ABD'nin Michigan eyaletine bağlı Ann Arbor kenti, çevre dostu ve yenilikçi bir altyapı projesiyle ezber bozuyor. Kullanım ömrünü tamamlamış otomobil lastiklerini devasa çöplüklere veya yakma tesislerine göndermek yerine, kent yönetimi bu atıkları yolların yapımında kullanmak üzere harekete geçti.
Hayata geçirilen pilot proje kapsamında, yaklaşık 2 bin eski otomobil lastiği özel işlemlerden geçirilerek öğütüldü ve asfalt karışımına dahil edildi. Bu yenilikçi adımın arkasında ise iki temel hedef yatıyor: Giderek büyüyen atık sorununa neşter vurmak ve sürücülere çok daha dayanıklı, sessiz yollar sunmak.

GELENEKSEL ASFALTA KARŞI 'KAUÇUK' SINAVI
Uygulama, tam bir mühendislik deneyi titizliğinde yürütülüyor. Belirlenen güzergahların bir bölümüne klasik asfalt dökülürken, diğer kısımlarına geri dönüştürülmüş lastiklerden elde edilen "kauçuk katkılı asfalt" (rubberized asphalt) serildi. Bu sayede, zaman içinde iki farklı malzemenin ağır kış şartları ve trafik yükü altındaki performansı net bir şekilde karşılaştırılabilecek.
Proje kapsamında kullanılacak toplam 9 bin 300 tonluk asfaltın 3 bin 730 tonluk kısmı bu özel geri dönüşüm harmanından oluşuyor. Sadece bu kadarlık bir karışım için bile 2 bin otomobil lastiği sokaklara geri kazandırılmış oldu.
HEDEF: DAHA SESSİZ VE UZUN ÖMÜRLÜ ALTYAPI
Bölgede her yıl 70 binden fazla lastiğin atıl duruma düştüğünü belirten kent yetkilileri, bu devasa çöp dağlarının genellikle yakıldığını ya da depolama alanlarını işgal ettiğini vurguluyor.
Uzmanlara göre ince kauçuk granüllerin eklendiği bu yeni nesil asfalt, geleneksel yöntemlere kıyasla çatlaklara ve ağır vasıta deformasyonlarına karşı çok daha dirençli. İşin sürücüleri ilgilendiren en güzel yanı ise araçların yarattığı yol gürültüsünü ciddi oranda azaltma potansiyeli taşıması.
Sert kış koşullarıyla bilinen Michigan'da bu pilot uygulamanın test sonuçları olumlu çıkarsa, milyonlarca tonluk kauçuk atığı yepyeni bir altyapı devriminin ana malzemesi haline gelecek. Milyonlarca dolarlık tasarruf ve ekolojik kazanım vadeden bu teknolojinin, gelecekte tüm dünyada yaygınlaşması bekleniyor.