A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu 2. maçında yarın Paraguay'la oynanacak maç öncesi San Francisco Bay Area Stadyumu'nda düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Montella, her şeyi yoluna koymak için Paraguay mücadelesini sabırsızlıkla beklediklerini belirtirken, yenildikleri Avustralya maçına da değindi.
Montella şunları söyledi:
"Avustralya'nın kontrataklarını biliyorduk, adeta neşter atar gibi oynadılar. Avustralya'ya karşı Dünya Kupası'nda 30 şut pozisyonu ürettik. Portekiz, Demokratik Kongo'ya karşı 1 kez bunu yapabildi. Rakip takım son 25 metrede bir araya gelince bunu aşmak zor oluyor. Şut atmakta haklıydık ama yeteri kadar ileri gidemedik. Her maç birbirinden farklıdır. Biz bu maçın analizini yaptık. Bazı aşamalarda çok daha iyi olabilirdik, top hakimiyeti konusunda daha iyi olabilirdik ve bu tehditleri ortadan kaldırabilirdik. Epey bir kaos olmasına rağmen şunu söyleyebilirim, bunun yansımaları oldu ve büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Son 3 yıl içinde bu takım çok iyi sonuçlar elde etti ve biraz daha saygıyı hak ettiğimizi düşünüyorum. Her ne kadar daha iyi oynamamız gerekse de bunu söylemek istiyorum. Ben kendimi Türk gibi hissediyorum. Bu kaosa hizmet eden birçok kişiden daha fazla Türk gibi hissediyorum. Sadece basın odalarında söylenen sözleri söylemiyorum, bazıları karışıklık oluşturmak istiyor. Bu beni etkilemiyor ama futbolcular etkileniyor çünkü onlar gençler ve bu durum onları üzebiliyor. Muhteşem futbolcular ve onlara güveniyorum. Dünya Kupası'na devam etmek için kazanmak istiyoruz.
Futbolcularımın zihinlerinin berrak olması gerektiğini söylüyorum. Bir yenilgiden sonra yeniden sıçrayış yaşamak kolay değil. Haklı olarak böylesine ciddi eleştirilerden etkilenmeleri son derece normal. Aynı zamanda onları övmek de gerekiyor, benim işimin bir parçası da bu. Ama insanların kusur bulduğunun da farkındayım. Oyuncular tabii ki rahatlamalı, yüzde 100 potansiyellerini ortaya koyabilmeli. Çok nitelikli oyuncularımız var. Büyük bir hayalimiz var, taraftarlara ve Türk halkına karşı sorumluluğumuz var. Futbolcular da bunun farkında. Son 3 yıl bunu gösterdi. Ben aslında futbolcuların tutumlarını mağlubiyetlerden sonra çok daha fazla seviyorum. Bu sevginin sadece maç kazanıldığında değil ihtiyaç duyulduğunda da futbolculara verilmesini istiyorum. Futbolcuların yeniden sahaya çıkmak için istekli olduklarını görüyorum. İncindiler. Sonuçta futbolcular makine ya da robot değil. Ben kendime ve onlara güveniyorum. İlk düdük çaldığında kafaları rahat şekilde en iyi oyunu oynamalarını diliyorum."
MONTELLA'YI KIZDIRAN SORU
Paraguaylı bir basın mensubunun takımın taktiği üzerine sorduğu soru üzerine sinirlenen Montella, "Sizi rakip hoca mı gönderdi?" yanıtını verdi. Montella, "Paraguay fiziksel olarak güçlü, duyguları ve karakterleri öne çıkıyor. Her bir maç farklı. Mutlaka rakibe odaklanmamız gerekiyor. Ama ben kendi takımıma odaklanmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
"BU OLAN BİTENLER BENİ VE OYUNCULARI ÜZÜYOR"
Doğum gününün hatırlatılmasıyla milli takıma dikkati çeken Montella, "18 Haziran'da doğum günlerimi genelde ülkemde kutlamıştım. İkinci kez takımımla birlikte doğum günümü kutlayacağım. Daha önce Avrupa Şampiyonası'nda kutlamıştık. 2 yıl sonraki doğum günümü de futbol ailemle birlikte kutlamayı diliyorum. 2 yıl önce 50. yaş günümde hediyem futbolcuların galibiyetiydi, yarın da alınacak zaferi hediye olarak kabul etmeyi planlıyorum" dedi.
Kendisinin görevi sebebiyle futbolculara düşündüklerini söylediğini dile getiren Montella, şöyle konuştu:
"Onları şimdi daha da çok seviyorum. Tabii ki yenilgiden sonra hayal kırıklığına uğradılar, oyunu inceledik ve hataları konuştuk. Ama ben adil bir insanım ve oyuncuların tarafındayım. Bizi buraya, bu seviyeye, bu oyuncular getirdi. Türkiye'nin ülke olarak futbol dünyasında saygı görmesini de sağlıyorlar. Bu olan bitenler beni ve oyuncuları üzüyor. Umuyorum oyuncular benim başa çıktığım gibi başa çıkabilirler. Sonuçta onların desteğe ve saygıya ihtiyacı var çünkü bu saygıyı kazandılar. Her şeye karar veren 1 maç değildir. Orada maçı kaybettik diye 1 çuval inciri berbat etmeye gerek yok. Biz motiveyiz. Ben ve oyuncular bu maça hazır. Sahaya yüzümüzde gülümseme ve pozitif kafa yapısıyla çıkmamız lazım. Bu şekilde yaparsak başarılı olma şansımız var.
İnsanlar bazen değerlendirmelerinde abartıya kaçabiliyor. Eğer yarın kazanırsak insanlar bu kez 'Dünya şampiyonu olmalıyız.' diyecekler. Bütün bunlar Türk halkının karakteri. Biz dengeli gitmek zorundayız. Kendimi çok mutlu, şanslı ve ayrıcalıklı hissediyorum. Benim yerimde olmak isteyenler vardır. Avrupa Şampiyonası'nda çok beklenti vardı. Ama Dünya Kupası bütün dünyayı kapsıyor. Ben milli takımı hem Avrupa Şampiyonası'na hem de buraya getirdiğim için çok mutlu hissediyorum.
Buradayız, mücadelemizi devam ettiriyoruz. Herkesin hayalini gerçekleştirmek için elimizden geleni yapacağız. Türkiye'deki herkesi mutlu hale getirmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız."