İzmir — DİSK Ege Bölge Temsilciliği, Konak SGK İl Müdürlüğü önünde 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne karşı basın açıklaması yaptı. Açıklamayı DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin okudu. Basın açıklaması boyunca sıklıkla “Katil NATO ülkemizden defol”, “Emperyalistler işbirlikçiler altıncı filoyu unutmayın” ve “Savaşa değil emekçiye bütçe” sloganları atıldı.
Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne karşı işçi sınıfı ve emekçiler olarak seslerini yükselttiklerini söyleyen Gümüştekin, dünyanın dört bir yanında savaşların, çatışmaların, silahlanma yarışının ve militarist politikaların ağır bedelini emekçilerin ve halkların ödediğini belirtti. Hızla artan savunma harcamalarının aynı zamanda sosyal koruma sistemlerinin, nitelikli kamu hizmetlerinin ve eşitsizlikleri azaltmaya yönelik politikaların gelecekteki finansmanı konusunda haklı kaygılar yarattığını ifade eden Gümüştekin, savaşların her zaman ölüm, yıkım, göç, yoksulluk ve sömürü anlamına geldiğini vurgulayarak, “Bu nedenle barışı, demokrasiyi ve halkların kardeşliğini savunuyoruz” dedi.
"Daha fazla savaş bütçesi değil, insanca yaşanacak ücretler istiyoruz"
Dünyanın yeni silahlanma programlarının, artan askeri harcamaların ve gerilim politikalarının gölgesinde olduğunu söyleyen Gümüştekin, “Biz ise daha fazla silahlanmaya değil, daha fazla barışa ihtiyaç olduğunu söylüyoruz” ifadelerini kullandı. Ankara’da yapılacak zirvede askeri harcamaların artırılması, yeni güvenlik stratejileri ve silahlanma politikalarının konuşulacağını belirten Gümüştekin, buna karşı işçilerin ve emekçilerin farklı bir dünyanın mümkün olduğunu haykırdığını söyledi.
“Dünyada kutuplaşmayı değil bir arada olmayı, halkların dayanışmasını savunuyoruz” diyen Gümüştekin, “Daha fazla silah değil, daha fazla iş istiyoruz. Daha fazla füze değil, daha fazla okul istiyoruz. Daha fazla askeri harcama değil, daha fazla hastane istiyoruz. Daha fazla savaş bütçesi değil, insanca yaşam sağlayacak ücretler, nitelikli sosyal güvenlik ve kamusal hizmetler istiyoruz” ifadelerini kullandı.
"Savaşlarda yoksullar ölür, silah şirketleri kazanır"
Savaşların bedelini her zaman işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, kadınların ve gençlerin ödediğini belirten Gümüştekin, “Savaşlarda yoksullar ölür, silah şirketleri ve savaş tüccarları kazanır. Silahlanmaya ayrılan her kaynak; işçinin ücretinden, emeklinin maaşından, öğrencinin eğitim hakkından, halkın sağlık hizmetlerinden eksilmektedir” ifadelerini kullandı.
Bugün milyonlarca insanın savaşlar, çatışmalar ve yoksulluk nedeniyle yerinden yurdundan olduğunu, göç yollarında yaşam mücadelesi verdiğini dile getiren Gümüştekin, halkları karşı karşıya getiren politikalar yerine halkların eşitliği ve kardeşliği temelinde bir gelecek kurulması gerektiğini söyledi.
Emek örgütleri olarak dünyanın neresinde olursa olsun savaşın kaybedeninin işçiler, kazananının ise savaşlardan beslenen güç odakları olduğunu bildiklerini ifade eden Gümüştekin, “Bu nedenle NATO Zirvesi’ne yalnızca bir dış politika meselesi olarak değil, aynı zamanda bir emek, demokrasi ve yaşam meselesi olarak bakıyoruz” dedi.
DİSK açısından esas olanın işçilerin haklarının, tüm demokratik hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu, eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, barışın ve kardeşliğin egemen olduğu emeğin Türkiye’si ve dünyası mücadelesi olduğunu belirten Gümüştekin, NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’da ilan edilen yasak ve kısıtlamalar ile haksız gözaltı ve tutuklamaların hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Demokratik özgürlüklerin ve sendikal hakların eksiksiz biçimde korunmasının önemini tekrar vurgulayan Gümüştekin, “Örgütlenme özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı ve sosyal diyalog, güvenlik gerekçeleriyle sınırlandırılamaz” dedi.
"Ülkemizin kaynaklarını savaşa değil, yaşama ayırın"
Barışı, demokrasiyi, emeği ve halkların kardeşliğini savunduklarını belirten Gümüştekin, kaynakların silahlara değil insanlara ayrıldığı bir dünya istediklerini ifade etti. Türkiye’de, bölgede ve dünyada savaş politikalarının değil, barışın, dayanışmanın ve ortak yaşamın egemen olmasını istediklerini söyleyen Gümüştekin, “İşçiler olarak sesleniyoruz: Ülkemizin kaynaklarını savaşa değil, silaha değil, ölüme değil; barışa, insana, yaşama ayırın” çağrısında bulundu.
Gümüştekin, açıklamasını “NATO’ya hayır, emperyalist politikalara hayır, savaşa değil emekçiye bütçe, yaşasın işçilerin birliği, yaşasın halkların kardeşliği” sözleriyle tamamladı.