Ana içeriğe geç

Remzi Sanver’den tahliye sonrası ilk açıklama: “Can Holding’le herhangi bir profesyonel ilişkim yok”

Can Holding soruşturması kapsamında yaklaşık sekiz ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen eski İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Remzi Sanver, kamuoyuna yönelik açıklamasında suçlamalara konu edilen süreçte herhangi bir karar alma veya kaynak kullanma yetkisi bulunmadığını belirterek, “Konuyla alakam, bilim insanı ve eski rektörü kimliğimle üniversiteye yaptığım akademik katkılardan ibaret” dedi.

Remzi Sanver’den tahliye sonrası ilk açıklama: “Can Holding’le herhangi bir profesyonel ilişkim yok”
Nefes Gazetesi
16

Can Holding soruşturması kapsamında yaklaşık sekiz ay tutuklu kaldıktan sonra geçtiğimiz günlerde tahliye edilen akademisyen ve eski İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Remzi Sanver, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yayımladı.

REMZİ SANVER’DEN AÇIKLAMA

Hakkındaki suçlamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sanver, herhangi bir özel sektör kuruluşuyla profesyonel ilişkisinin bulunmadığını belirterek, soruşturmaya konu edilen süreçteki konumuna dair kamuoyunu bilgilendirdi:
“Sevgili Dostlarım,
56 yıllık ömrüm boyunca hiçbir özel sektör kuruluşu ile profesyonel ilişki kurmadım; çalıştığım üniversitelerden aldığım maaş, emekli aylığım ve ailemden intikal eden mütevazı mal varlığı dışında ne bir gelirim ne de gelir arayışım oldu.
Buna rağmen, bir suç gelirleri aklama soruşturması kapsamında sekiz ay tedbiren tutuklu kaldım. Tutuklanma gerekçemde İstanbul Bilgi Üniversitesi’ni yönettiğim ifade edildi. Oysa, 18 yıl sürdürdüğüm öğretim üyeliğinden emekli olup mütevelli heyetine girdiğim 2016 yılından beri bu üniversiteyi yönetme yetkisine kanunen sahip pozisyonların hiçbirinde bulunmadım, kaynak kullanma yetkim olmadı, dolayısıyla üniversite adına tek bir harcama kararında imzam yok. Adını 2019 yılında üniversiteye gelmesinden sonra duyduğum Can Holding’le herhangi bir profesyonel ilişkim ise zaten söz konusu değil. Bu vesileyle, ülkemizde vakıf üniversitelerinin kamu tüzel kişiliği taşıdıklarını ve mütevelli heyet üyeliklerinin fahri nitelikte olduğunu hatırlatmak isterim. Ezcümle, konuyla alakam, bilim insanı ve eski rektörü kimliğimle üniversiteye emekliliğimden sonra maddi kazancım olmadan yaptığım akademik katkılardan ibaret.
Bu açıklamayı yapmayı kamuoyuna karşı bir sorumluluk olarak gördüm. Yoksa sızlanmıyorum; kırgınlığım, kızgınlığım da yok. Neticede kimse yasaların üzerinde değil, ben de ülkemin yasal süreçlerine saygıyla riayet ettim. Uğradığım haksızlığa karşı hukuk zemininde verdiğim mücadelenin ise bu süreçlerin ihtiyaç duydukları iyileştirmeye katkı yapmasını diliyorum.
“Ya nasip” demeyi öğreten bir yolun ehliyim. İçeriden dışarıya bakmış olmak da tekâmül yolculuğumun bir parçası olsun.
“Kâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi,
Kâh inerim yeryüzüne seyreder âlem beni.”
Bu süreç boyunca gösterdiğiniz yüksek güvene layık olmak ömrümün geri kalan kısmındaki temel görevim olacak.
Baki muhabbetle.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler