Ana içeriğe geç

Şüpheli şekilde hayatını kaybetmişti... Uğur Yıldırım davası görüldü: Duruşma ertelendi

Özel Mor Menekşe Bakım Merkezi’nde şüpheli şekilde yaşamını yitiren otizmli Uğur Yıldırım’ın davasında mahkeme, kamera kayıtlarının ham görüntülerinin istenmesine karar verirken, kayıtlardaki eksiklik nedeniyle tutuklama talebini değerlendirmedi. Duruşma ertelendi.

Şüpheli şekilde hayatını kaybetmişti... Uğur Yıldırım davası görüldü: Duruşma ertelendi
Cumhuriyet
16

Özel Mor Menekşe Bakım Merkezi’nde kalırken 22 Ekim 2024’te şüpheli şekilde hayatını kaybeden otizmli Uğur Yıldırım’ın davasında duruşma dün Bakırköy Adliyesi 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

9 tanığın yargılandığı duruşmada kamera kayıtlarında ham görüntü istendi. Kamera kayıtlarında eksiklik olduğu tespit edildiği için tutuklama yapılmadı. Bir sonraki duruşma 21 Ekim saat 13.30’a ertelendi.

Konuya ilişkin Cumhuriyet’e konuşan CHP'li Aylin Nazlıaka, “Yurttaşlarımızın yaşam hakkını korumak devletin en temel yükümlülüğüdür. Bu sorumluluk, kendilerini koruma ve haklarını savunma konusunda daha fazla desteğe ihtiyaç duyan engelli bireyler söz konusu olduğunda çok daha büyük bir önem taşımaktadır. 21 yaşındaki otizmli Uğur Yıldırım’ın kaldığı bakım merkezinde yaşamını yitirmesi, yalnızca bir kurumun değil, denetim mekanizmasının tamamının sorgulanmasını gerektiren ağır bir olaydır. Çünkü daha önce de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kuruluşlarda ve Bakanlık tarafından ruhsatlandırılan özel bakım merkezlerinde ihmale dayalı ölümler yaşanmıştır. Buna rağmen gerekli derslerin çıkarılmadığı ve etkin bir denetim sisteminin kurulamadığı görülmektedir” dedi.

‘HERKESİN DAVASI’

Nazlıaka, “Ne yazık ki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı uzun süredir liyakatten uzak kadrolaşma, yetersiz denetim, şeffaflık eksikliği ve hesap vermekten kaçınan bir yönetim anlayışına sahiptir. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, yurt dışına gidip gelmekten ülkesindeki sorunlara yabancıdır” diye ekledi.

Tutuklama olmamasının acılı annenin yüreğini daha da yaktığını anlatan Nazlıaka, “Oğlunu kaybetmenin tarifsiz acısını yaşarken aynı zamanda adalet mücadelesi veren Uğur’un annesini saygıyla selamlıyorum. Bu dava yalnızca bir annenin davası değil; engelli bireylerin yaşam hakkını, insan onurunu ve devletin sorumluluğunu savunan herkesin davasıdır. Uğur için adalet sağlanmadan, hiçbirimiz görevimizi yapmış sayılmayacağız” ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler