Ana içeriğe geç

Danışanın vay haline

NATO’nun dünya tarihinde kurulmuş en başarılı ittifak olduğunu savunan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Çağrı Erhan, Çin’i kastederek ‘Doğuda yükselen ejderha NATO’yu daha da gerekli hale getirdi. Dayanışmamızı güçlendirmeliyiz.’ dedi.

Danışanın vay haline
Aydınlık
16

Milli İstihbarat Akademisi’nin 15 Haziran’da NATO Zirvesi öncesinde düzenlediği “NATO’nun Geleceği: Belirsizlikler ve Fırsatlar” başlıklı toplantıda Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Çağrı Erhan, İttifak’ı “dünya tarihinin en başarılı ittifakı” olarak nitelendirdi; Çin’in yükselişini de NATO’yu gerekli kılan gelişmeler arasında saydı.

Toplantıda NATO’nun geleceği, Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupa güvenliği ve yeni tehditler ele alınırken, birçok konuşmacı Rusya’yı İttifak’ın temel güvenlik sorunu olarak tanımladı. NATO’nun yeni stratejik yönelimlerinin tartışıldığı oturumlarda Çin de öne çıkan başlıklardan biri oldu.

Konuşmasınnda NATO ittifakının geleceğinin nasıl korunabileceğine odaklanan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Çağrı Erhan, karamsar değerlendirmelere katılmadığını belirterek, “NATO dünya tarihindeki en başarılı ittifaktır.” dedi. İttifakın geçmişte de çok sayıda kriz ve meydan okumayla karşı karşıya kaldığını belirten Erhan, “NATO birçok sorunla yüzleşti ve bu sorunların hepsini çözdü.” ifadelerini kullandı.

NATO ‘GÜVENLİK’MİŞ!

Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından da NATO’nun varlığını sürdürmeyi başardığını söyleyen Erhan, “Soğuk Savaş bitti ve 1990’larda herkes o zaman ‘NATO’ya ne olacak?’ demeye başladı.” dedi. NATO’nun tarih boyunca kendisini dönüştürmeyi başardığını savunan Erhan, “Müttefikler bir şekilde yolunu bulacak ve bu sorunların üstesinden gelecektir diye düşünüyorum.” diye konuştu.

Erhan’ın konuşmasında en dikkat çekici bölümlerden biri ise NATO’nun rolüne ilişkin değerlendirmeleri oldu. İttifak’ın artık yalnızca bir savunma örgütü olarak görülmemesi gerektiğini savunan Erhan, “Bugün NATO hem savunma hem de güvenlik teşkilatı. Hatta daha ziyade güvenlik teşkilatı.” ifadelerini kullandı.

Danışanın vay haline - Resim : 1

‘DOĞUDA YÜKSELEN EJDERHA’

Günümüz güvenlik ortamının geçmiş dönemlerden farklı olduğunu belirten Erhan, İttifak’ın karşı karşıya kaldığı gerçek stratejik meydan okumanın Çin’den geldiğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:

“Balkanlar’daki gelişmeler, Kafkasya’daki krizler, Orta Doğu’daki istikrarsızlıklar ve doğuda yükselen ejderhanın ortaya çıkışı, NATO’yu daha da gerekli hale getirdi.”

Rusya’nın Çin’le yakınlaşmasının Batı açısından stratejik sonuçlar doğuracağını belirterek Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’a atıfta bulunan Erhan, şunları anlattı:

“Şahsen Rusya’yı Çin’in yanında değil Avrupa’nın yanında görmeyi tercih ederim. Gorbaçov döneminden bu yana Batı’nın önceliği Rusya’yı ya da Sovyetler Birliği’ni Çin’in yanına itmemekti. Kissinger da buna inanıyordu. NATO’nun Avrupa ve Amerika kıtaları için önemli bir savunma örgütü olarak varlığını sürdüreceğini akılda tutarak söylemeliyim ki yeni düşmanlar yaratmak, önümüzdeki on yılların daha büyük tehditlerine hazırlanmayı kolaylaştırmaz.”

‘ÇİN GENÇLERİ ETKİLİYOR’

Toplantıda söz alan uzmanlar da Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında ortaya çıkan güvenlik ortamına odaklandı. NATO’nun yeni tehdit algısının tartışıldığı oturumlarda Rusya’nın askeri kapasitesi, Çin’in teknolojik yükselişi ve hibrit tehditler öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Hudson Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Can Kasapoğlu, konuşmasının önemli bölümünü Rusya ve Çin’e ayırdı. Rusya’nın savaş tecrübeleri ışığında askeri kapasitesini geliştirdiğini belirten Kasapoğlu, NATO’nun yeni tehditleri kavrama konusunda ciddi sorunlar yaşadığını söyledi. Avrupa ülkelerinin savunma kapasitesindeki eksikliklere dikkat çeken Kasapoğlu, “NATO’nun yeni tehditleri kavrama konusunda gerekli zihinsel hazırlığa sahip olduğunu düşünmüyorum.” dedi.

Kasapoğlu, Avrupa ordularının önemli bölümünün modern savaş koşullarına hazır olmadığını vurgularken, konuşmasında Çin’i de NATO’nun karşı karşıya olduğu stratejik meydan okumalar arasında gösterdi. Çin’in yalnızca askeri ve teknolojik kapasitesiyle değil, toplumsal etkileriyle de değerlendirilmesi gerektiğini savunan Kasapoğlu, Çin’in genç kuşakları dijital platformlar üzerinden etkilediğini ileri sürdü.

‘ÇİN VE RUSYA İÇ TEHDİT’

Madrid Complutense Üniversitesi Akademisyeni Gustavo Diaz Matey, konuşmasında NATO’nun yalnızca askeri tehditlerle karşı karşıya olmadığını söyledi.

NATO ülkelerinde toplumsal kutuplaşmanın arttığını belirten Matey, Rusya ve Çin’in toplumları etkileyerek devlet kurumlarını zayıflatmaya çalıştığını ileri sürdü. İttifak ülkelerinin ortak tehdit algısı geliştirmekte zorlandığını söyleyen Matey, NATO’nun geleceği açısından en büyük risklerden birinin de iç dayanışmanın aşınması olduğunu ifade etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler