Ankara – KESK 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL döneminde Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamudan ihraç edilen emekçilerin 10 yıldır yaşadığı hukuksuzluklara dikkat çekmek üzere Adalet Bakanlığı önünde 24 saat sürecek Nöbet Eylemi başlattı. Güvenpark’ta yapılacak açıklamanın ardından başlayacak nöbet polisle olan müzakerenin ardından KESK Genel Merkezi önüne alındı. Güvenpark’ta yapılan açıklamaya KESK Ankara Şubeler Platformu, Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, DEM Parti Milletvekilleti Mehmet Rüştü Tiryaki, Kamurhan Turhan, SEP genel başkanı Güneş Gümeş katıldı.
“162 binden fazla kişi ihraç edildi”
Basın açıklamasını yapan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, binlerce KESK üyesinin bahanelerle ihraç edildiğine vurgu yaparak “OHAL döneminde çıkarılan 36 Kanun Hükmünde Kararname ile kamudan 162 binden fazla kişi ihraç edildi. Binlerce dernek, vakıf, medya kuruluşu ve kurum kapatıldı. İhraç edilenlerin arasında 4 bin 259 KESK üyesi de vardır. Peki, darbe girişimiyle uzaktan yakından alakası olmayan, dosyalarında böyle bir iddia da olmayan bu arkadaşlarımızın ortak özelliği neydi? Parasız eğitim istemişlerdi. Anadilinde eğitim istemişlerdi. İş güvencesini savunmuşlardı. Kadınların eşit ve özgür olması için mücadele etmişlerdi” ifadelerini kullandı
Son on yılda anayasa ve uluslararası hukukun fiilen askıya alındığını belirten Karagöz; seçme ve seçilme hakkının yok sayıldığını, muhalif siyasetçilerin tutuklandığını ve belediyelere kayyum atandığını vurgulayarak “Parti eş genel başkanlarından milletvekillerine, belediye başkanlarına kadar binlerce muhalif tutuklandı; belediyelere kayyum atandı, son olarak butlan atamasında olduğu gibi CHP’ye yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. KESK’li ihraçlar da bu rejimin kurumsallaştırılmasının en önemli araçlarından biri olarak tasarlandı ve hayata geçirildi” dedi.
“”Bu olağanüstü hal rejimini kurdular çünkü…”
Açıklamada konuşan Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca 15 Temmuz’un ardından kurulan KHK rejiminin 10. yılına girildiğine dikkat çekerek ihraçların arkasındaki temel amacın kamuda liyakatsizliği, hukuksuzluğu ve yandaşlığı kurumsallaştırmak olduğunu söyledi. Karaca “Ancak bunu yaparak, bugün kaybettiğimiz 16 yaşındaki iki MESEM’li öğrencinin, bir otelde işçi olarak yanarak ölmesinin dayanaklarını yaratabilirlerdi. Bunu yaptılar çünkü yargı sistemini altüst edip suç çetelerine verirlerken, hâkimlerin koltuğuna suç çeteleri liderlerini oturturlarken, onlara karşı çıkacak olan büro emekçilerini önlerinde engel olarak istemiyorlardı. Bu olağanüstü hâl rejimini kurdular çünkü Yenidoğan çeteleriyle, sağlık çeteleriyle ve aynı zamanda şirketlerin elinde korkunç bir duruma getirdikleri sağlık sistemini ancak böyle piyasalaştırabilirlerdi” diyerek yapılan uygulamaların yaşanan hukuksuzlukları meşrulaştırmak için bir araç haline getirildiğini vurguladı.
“Yaklaşık bir milyon kişi hakkında idari ve adli işlem yapıldı”
Bir diğer söz alan isim KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak “Bir ülkede darbe girişimi yaşanıyor; ardından 162 bin kamu emekçisi görevden ihraç ediliyor, yaklaşık bir milyon kişi hakkında idari ve adli işlem yapılıyor. O zaman kimse dönüp siyasal iktidara şu soruyu sormayacak mı? Madem devletin içinde bu kadar örgütlü bir paralel yapı vardı, siz iktidardayken bu yapı nasıl bu kadar büyüdü? Devletin en kritik kurumlarına nasıl yerleşti? Biz bu soruyu hâlâ soruyoruz ve bu sorunun hesabının verilmesi gerektiğini söylüyoruz” diyerek iktidarı yaşanan hukuksuzluklara dair açıklama yapmaya davet etti.
“10 yıldır bir adalet arayışı devam ediyor”
Açıklamada söz alan DEM Parti Milletvekili Kamuran Tarhan süreç içinde önce yargı yolunun kapatıldığı, ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurularını engellemek amacıyla "ısmarlama bir komisyon" kurulduğuna dikkat çekerek, “O komisyona da güvenlikten, Milli İstihbarattan elemanları yerleştirip karar vermeye çalıştılar. Sonuç almayınca özel yetkili idare mahkemeleri kurdular. Sonuç ortada. 10 yıldır bir adalet arayışı devam ediyor. Oysa Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasasında bir hukuk devleti olduğu, bir kanun devleti olduğu yazılıydı” dedi.