Ana içeriğe geç

İran’ın 12 milyar dolarlık fonu serbest

Tahran, ABD ile yapılan teknik görüşmeden sonra 12 milyar dolarlık fonun serbest kalacağını duyurdu. Kalibaf ve Erakçi, Hürmüz’ün yönetimi için Umman’daydı. İran, ABD’nin nükleer denetim iddialarını yalanladı. Mutabakat ilerliyor ama Netanyahu’yu panikleten Lübnan mekanizması kilit olmayı sürdürüyor

İran’ın 12 milyar dolarlık fonu serbest
Aydınlık
16

İsviçre’deki ABD-İran görüşmeleri, Tahran’ın hanesine bir kazanım daha yazdırdı. Zirvenin yapıldığı Bürgenstock’ta kalan teknik heyetlerin yaptığı müzakerelerin ardından Tahran, 12 milyar dolar değerinde dondurulmuş varlığının serbest bırakılmasını garanti altına aldı. Gelişmeyi salı sabahı erken saatlerde İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kâzım Garibabadi duyurdu.

Fonlar, iki ayrı 6 milyar dolarlık dilim halinde erişime açılacak. Pazar günkü görüşmelerde İran ile Katar arasında dondurulmuş varlıkların blokajının kaldırılmasına ilişkin mutabakat zaptı imzalanmıştı. İran’ın Katar’da serbest bırakılmayı bekleyen 6 milyar dolarlık varlığı bulunuyor.

UMMAN’A HÜRMÜZ ZİYARETİ

Meseleyi doğrulayan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise mutabakatın bir diğer maddesini güvence altına almak için Umman’daydı. Umman Sultanı ile de bir araya gelen ikilinin cebinde Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin düzenlemeler vardı. Kalibaf meseleye ilişkin olarak çok net konuştu:

“Hürmüz asla savaş öncesi durumuna dönmeyecek. Elbette uluslararası düzenlemeler dikkate alınacak ancak orayı İran yönetecek.”

Umman Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre taraflar ikili işbirliğini ve iyi komşuluk ilişkilerini gözden geçirdi ve karşılıklı çıkarlar doğrultusunda bağları geliştirmenin yollarını araştırdı.

TRUMP MASKAT’I TEHDİT ETMİŞTİ

New York Times mayıs ayı sonlarında yayımladığı haberde, Umman’ın başta boğazın kontrol altında tutulması ve geçişlerden ücret alınması konusuna sıcak bakmadığını ancak daha sonra İran’ın Hürmüz modelinden fayda sağlayabileceğine kanaat getirdiğini yazmıştı.

Haziran ayında ise ABD Başkanı Donald Trump Maskat’ı bu nedenle ilk kez tehdit etmişti:

“Umman da diğer herkes gibi davranacak, yoksa onları havaya uçurmak zorunda kalacağız. Eminim bunu anlıyorlardır.”

İsviçre’deki ilk görüşmeden sonra Hürmüz’ün yönetimi ve boğazın kademeli olarak açılması için İran ile bir irtibat hattı kurulacağı belirtilmişti. İran haber ajansı Tasnim’e göre bu madde, İran’ın Hürmüz üzerindeki egemenliğinin tescili anlamına geliyor.

VANCE’İN ‘MÜJDESİ’ PALAVRA ÇIKTI

Bu gelişmeler yaşanırken ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in pazartesi günü dile getirdiği “İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin nükleer tesisleri denetlemesini kabul ettiği” iddiası da Tahran tarafından yalanlandı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, “hiçbir nükleer taahhütte bulunmadıklarını” ve “UAEA ile ilişkilerde bir değişiklik olmadığını” açıkladı. İran, Haziran 2025’teki 12 Gün Savaşı’ndan sonra nükleer tesislerini UAEA müfettişlerine kapatmıştı.

İSRAİL MEDYASI: NETANYAHU PANİKTE

Masadaki mutabakatlar somutlaşmaya başlarken kilitli gibi görünen konu ise Lübnan olmaya devam ediyor. İsviçre’de taraflar Lübnan ateşkesini izlemek için İsrail’i içermeyen bir denetim mekanizması üzerine anlaşmıştı. Bu gelişme Tel Aviv’de endişe yaratıyor.

Kanal 12’ye göre Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail’in hareket özgürlüğünü kısıtlayan ve dışlayan Lübnan çatışmasızlık mekanizması karşısında “paniğe kapılmış” durumda. Netanyahu’nun bu nedenle İsrail’in çıkarlarını korumak için Washington’daki diplomatik girişimleri yoğunlaştırdığı bildirildi.

İSRAİL DİRETİYOR HİZBULLAH DİRENİYOR

İran mutabakatın ilerletilmesini nükleer mesele dahil Lübnan’a sıkı sıkıya bağlamış durumda. Son 24 saatte Lübnan’a herhangi bir saldırı düzenlemeyen Tel Aviv ise artan baskıya ve yazılı anlaşmaya rağmen ülkenin güneyinden çekilmemekte direniyor.

Netanyahu pazartesi gecesi geç saatlerde meseleyi görüşmek için Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile bir araya geldi. Ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İsrail Ordusu tehditleri engellemek, terör altyapısını yok etmek ve güvenlik bölgesini korumaya devam etmek için kararlı bir şekilde hareket etmeye devam edecektir.”

Hizbullah lideri Naim Kasım pazar günü yaptığı açıklamada ne göstermelik ateşkesleri ne de sözde “güvenlik bölgesi”ni kabul edeceklerini vurgulamıştı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler