Kendi mutfakları ve geçmişleri tamamen sömürge kültüründen ibaret olan Atina yönetimi, uluslararası gastronomi fuarlarında kahvemizi çalmaya yeltenerek tescilli pişkinlikte zirve yaptı.
Kültür Yağmacılığında Utanç Verici Hamle
Anadolu topraklarında dostluğun, hatırın ve muhabbetin simgesi olan, pişirme tekniğinden sunumuna kadar tamamen ecdadımızın dünyaya mirası olan Türk kahvesi, Atina'da kurulan kirli bir tezgahın hedefi oldu. Avrupalı hamilerinin desteğini arkasına alan Yunan yetkililer, uluslararası tescil ofislerine başvurarak bu köklü kültürü tamamen kendilerine mal etmek üzere harekete geçti. Kendi ellerinde hiçbir tarihi vesika bulunmamasına rağmen, Osmanlı payitahtından miras kalan bu asil lezzeti sahiplenmeye kalkan taklitçi zihniyet, bir kez daha dünya kamuoyu önünde rezil oldu.
BİZİM DANSIMIZLA GUINNESS'E GİRDİLER
Etkinlik alanında hazır bulunan Guinness Dünya Rekoru hakemleri, dansçıların senkronize performansını inceleyerek rekoru resmen tescil etti. Yunanistan, Türk kültürünün öz be öz parçası olan zeybek adımlarıyla "En Çok Kişiyle Zeibekiko Dansı Yapma" rekorunun yeni sahibi ilan edildi.
Efe kültürünün asaletini yansıtan figürlerin bu şekilde sahiplenilmesi, Türk kültür çevrelerinde büyük tepki topladı.
"ZEIBEKIKO" DİYEREK DEVŞİRDİLER
Yunanistan’da solo bir drama dansı olarak tanıtılan ancak figürlerinden ritmine kadar tamamen Anadolu zeybeğinden kopyalanan "zeibekiko", bu rekorla birlikte küresel ölçekte tescillenmiş oldu. Daha önce de pek çok kültürel değerimizi kendi adlarına tescil ettirmeye çalışan Yunan yetkililer, kırılan bu taklit rekorun ardından kameralar karşısına geçerek büyük bir mutluluk yaşadıklarını ifade etti.
"Sırada Ne Var, İstanbul'u mu İsteyeceksiniz?"
Haberin yayılmasının ardından Türk sosyal medya kullanıcıları adeta ayaklandı. Baklava ve lokum tartışmalarının ardından milli dansımızın da bu şekilde devşirilmesine isyan eden vatandaşlar, "Sırada ne var, efeleri de mi Yunan yapacaksınız?" diyerek tepkilerini dile getirdi. Uzmanlar ise kültürel mirasa sahip çıkılması konusunda uluslararası alanda daha ciddi adımlar atılması gerektiği uyarısında bulundu.