Ana içeriğe geç

Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti... Annesi feryat etti: 3 saniyede infaz ettiniz benim oğlumu

Ümraniye'de amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın hayatını kaybettiği silahlı saldırıyla ilgili 7'si tutuklu 10 sanığın yargılanmasına Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Sanık Kadayıfçıoğlu "silah patladı, elim tetikte değildi" savunması yaparken, anne Ülker Kundakçı "3 saniyede infaz ettiniz benim oğlumu" diyerek isyan etti. İddianamede saldırının planlı olabileceğine yönelik kuvvetli şüphe bulunduğu belirtiliyor.

Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti... Annesi feryat etti: 3 saniyede infaz ettiniz benim oğlumu
Akşam
16

Ümraniye'de 19 Mart'ta park halindeki araçta oturan 21 yaşındaki amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiği olayın ilk duruşması görüldü. Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada sanıklar savunmalarını yaparken, Kundakçı ailesi gözyaşları içinde şikâyetçi oldu. Savcılık, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti ve mahkeme bu yönde karar verdi.

"SİLAH PATLADI, KİMSEYE ATEŞ ETMEDİM"

Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, 7 tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklardan İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Duruşma öncesinde maktul Kubilay Kaan Kundakçı'nın ailesi, şarkıcı Vahap Canbay'a tepki gösterdi.

Savunmasını yapan tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Tutuş (Kalaycıoğlu) ile olaydan 2-3 hafta önce tanışıp sevgili olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Olaydan bir gün önce kendisini misafir ettim. Sabah müzik stüdyosuna gideceğini söyledi. Aracı olmadığı için benim aracımı kendisine verdim. Akşam buluşmak için aradığımda annesine gittiğini, arabanın da stüdyoda kaldığını, eşyalarının ve köpeğinin de kaldığını söyledi. Eşyalar ve köpek araca sığmaz diye ben de babamın Vip aracını aldım. Şoförle birlikte gittik. Aleyna'yı da yanımıza alıp stüdyonun önüne gittiğimizde sokakta geçişimizi engelleyecek şekilde bir araç duruyordu. Aleyna bu aracı görünce panikledi."

Sanık Kadayıfçıoğlu karşıdaki aracın içini net bir şekilde gördüklerini ifade ederek, olay çıkmaması için rica etmek için tedbirli bir şekilde yanlarına gittiğini anlattı.

Yolcu tarafında oturan şahsın kendisine küfür ettiğini ve vurduğunu öne süren Kadayıfçıoğlu, "Sonrasında beni içeri çekmeye çalıştı. Silah olan diğer elimle de müdahale etmeye çalışınca, şahıs silahı tutmaya çalıştı. Ben dur diyene kadar silah patladı. Elim tetikte değildi. Kimseye ateş etmedim. Ben patlayan silahın benimki olduğunu bile anlamadım. Çok çabuk ve hızlı gelişti. Ben birinin vurulduğunu bile anlamadım. Araca binince Bertin'i arayarak biri yaralandıysa ambulansı ara dedim. O da aradığını söyledi. Ben bu kazadan dolayı çok üzgünüm. O gün keşke bana bir şey olsaydı ona olmasaydı. Ailesinden özür dilemek istiyorum." savunmasını yaptı.

"BEN KİME NE OLDUĞUNU BİLE BİLMİYORDUM"

Tutuklu sanık Aleyna Tutuş ise olay günü stüdyoya gittiğinde, Kubilay Kaan Kundakçı'nın kendisini aradığını ve "Ablacım sizi barıştırmak için gelmek istiyorum" dediğini aktararak, kendisinin de "Ablacım gelme, sen karışma." dediğini dile getirdi.

Olay günü Kadayıfçıoğlu'nun kendisini aldıktan sonra stüdyoya gittiklerini anlatan Tutuş, şunları söyledi:

"Tam sokağı döndüğümüzde bir anda karşımızda gördük. Ben şoka girdim. Yolcu koltuğunda Vahap Canbay'ı gördüm. Alaattin'e 'Rica diyorum lütfen durma devam et' dedim. Canbay ile göz göze geldiğimizi hatırlıyorum. O sırada Alaattin silahı aldı ve 'Sakin ol sadece konuşacağım' dedi. Alaattin ilk gittiğinde 'Aracı çekin' dedi. Sonra tartışma yaşandı, çok kısa bir süre sonra silah sesi duydum. Ben çığlık atarak arabadan indim. Alaattin beni tutup arabaya bindirdi, ben kendimde değildim o an. Alaattin'in beni zan altında bıraktığı en büyük konulardan biri de budur. Ben kime ne olduğunu bile bilmiyordum." beyanında bulundu.

Hakkındaki suçlamanın çok ağır olduğunu, bu olayda hiçbir şekilde kimseyi azmettirici en ufak bir hareket yapmadığını savunan Tutuş, suçlamayı reddetti.

Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise olay günü Ankara'da olduğunu belirterek, bu olayda en mağdur olanın kendisi olduğunu söyledi.

Yıldızhan, 45 gün ne olduğunu bilmeden cezaevinde yattığını ifade ederek, beraatine karar verilmesini talep etti.

"MÜEBBET BUNLARI KURTARMAZ"

Duruşmada söz verilen Baba Cemil Kundakçı, şikayetçi olduğunu belirterek, "Ben olayı oğlumun arkadaşlarından öğrendim. 'Vuruldu' dediler. Şok oldum. Hemen gittik. Yoğun bakımdaydı. 'Kan veriyoruz' dediler. Sonra da 'Durumu kötü' dediler. Sonra da oğlumun öldüğünü söylediler." şeklinde konuştu.

Anne Ülker Kundakçı ise "3 saniyede infaz ettiniz benim oğlumu. Müebbet bunları kurtarmaz, bunlar benim oğlumu infaz ettiler. Hepsinden şikayetçiyim." ifadesini kullandı.

"SADECE YAPMA DİYE BAĞIRDIM"

Duruşmada tanık olarak dinlenen Vahap Canbay ise Aleyna Tutuş ile aralarında belirsiz, ucu açık bir ayrılık konuşması olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Stüdyodaki köpek benim, Aleyna'nın çok sevdiği köpek. O sevdiği için ona vermiştim. Kapıda beklerken bir tane siyah araç yanaştı, sadece çakarlarını görüyorduk. Araçtan biri indi cama vurdu. Cenin pozisyonu aldım, sağ bacağım veya elim onun koluna değmiş olabilir. Şahsın koluna bir temasım olmuş olabilir. Olay anında kimse sesini çıkartmadı, ben sadece yapma diye bağırdım. Ben birinin vurulduğunu anlamadım. Kubilay bağırınca koşarak yanına gittim. Kucağıma alıp yardım çığlığında bulundum."

Görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 13 Temmuz'a erteledi.

İDDİANAMEDE SALDIRININ PLANLI OLDUĞU ŞÜPHESİ

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ümraniye Tatlısu Mahallesi'nde 19 Mart'ta park halindeki araçta arkadaşıyla oturan Kubilay Kaan Kundakçı'nın, olay yerine iki araçla gelen sanıklardan birinin silahla ateş etmesi sonucu ağır yaralanması ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin iddianame hazırlanmıştı.

İddianamede, güvenlik kamerası görüntülerinin bilirkişi incelemesine göre, hayatını kaybeden Kundakçı'nın içinde bulunduğu aracın önüne iki aracın yanaştığı, araçtan inen şüpheli Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun belinden silah çıkararak maktulün bulunduğu aracın ön yolcu kapısını açıp ateş ettiği anlatılıyor.

Kundakçı'nın ölümcül yaralanmaya yol açan tek kurşunla hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, sanıkların olaydan saatler önce bölgeye gelip gittikleri, saldırının spontane değil planlı olabileceğine yönelik kuvvetli şüphe oluştuğu kaydediliyor.

HTS kayıtları, cep telefonu incelemeleri ve kriminal raporlara göre, olay öncesi sanıklar arasında yoğun irtibat bulunduğu, olay sonrası bazı temasların devam ettiği vurgulanan iddianamede, sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun, "kasten öldürme", Aleyna Tutuş ve Zuhal Kalaycıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

Sanıklar Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece ve Bilal Kadayıfçıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 10 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülen iddianamede, Metin Kadayıfçıoğlu'nun "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "suçluyu kayırma" suçlarından 1 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

İddianamede, sanık Engin Taşkıran hakkında "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 6 aydan 10 yıla kadar, sanıklar İzzet Yıldızhan ve Ahmet Özkoç'un ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler