TBMM Adalet Komisyonunda, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
IBAN MAĞDURLARINA MÜJDE
IBAN mağdurlarının merakla beklediği yasa düzenlemesi 12. Yargı Paketi'ne eklendi. Türk Ceza Kanunu'nun 157 ve 158. maddelerinde değişikliğe gidildi. Düzenlemeyle; haksız menfaat için hesap bilgilerini başkalarına kullandırarak dolandırıcılıkla nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirak edenlere verilecek cezalar yarı oranda indirilecek.
Düzenleme, yürürlüğe gireceği tarihten önceki dosyaları da kapsayacak. İstinaf ve Yargıtay aşamasındaki dosyalar, bozma kararı ya da iade yöntemiyle ilk derece mahkemesine gönderilecek. Haklarında hüküm verilmiş olup dosyası infaz aşamasında olan kişilere verilen cezalar ise 6 ay içinde mağdurun zararını karşılamaları durumunda etkin pişmanlık hükümleri kapsamında yarı oranında indirilecek. Bu süreçte mağdurun zararı giderilinceye kadar infaz ertelenmeyecek veya durdurulmayacak.
CEZALAR YARI ORANINDA İNDİRİLECEK
Komisyonda AK Parti ve MHP'nin kabul edilen önergesiyle teklife, kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen haksız menfaat için banka hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlarla ilgili yeni madde ihdas edildi. Buna göre, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) nitelikli dolandırıcılığa yönelik 158. maddesine fıkra eklenecek.
Dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait bankaya veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiili ile sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek.
YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHTEN ÖNCEKİ DOSYALARI DA KAPSAYACAK
Komisyonda kabul edilen önergeyle düzenlenen geçiş hükümlerine göre, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan eklenen fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilecek ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine iletilecek.
Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK'nin etkin pişmanlığa ilişkin 168. maddesi uygulanmamış hükümlülerden eklenen fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren 6 ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde TCK'nin 168. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir" hükmünden faydalanabilecek. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu hükümler, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacak.
AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilemeyeceğine yönelik düzenleme tekliften çıkarıldı.
Teklife ihdas edilen maddeyle ilgili açıklamalarda bulunan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, sosyal medya ve dijital platformlarda "hesabını kirala, IBAN'ını paylaş, komisyon kazan" gibi vaatlerle vatandaşların banka hesaplarının suç gelirlerinin aktarılmasında kullanılabildiğini ifade etti.
Bu yöntemlerden en fazla etkilenen kesimlerin başında gençlerin geldiğini vurgulayan Yüksel, kolay kazanç vaadi veya hukuki sonuçların yeterince öngörülememesi nedeniyle bazı gençlerin banka hesaplarını suç örgütlerinin kullanımına açabildiğini, bunun sonucunda eğitim ve meslek hayatlarını etkileyebilen ağır hukuki sonuçlarla karşılaşabildiklerini belirtti.
Hiç kimsenin "Ben bilmiyordum" diyerek sorumluluktan tamamen kurtulmasının söz konusu olamayacağını dile getiren Yüksel, şöyle konuştu:
"Burada özellikle ifade etmek isterim ki hazırlanan düzenleme, dolandırıcılık suçunu planlayan, organize eden, yöneten, vatandaşları aldatan veya suçtan esas menfaati sağlayan kişiler bakımından herhangi bir değişiklik öngörmemektedir. Bu kişiler hakkında mevcut cezai yaptırımlar aynen uygulanmaya devam edecektir. Organize dolandırıcılıkla mücadelemizde en küçük bir geri adım söz konusu değildir. Düzenleme yalnızca, suça katkısı, banka hesabını veya hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalan kişiler bakımından daha ölçülü bir değerlendirme yapılmasını amaçlamaktadır."
Düzenlemeyle yeni bir suç ihdas edilmediğini aktaran Yüksel, ayrıca herhangi bir fiili suç olmaktan çıkarmadığını, dolandırıcılık suçunun faillerine cezasızlık getirilmediğini kaydetti. Yüksel, düzenlemenin, gerçek mağdurların zararlarının giderilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.
Teklifle, İcra ve İflas Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerince verilen bir miktar para ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar, idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilecek.
Hükmedilen tutarın ödenmesine ilişkin alacaklı veya vekilinin idareye yazılı şekilde banka hesap numarasını bildirerek yapacağı başvuru tarihinden itibaren en geç 1 ay içinde ilamda belirtilen alacağın ilamda belirtildiği şekilde varsa ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ve diğer ferileriyle birlikte ödenmediği takdirde ilamlı icra takibi yapılabilecek. Bu başvuru yapılmaksızın doğrudan doğruya ilamlı icra yoluna başvurulamayacak.
Kanun'daki diğer bir değişiklikle, tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanacak.
Danıştay Kanunu'ndaki değişiklikle, 2016'dan itibaren 10 yıl içinde Danıştay'daki daire sayısının 10'a düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026'da sona erecek süre 4 yıl daha uzatılacak. Ayrıca Danıştay daire sayısının azalmayacak olması dolayısıyla boşalan her 2 üyelik için bir üye seçimi yapılması uygulamasından da 23 Temmuz 2030'a kadar vazgeçilecek.
Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'daki değişiklikle, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şartı aranacak. Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi 4 yıl olacak. Yeni atanan veya görevlendirilenler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevi devam edecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni Faiz"e ilişkin maddesi yeniden düzenleniyor. Buna göre, Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden yapılacak. Söz konusu oran, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından 5 puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde 80'i geçerli olacak.
Düzenlemeyle, Türk Medeni Kanunu'nun taşınırların satılmasını içeren hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne entegre elektronik satış portalında açık artırma ile satılacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.
Kanun'un taşınmazların satılmasını içeren hükmünde yapılan değişikliğe göre, satış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılacak ve ihale, vesayet makamının onamasıyla tamam olacak. Onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak 10 gün içinde verilmesi gerekecek. Bu hüküm de düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.