Ana içeriğe geç

Goldman Sachs'tan çarpıcı tahmin! Yeni altın olarak görülen emtiada büyük sıçrama bekleniyor

Küresel nükleer enerji yatırımlarının hız kazanmasıyla uranyuma yönelik talep rekor seviyelere ulaştı. Goldman Sachs, arz açığının büyümesi nedeniyle uranyum fiyatlarının 2027 yılına kadar sert yükseliş gösterebileceğini öngörürken, yatırımcıların odağı yeniden bu stratejik emtiaya çevrildi.

Goldman Sachs'tan çarpıcı tahmin! Yeni altın olarak görülen emtiada büyük sıçrama bekleniyor
Abc Gazetesi
16

Küresel enerji dönüşümünün hız kazanmasıyla birlikte uranyum piyasasında dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Nükleer enerji yatırımlarındaki artış, uranyuma olan talebi yükseltirken üretim tarafında yaşanan yetersizlikler fiyat beklentilerini yukarı taşıyor.

Uzmanlara göre dünya genelindeki nükleer santrallerin ihtiyaç duyduğu uranyum miktarı mevcut üretimin üzerine çıkmış durumda. Bu durum, önümüzdeki yıllarda piyasadaki arz açığının daha da büyüyebileceğine işaret ediyor.

TALEP ÜRETİMİ GERİDE BIRAKTI

Geçtiğimiz yıl dünya genelinde yaklaşık 173 milyon pound uranyum üretimi gerçekleşirken, nükleer reaktörlerin yıllık tüketimi 204 milyon pound seviyesine ulaştı.

Böylece piyasada yaklaşık 31 milyon poundluk arz açığı oluştu. Artan talep ve sınırlı üretim nedeniyle uzun vadeli uranyum sözleşmelerinin fiyatı pound başına 90 dolar seviyesine çıkarak son 14 yılın en yüksek seviyelerinden birine ulaştı.

Goldman Sachs'ın analizlerine göre küresel uranyum piyasası, 2045 yılına kadar toplam 2 milyar poundluk bir arz açığıyla karşı karşıya kalabilir.

FİYATLAR İÇİN YENİ TAHMİN GELDİ

Artan talep beklentileri, fiyat tahminlerinin de yukarı yönlü güncellenmesine neden oldu.

Goldman Sachs, uranyum fiyatlarının yıl sonuna kadar pound başına 91 dolara yükseleceğini öngörürken, 2027 yılında bu rakamın 120 dolara ulaşabileceğini tahmin ediyor.

Bazı emtia uzmanları ise üretim sorunlarının devam etmesi halinde fiyatların daha da yukarı çıkarak 135 dolar seviyelerini görebileceğini değerlendiriyor.

TEKNOLOJİ DEVLERİ NÜKLEER ENERJİYE YÖNELİYOR

Yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarının hız kazanması da uranyuma olan ilgiyi artıran faktörler arasında gösteriliyor.

Meta'nın küçük modüler reaktör projeleri üzerinde çalıştığı belirtilirken, Amazon Web Services'ın da uzun vadeli enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla nükleer enerji anlaşmalarına yöneldiği ifade ediliyor.

Devletler de benzer şekilde nükleer enerji yatırımlarını artırıyor. Çin'in yeni reaktör projelerine milyarlarca dolarlık kaynak ayırdığı, ABD'de ise kapatılan bazı santrallerin yeniden devreye alınması için çalışmalar yürütüldüğü belirtiliyor.

KAZAKİSTAN KARARI TEDARİK ENDİŞESİNİ ARTIRDI

Piyasadaki en önemli gelişmelerden biri de dünyanın en büyük uranyum üreticisi Kazakistan'dan geldi.

Küresel üretimin yaklaşık yüzde 40'ını karşılayan Kazatomprom'un 2026 yılı üretim hedefini düşürme kararı alması, arz endişelerini daha da artırdı.

Buna ek olarak ABD ile Rusya arasındaki uranyum ticaretine yönelik kısıtlamalar da küresel tedarik zincirinde yeni riskler oluşturuyor.

URANYUM REZERVLERİNDE HANGİ ÜLKELER ÖNDE?

Yüksek enerji yoğunluğu nedeniyle stratejik öneme sahip olan uranyumun 1 kilogramı, yaklaşık 100 ton kömürün üretebildiği enerjiye eşdeğer güç sağlayabiliyor.

Dünya Nükleer Birliği verilerine göre küresel uranyum rezervlerinin önemli bölümü birkaç ülkede bulunuyor. Rezerv dağılımında Avustralya yüzde 28 ile ilk sırada yer alırken, Kazakistan yüzde 14, Kanada yüzde 10, Rusya ve Namibya ise yüzde 8'er paya sahip bulunuyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler