Ana içeriğe geç

Tatilciler için kırmızı alarm: Ölümcül tehlike! Kıyılarda sayıları arttı, dokunmak bile hastanelik etti

Yaz tatilinin gözde rotalarında sessiz bir tehlike alarmı verildi. Uzmanların yıllardır uyardığı istilacı tür, bu kez yaşanan bir olayla yeniden gündeme geldi. Türkiye kıyılarında da görülen canlıyla ilgili yapılan açıklamalar endişe yaratırken, riskin boyutu sanılandan çok daha büyük olabilir. İşte detaylar…

Tatilciler için kırmızı alarm: Ölümcül tehlike! Kıyılarda sayıları arttı, dokunmak bile hastanelik etti
Hürriyet
16

Ege ve Akdeniz’de yaz sezonunun başlamasıyla birlikte turizm hareketliliği artarken, denizlerde ekolojik bir tehdit gündeme geldi.
Hint Okyanusu kökenli gümüş yanaklı balon balığı (Lagocephalus sceleratus), Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz’e yayılarak başta Yunanistan olmak üzere birçok kıyı ülkesinde hem balıkçılar hem de tatilciler için ciddi risk oluşturmaya başladı.
YUNANİSTAN SAHİLLERİNDE ENDİŞE ARTIYOR

Özellikle yaz aylarında ülkemizden de vatandaşların yaz tatillerini geçirdiği Yunanistan sahillerinde balon balığı vakalarında ciddi bir artış dikkat çekiyor. Turizm merkezleri arasında yer alan Girit, Rodos ve başkent Atina çevresindeki kıyılarda türün hızla çoğaldığı bildirildi.
Telegraph’ta yer alan habere göre son olarak Atina yakınlarındaki Varkiza sahilinde yüzen yaşlı bir Yunan vatandaşı gümüş yanaklı balon balığı tarafından ısırılması ve yarasının dikişle tedavi edilmesi, bölgede tedirginliği artırdı.
Türkiye kıyılarında da balon balığına rastlanmakla birlikte, söz konusu gümüş yanaklı balon balığı (Lagocephalus sceleratus) ayrı bir tür olarak dikkat çekiyor ve bu durum yalnızca Yunanistan’a özgü bir sorun da değil.

Çukurova Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, “Lagocephalus sceleratus, Türkiye’de benekli ya da gümüş yanaklı balon balığı olarak biliniyor. Akdeniz’e Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı yoluyla girmiş Lessepsiyen bir tür. Hızlı yayılmasında Süveyş Kanalı’nın sürekli geçiş koridoru oluşturması, Doğu Akdeniz’in giderek daha sıcak ve tropik karakter kazanması ve Akdeniz’de yeterli doğal avcı baskısının bulunmaması etkili oldu” dedi.
“Bugün özellikle Doğu Akdeniz ve Güney Ege’de bu türün kalıcı hale geldiğini söyleyebiliriz” diyen Doç. Dr. Köşker, “Tamamen yok edilmesi gerçekçi görünmüyor. Bu nedenle mesele artık yok etmekten çok; balıkçılık, halk sağlığı ve ekolojik izlemeyi birlikte ele alan etkili bir yönetim stratejisi geliştirmek” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE SULARINDA TEK BİR BALON BALIĞI TÜRÜ BULUNMUYOR’

Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, Türkiye sularında tek bir balon balığı türünün bulunmadığını vurgulayarak, farklı türlerin Akdeniz ekosisteminde kayıt altına alındığını belirtti. Köşker, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“En yaygın, en zararlı ve halk sağlığı açısından en riskli türlerden birisi Lagocephalus sceleratus’tur yani gümüş yanaklı balon balığı. Bunun yanında Torquigener flavimaculosus yani cüce balon balığı, Lagocephalus suezensis yani Süveyş balon balığı ve başka balon balığı türleri de kaydedildi.”

Balon balıklarının toksik yapısına da dikkat çeken Köşker, yürütülen bilimsel çalışmaların ciddi riskleri ortaya koyduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Bizim çalışmalarımızda özellikle L. sceleratus, L. suezensis ve T. flavimaculosus türlerinde tetrodotoksin varlığı ortaya kondu. Mersin ve Antalya Körfezlerinde yaptığımız aylık izleme çalışmasında L. sceleratus’un karaciğer, deri ve kas dokularında yıl boyunca tetrodotoksin bulunduğunu belirledik.”

-- Tetrodotoksin yani TTX, renksiz, kokusuz, ısıya dayanıklı ve bilinen bir panzehiri olmayan çok güçlü bir nörotoksin. Pişirme, kızartma, haşlama veya dondurma işlemleri toksini yok etmez. TTX sinir ve kas hücrelerindeki voltaj kapılı sodyum kanallarını bloke eder. Bunun sonucunda sinir iletimi bozulur; ağız çevresinde uyuşma, karıncalanma, bulantı, kusma, kas güçsüzlüğü, felç, solunum yetmezliği ve bunlara bağlı olarak ölüm görülebilir.
-- En önemli risk tüketim yolu. Yaptığımız araştırmalara göre balığın eti, karaciğeri, yumurtalığı, bağırsakları ve derisinde TTX bulunabildiğini belirledik.
Bu nedenle balığı temizleyerek zehirsiz ve güvenli hale getirmek asla mümkün değil. Derisinde de zehir bulunduğu için açık yara ile temas teorik olarak çok riskli.”
TÜRKİYE’DE EN YOĞUN HANGİ KIYILARDA GÖRÜLÜYOR?

Balon balıklarının Türkiye’de en yoğun olarak Akdeniz kıyılarında, özellikle Doğu Akdeniz’de görüldüğünü belirten uzman isim, türün dağılımına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Balon balıkları Mersin ve Antalya Körfezleri çevresinde görülüyor. Antalya, Muğla, Mersin, Adana ve Hatay kıyıları yayılım açısından öne çıkan şehirler. Bu bölgeler, sıcaklık ve habitat koşulları açısından tür için uygun. Bu nedenle özellikle söz konusu kıyılarda balon balıkları yaygın olarak bulunuyor ve çok dikkatli olmak gerekiyor.”

Ülkemizde balon balığı tüketimine bağlı zehirlenme vakalarının kayda geçtiğini ve bazı vakaların ölümle sonuçlandığını söyleyen Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, “Maalesef Türkiye, Doğu Akdeniz’de Suriye ve Lübnan ile birlikte en fazla balon balığı zehirlenmesi yaşanan üç ülkeden birisi. Vakalar yalnızca kıyı illeriyle sınırlı değil; balığın taşınması veya yanlış tanınması nedeniyle iç bölgelerde de zehirlenme riski oluştu. Antalya, Hatay ve Van illerimizde zehirlenmeler yaşandı” dedi.
‘ÖNEMLİ BİR MEVZUAT EKSİKLİĞİ VAR’
Türkiye’de balon balığıyla mücadele kapsamında kuyruk/balık başına ödeme uygulaması başlatıldı ve 2026 yılında da devam ediyor. Bu uygulama balıkçıyı desteklemek ve tür üzerinde av baskısı oluşturmak açısından önemli.
Ancak Doç. Dr. Ali Rıza Köşker’e bu uygulamanın tek başına istilayı ortadan kaldırması mümkün değil. Çünkü sadece bizim kıyılarımızda değil tüm Akdeniz’de yayılmış durumdalar.
“Burada önemli bir mevzuat eksikliği de var” diyen Doç. Dr. Köşker, “Ticari balıkçılık ve destekleme uygulamalarında balon balığına ilişkin bazı düzenlemeler bulunmasına rağmen, Amatör Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ’de balon balığına ilişkin açık bir ibare yer almaması büyük bir eksiklik. Oysa balon balığıyla en sık karşılaşabilecek gruplardan biri amatör balıkçılar. Bu nedenle amatör balıkçılık mevzuatında balon balıklarının açıkça belirtilmesi; tüketilmemesi, taşınmaması ve güvenli şekilde bertaraf edilmesi konusunda net uyarılar yer almalı” uyarısında bulundu.

BU TÜRLERE DE DİKKAT!
Balon balıkları dışında en dikkat çeken türlerden biri aslan balığı (Pterois miles). Zehirli dikenleri, yüksek avcılık başarısı ve yerli küçük balıklar üzerindeki baskısı nedeniyle ekosistem açısından önemli bir tehdit. Bunun dışında uzun dikenli deniz kestanesi (Diadema setosum), çizgili kedi balığı (Plotosus lineatus), sokar balıkları (Siganus rivulatus ve Siganus luridus), bazı denizanası türleri, yabancı yengeçler ve çeşitli omurgasız türler de Akdeniz ekosistemini dönüştüren türler arasında yer alıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler