Bu yıl 6. kez düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nin yeni durağı Sakarya oldu. 12 Temmuz’a kadar devam edecek festival, yüzlerce etkinliği vatandaşlarla buluşturacak. Konserlerden sergilere, tiyatro gösterilerinden söyleşilere kadar çeşitli alanlarda yapılacak etkinlikler, Türkiye’nin kültürel hazinesini de gün yüzüne çıkarıyor.
Festivalin bu yılki teması ise gastronomi oldu. Yerel lezzet duraklarına ayrıca önem verilen etkinliklerde, hem kültürel miras taşıyıcıları hem de usta şefler Türkiye’nin mutfak zenginliğini gözler önüne seriyor. Türkiye’nin bir tür minyatürü olan Sakarya’da ziyaretçiler, festival boyunca 50 farklı lezzet noktasını keşfedebilecek. Balkanlar’dan Kafkasya’ya kadar uzanan köklü bir tarihsel ve kültürel mirasa sahip olan kentteki etkinlikler kapsamında, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ile Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi önemli değerlendirmelerde bulundu.
DÜNYANIN SAYILI FESTİVALLERİNDEN
Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, 2021 yılında başlayan serüvenin beklediklerinden çok daha hızlı bir ivme kazandığını ve kısa sürede Avrupa Festivaller Birliği’ne kabul gördüğünü belirtti. Şehirlerde insanların kültür ve sanata olan yüksek ihtiyacına dikkat çeken Terzi, festivalin 7’den 70’e herkesi kucakladığını ifade etti. Terzi, “Konserlerden söyleşilere, atölye çalışmalarından çocuk etkinliklerine ve gastronomi noktalarına kadar hemen hemen her alanda etkinliğimiz var. Bu kucaklayıcı yapı, yoğun katılımın da en büyük nedeni.” değerlendirmesinde bulundu. Festivalin en önemli misyonunun ülkenin somut ve somut olmayan kültürel miraslarını gelecek nesillere ve yabancı misafirlere tanıtmak olduğunun altını çizen Terzi, dünyadan ayrıştıkları asıl noktanın da bu zenginlik olduğunu vurguladı. Terzi, “Somut olmayan kültürel miras dünya temsil listesinde 32 unsurla Çin’den sonra ikinci sıradayız ve listeye girmeyi bekleyen 500’e yakın unsurumuz var.” bilgisini paylaştı.
Sakarya’nın ilk kez festival haritasına eklenmesini de değerlendiren Terzi, Düzce, Sakarya ve Kocaeli hattındaki kültürel harmoniye işaret ederek, “Balkanlar ve Kafkaslar gibi farklı coğrafyalardan göç etmiş toplumların beraberinde getirdiği çok farklı gelenekler var. Bu renkli harmanla dolu dolu bir 9 gün geçireceğiz.” dedi.
GELENEK İLE ÇAĞDAŞ DEĞERLER BİR ARADA
Festivalin 5 yıllık süreçte milyonlara ulaşan başarısını değerlendiren Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ise festivallerin amacını milli kültürün ve Anadolu’nun insani değerlerinin doğru bir şekilde aktarılması olarak özetledi. Temel meselenin kendi kültürüne sahip çıkmak olduğunu belirten Yazgı, “Bir yandan kendi zanaatkârlarımızı, örf adetlerimizi ve el sanatlarımızı korumalı; diğer yandan çağdaş sanatla ve gençlerle aynı izdüşüm üzerinde beraber bir yol haritası çizmeliyiz. Bunun arkasında gastronomisinden çocuk atölyelerine kadar çok yoğun bir planlama var.” ifadelerini kullandı.
‘TURİZM VE KÜLTÜR BİRBİRİNİ TAMAMLIYOR’
Zaman zaman gündeme gelen “kültür ve turizm çelişkisi” tartışmalarına da açıklık getiren Yazgı, bu iki unsurun birbiriyle çelişmediğini, aksine birbirini tamamladığını vurguladı. Yazgı, “Turizmin lokomotifi kültür ve sanattır. Bu etkileşim önemli bir ekonomik döngü yaratıyor. 9 günlük süreçte bölgesel esnafın 3 aylık cirolarına ulaştığını, otellerin dolduğunu ve vatandaşlarımızın mutlu olduğunu gözlemliyoruz.” dedi.