Fransa’nın Évian-les-Bains kentinde düzenlenen olan G7 zirvesi öncesinde, dünya liderlerinin gündemindeki en kritik madde küresel ekonomi değil, ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülemez hamlelerini ve kişisel ilişkileri yönetmek.
İran savaşı ve savunma harcamaları konusundaki çatışmaların gölgesinde geçmesi beklenen zirvede liderler, ABD ile diplomatik bir kriz yaşamamak için adeta "bıçak sırtında" bir diplomasi yürütüyor.
Eski Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Politico'ya mevcut dönemi değerlendirirken, "Bu yönetim döneminde işler biraz diplomasi, bolca ise karşılıklı enerji ve uyum üzerinden yürüyor. Başarı çıtası oldukça düşük; liderlerin tek hedefi yüz yüze ya da sosyal medyada büyük bir patlama yaşanmasını engellemek" ifadelerini kullandı.
Brigitte Macron'la Trump'ın "tuhaf" el sıkışması
Siyasi gerilimlerin kişisel ilişkilere yansıdığı zirvenin ilk gününe, Trump ile ev sahibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve First Lady Brigitte Macron arasındaki karşılaşma damga vurdu. Trump, daha önce evlilikleri üzerinden açıkça hedef aldığı Brigitte Macron’a, kendisiyle özdeşleşen ve "halat çekme yarışını" andıran uzun ve sert el sıkışmalarından birini uyguladı.
İki lider arasındaki bu fiziksel güç gösterisi, aslında arka plandaki derin kişisel husumetin bir yansıması olarak yorumlandı. Trump, geçtiğimiz Nisan ayında basına kapalı bir etkinlikte, Fransa’nın İran konusunda ABD’ye destek vermemesini eleştirirken Brigitte Macron’un eşine "çok kötü davrandığını" iddia etmiş ve evlilikleriyle dalga geçmişti. Macron ise bu sözlere "Zorbalara değil, saygıya değer veririm. Bu ifadeler şık ve diplomatik olgunluğa yakışır cinsten değil" diyerek sert tepki göstermişti. Bu gerilimli arka plana rağmen, Macron’un zirve öncesi diyalog kanallarını açık tuttuğu ve Trump için Évian-les-Bains'de adeta "kırmızı halı" serdiği belirtiliyor.
Geçmiş zirvelerin gölgesi ve İran gerilimi
Geçtiğimiz yıl Kanada’da düzenlenen zirvede Trump’ın, ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilim tırmanırken toplantıyı bir gün erken terk etmesi hafızalardaki tazeliğini koruyor. Trump yönetimi İran ile ön bir anlaşmaya varmış olsa da, kalıcı bir barış yolunun bulunamaması ve süregelen İran savaşı, G7 müttefikleri ile Washington arasında ciddi bir çatlak oluşturmuş durumda.
Zirveye ev sahipliği yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Trump’ın hedefi olmamak ile ülkesinin çıkarlarını korumak arasındaki dengeyi en iyi kuran isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Trump’ın geçmişte aksanıyla dalga geçmesine ve evliliği üzerinden laf atmasına Davos’ta "Zorbalara değil, saygıya değer veririm" diyerek yanıt veren Macron, kapalı kapılar ardında ise diyalog kanallarını açık tutuyor. Fransız yetkililer, iki liderin son haftalarda sık sık telefonla görüştüğünü ve Macron’un Trump’ın ziyareti için adeta "kırmızı halı" serdiğini belirtiyor.
Takaichi: Trump'ın şifresini çözen "Demir Leydi"
Zirvenin en rahat ismi ise Japonya Başbakanı Sanae Takaichi. Siyasi rol modeli Margaret Thatcher’ın tarzını bir motosikletçi enerjisiyle harmanlayan Takaichi, Trump ile nadir görülen bir kişisel uyum yakaladı. Trump’ın Truth Social üzerinden "büyük bir bilgelik ve güç sahibi" olarak övdüğü Takaichi, ülkesinin savunma harcamalarını iki katına çıkarma sözü vererek ABD başkanının takdirini topladı. Takaichi’nin bu zirvede, Çin’in Tokyo’ya yönelik ekonomik baskılarına karşı G7 ülkelerinden destek istemesi bekleniyor.
Her lider Takaichi veya Macron kadar şanslı değil. ABD’nin İran’ı bombalama kararına destek vermeyi reddeden İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Trump’ın şimşeklerini üzerine çekti. Trump, iki ülke arasındaki "özel ilişki" için "Hiç de iyi değil" derken, Avrupalı diplomatlar Starmer’ın Trump tarafından adeta "yakıldığını" ve Londra-Beyaz Saray hattının koptuğunu belirtiyor.
Benzer şekilde, başlangıçta "Trump’a fısıldayan kadın" olarak anılan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Trump’ın Papa XIV. Leo’ya yönelik saldırılarını eleştirmesinin ardından gözden düştü. Meloni, içeride de tırmanan enerji fiyatları ve savunma bütçesi baskısı altında zor günler geçiriyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise Nisan ayında bir okulda yaptığı konuşmada Washington’ı İran savaşında "küçük düşmekle" suçlayarak en trajik hatayı yapan lider oldu. Bu açıklamanın hemen ardından Trump, Merz’i defalarca hedef aldı ve Almanya’daki ABD askerlerinin sayısının azaltılması çağrısında bulundu.
Trump’ın öngörülemez yapısı ve Orta Doğu’daki hassas dengeler nedeniyle müttefikler her an yeni bir kriz çıkabileceğine dair kendilerini hazırlıyor. İngiliz yetkililer, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak için Fransa ile ortak yürüttükleri askeri misyonu ön plana çıkararak Trump’ı zirvede kendi yanlarına çekmeyi ve İran konusunda "somut destek" göstererek ilişkileri tamir etmeyi hedefliyor.