetimi başta olmak üzere, bizden biri olan tüm ekibine sonsuz teşekkürler. Beklediğimiz, umduğumuz hizmetin çok ötesinde hizmetler sunuldu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler