Ana içeriğe geç

Sincan Organize Sanayi işçileri NATO’ya tepkili: Harcamalar neden bizim için yapılmıyor?

Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesi başkent OHAL düzeyinde uygulamalar makyajlanırken, Sincan Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların durumu ve 11.5 milyar TL’yi bulan zirve harcamaları işçilerin tepkisini çekiyor.

Sincan Organize Sanayi işçileri NATO’ya tepkili: Harcamalar neden bizim için yapılmıyor?
Evrensel
16

Ankara – 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek NATO zirvesi öncesinde yoğun bir hazırlık süreci var. Sincan Organize’de hangi fabrikaların açık hangilerinin kapalı olacağı hakkındaki söylentiler işçiler arasında yayılıyor. Hazırlık sürecinde yapılan 11.5 milyar TL harcama, konuştuğumuz işçilerin gözüne batıyor, ilk tepkilerini buraya yöneltiyorlar.

“Para varsa neden asgari ücrete zam yok?”

Erkunt Traktör’de çalışan bir işçi, ara zam beklentisinin karşılanmadığını hatırlatarak, “Ev kiraları asgari ücretle yarışıyor, market fiyatları durmadan artıyor. Madem bu kadar para vardı, neden asgari ücrete ara zam yapılmadı? Neden emekli geçinemiyor? Bu kaynaklar neden işçinin cebine girmiyor?” diye sordu.

“Ayıbımızı örtmeye çalışıyoruz”

Europower çalışanı bir işçi, yıllardır ihmal edilen altyapı çalışmalarının zirve öncesi hızla tamamlanmasını eleştirdi: “Yolları yenilediler, gecekonduları brandalarla kapattılar. Bunlar bugüne kadar yapılabiliyordu da neyi beklediniz? Yabancı temsilciler gelecek diye ayıbımızı örtmeye çalışıyoruz; bizim için yapılmayan ne varsa NATO için yapıldı.”

“Öncelik işçi sağlığı değil, zirve protokolü”

Birçok fabrikada zirve nedeniyle üretime ara verilmesine dikkat çeken Mefa çalışanı bir işçi, üretimin durdurulma gerekçesini şu sözlerle sorguladı: “Pandemi döneminde işçinin canı hiçe sayılarak üretim sürdürüldü, felaketlerde dahi çarklar durmadı. Ancak söz konusu NATO olduğunda, güvenlik ve protokol gerekçeleriyle üretim bir anda durdurulabiliyor. Anlaşılıyor ki konu işçinin sağlığı veya yaşamı olduğunda fabrikaların çarkları asla durmuyor; ancak NATO’nun prestiji veya güvenliği söz konusu olduğunda işçi, belirsiz bir ücret kaybına veya zorunlu izne mahkum edilebiliyor.”

“Güvenlik değil, bağımlılık”

Küçük Pazarlı’dan bir işçi, Türkiye’nin savaş sanayisine ayırdığı payın artmasının geçim koşullarını daha da zorlaştırdığını belirtirken, Yiğit Akü çalışanı bir diğeri ise NATO’nun işlevini sorguladı: “Üsler ülkemizin güvenliğinden çok Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarlarına hizmet ediyor. Her şeyin bir bedeli var; bizi savaşın içine çekip daha bağımlı kılmaya çalışıyorlar.”

“NATO ne işe yarıyor ki?”

Sincan’daki işçiler arasında bugüne kadar NATO’nun Türkiye’yi koruyan bir savunma birliği olduğu görüşü hakimdi. Ancak dünyada artan savaşlar ve Ortadoğu’daki kanlı süreçler, zirvenin Ankara’da yapılmasıyla birlikte bu algıyı sorgulatıyor. Artık pek çok işçi “Bu örgüt ne işe yarıyor?” diye soruyor. Yiğit Akü çalışanı bir işçi, üslerin Türkiye’den ziyade ABD’nin çıkarlarına hizmet ettiğini belirterek, “Bir savaş durumunda hedef haline gelmekten ve çatışmaya çekilmekten endişeliyiz. Hiçbir şey karşılıksız değil; S-400 sistemlerini kullanamıyoruz, enerji maliyetlerimiz artıyor. Bizi kendilerine daha bağımlı kılmaya çalışıyorlar” diyerek tepkisini dile getirdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler