Ankara'daki NATO Zirvesi'nde bugün liderler düzeyindeki resmi oturumlara geçiliyor. Liderler dört ana konuya odaklanacak. Tartışmaların seyrinde ABD Başkanı Donald Trump'ın ruh hali belirleyici olabilir.
7 Temmuz'da yan etkinlikler ve bakanlar düzeyinde çalışma yemekleriyle başlayan zirvenin başarıyla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı bugünkü resmi oturumlarda belli olacak.
Zirveye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için katıldığını gizlemeyen Trump'ın ilk mesajları, toplantının son ana kadar diken üstünde gidebileceğini gösterdi.
Trump, Erdoğan'la buluşmasında medyaya yaptığı açıklamalarda Grönland dosyasını yeniden açtı, İran'a yönelik saldırılar sırasında bazı Avrupa ülkelerinden destek görmemenin yarattığı rahatsızlığın sürdüğünü gösterdi ve Avrupa'daki Amerikan askerlerinin tamamını çekebileceğini yineledi.
NATO çevrelerinde, Trump'ın öngörülemezliği başından beri hesaba katılıyor.
Zirve öncesi BBC Türkçe'ye konuşan önde gelen NATO ülkelerinden birinin üst düzey diplomatı "her şeyden önce zirvenin kazasız belasız bitirilmesi ve mutlu bir aile tablosu çizilebilmesi gerektiğini" söylemişti.
NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının resmi oturumlarda dört ana konuya odaklanmaları planlandı:
Savunma harcamaları
ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci seçim zaferinin ardından Ocak 2025'te göreve başlaması sonrası, savunma harcamaları NATO'nun ana gündem maddelerinden biri haline geldi.
NATO'nun 2025'teki Lahey Zirvesi'nde savunma harcamalarının üye ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 5'ine yükseltilmesi kararı alındı.
Ankara'daki zirve bu alanda ilerlemenin teyit edildiği ve taahhütlerin sahaya konuşlandırılabilir yeteneklere dönüştürülme sürecinin hızlandığı yer olacak
Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya belirlenen hedefi şimdiden aştı.
Türkiye'nin savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı da yüzde 2,33'ten yüzde 3,8'e yükselmiş durumda.
Savunma yatırımları
Savunma sanayisi, bu sektörün üretim kapasitesinin artırılması, altyapısının güçlendirilmesi, bu alanda yenilikçi yaklaşımların devreye sokulması ve ortak tedarik genel savunma stratejilerinin temel unsurlarından ve NATO'nun önceliklerinden biri haline geldi.
Zirvenin ilk gününün resmi programının parçası olan NATO Savunma Forumu'nda açıklanan on milyarlarca dolarlık yatırımlar harcamaların sahaya yansımaya başladığının somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Son 10 yılda NATO'nun Avrupa'daki üyeleri ve Kanada savunmaya 1,2 trilyon dolar harcadı.
Bu ülkelerin savunma harcamaları sadece 2025'te yaklaşık yüzde 20 arttı.
Bu da 139 milyar dolar ek harcama anlamına geliyor.
NATO'nun bundan sonraki hedefi, üyelerinin sahip olduğu ekonomik gücü askeri yeteneklere dönüştürmek.
Bu da farklı ulusal yaklaşımları aşarak, bürokratik engelleri ortadan kaldırarak ve yeniliği ön planda tutarak yapılmaya çalışılacak.
NATO 3.0 dönemi
ABD'nin, NATO'nun ilk dönemlerinde olduğunun aksine, Avrupa'yı savunmayı birincil önceliği olarak görmeyeceğini net şekilde ortaya koyması NATO 3.0 konseptini gündeme getirdi.
Önümüzdeki dönemde Avrupalı müttefikler daha aktif roller üstlenecek.
Kolektif savunma alanında, özellikle de konvansiyonel savunma bağlamında daha fazla sorumluluk alacak.
Nükleer şemsiye müttefiklerin güvenliğinin en üst garantisi olmayı sürdürecek. ABD, nükleer caydırıcılıkta ana rolü oynamaya devam edecek.
Zirve, NATO'da daha güçlü bir Avrupa için taşların döşenmeye başlandığı bir platform niteliğinde.
NATO yetkilileri, NATO 3.0'ı, Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlendiği, savunma harcamalarının dengelendiği, ABD'nin de hâlâ sıkı şekilde bağlı olduğu bir yapı olarak özetliyor.
Ukrayna'ya destek
Zirvede Ukrayna'ya desteğin gerektiği sürece devam edeceği mesajı verilmeye çalışılacak.
NATO, Ukrayna'ya desteği sürdürürken, özellikle insansız hava araçlarının kullanımı ve insansız hava araçlarına karşı savunma teknolojisi konusunda bu ülkenin savaş alanındaki deneyimlerinden dersler çıkarmaya çalışıyor.
Ukrayna'nın olası NATO üyeliği konusunda ise mevcut tutumlarda değişiklik yok.
Kısa vadede bu yönde adım atılması mümkün gözükmüyor.
Zirve bildirisi kısa olacak
Zirve sonunda yayımlanacak bildirinin Lahey Zirvesi'nde olduğu gibi kısa olması bekleniyor.
Belgede öncelikli olarak, NATO'nun kurucu belgesi olan Washington Antlaşması'nın 5. maddesi temelinde şekillenen ortak savunma ilkesine müttefiklerin sarsılmaz şekilde bağlı oldukları vurgulanacak.
NATO'nun Avrupa kıtasındaki üyeleri ve Kanada'nın, Lahey Zirvesi'nde verdikleri savunma harcamalarını artırma taahhüdünü yerine getirdikleri de belgeye yansıtılacak.
İttifaktaki yük kaydırmasını simgeleyen NATO 3.0 da belgede yerini alacak. Bir son dakika değişikliği olmazsa bu konunun metinde şu ifadelerle yer alması öngörülüyor:
"Geleceği inşa ediyoruz: daha güçlü bir NATO'da daha güçlü bir Avrupa. Avrupa müttefikleri ve Kanada, ABD ile birlikte çalışarak İttifakın savunması için daha büyük sorumluluk üstleniyor."
Bildiride Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarı için uzun vadeli bir tehdit oluşturduğu vurgusunun yer alması öngörülüyor.
Özellikle Türkiye'nin özel hassassiyet gösterdiği "terörizmin NATO için süregelen bir tehdit olduğu" da bildiride altı çizilecek unsurlar arasında olacak.
Son dönemde ABD ile bazı Avrupalı müttefikler arasında ciddi gerginlik yaşanmasına neden olan İran konusu da bildiride değinilecek başlıklar arasında:
"Müttefikler, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineler ve İran'ı Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı göstermeye çağırır."
Ukrayna'ya, 2026 ve 2027 için 70 milyar Euro seviyesinde askeri destek beyanının da bildiride yer alması öngörülüyor.