Sunuculuğunu Gazeteci-Yazar Funda Karayel'in yaptığı, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneğinin (TÜSİAD) ev sahipliğinde Türk Atlantik Konseyi ve Hariciye Dış Politika ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen programda, Türkiye'nin eski NATO Daimi Temsilcisi ve ATA Türkiye Başkanı Büyükelçi Mehmet Fatih Ceylan, Atlantik Anlaşması Birliği (ATA) Başkanı Theodossios Georgiou, ATA Türkiye Genel Sekreteri Emir Abbas Gürbüz açılış konuşması yaptı.
Ceylan, burada yaptığı konuşmada, "NATO Zirvesi Diyalogları" etkinliğinin, İttifakın geleceğinin değerlendirilmesi açısından önemli bir platform oluşturduğunu söyledi.
'NATO LİDERLERİ TARAFINDAN BELİRLENECEĞİ AÇIK'Avrupa savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve müttefikler arasındaki işbirliğinin derinleştirilmesinin önemine işaret eden Ceylan, "Doğu ve güneyden gelen dış tehditlerin yanı sıra Atlantik'in iki yakası arasındaki iç ayrışmalar nedeniyle Avrupa-Atlantik güvenliğinin büyük baskı altında olduğu bu dönemde, NATO 3.0'ın gidişatının bugün ve yarın NATO liderleri tarafından belirleneceği açık." dedi.
Georgiou, NATO'nun yeni güvenlik ortamına hazırlanmasında en büyük unsurun askeri kapasite olmadığını belirterek, müttefikler arasındaki güvenin, demokratik kurumlara duyulan inancın ve vatandaş desteğinin İttifakın geleceği açısından stratejik önem taşıdığını dile getirdi.
Bugün güvenliğin artık sadece hükümetlerin sorumluluğu olmadığını vurgulayan Georgiou, enerji, ekonomi, kritik altyapı, teknoloji ve demokratik yaşamın korunmasının da güvenliğin ayrılmaz parçaları haline geldiğinin altını çizdi.
'STRATEJİK ZORLUKLARA KARŞI DAHA HAZIRLIKLI HALE GELİYOR'Georgiou, "Transatlantik ilişkiler zayıflamıyor aksine daha dengeli, daha dayanıklı hale geliyor. Önümüzdeki on yıllarda karşılaşılacak stratejik zorluklara karşı daha hazırlıklı hale geliyor. Bu nedenle bu konuda alınacak kararların etkisi, zirvenin çok ötesine uzanacaktır." ifadesini kullandı.
'ÜLKELERİN YENİDEN SİLAHLANMA SÜRECİ VE BAĞLANTI SORUNUYLA KARŞI KARŞIYAYIZ'
ATA Türkiye Genel Sekreteri Gürbüz de 20. yüzyılın başında ekonomik bütünleşme, teknolojik ilerleme ve küreselleşmenin kalıcı barış umutlarını güçlendirdiğini ancak aynı dönemde kaynak rekabeti, silahlanma yarışı ve sömürgeciliğin tarihin en büyük savaşlarından birine sebep olduğunu hatırlattı.
Bugün de benzer bir dönemin yaşandığına dikkati çeken Gürbüz, "Günümüzde kritik ham maddeler için yaşanan rekabet, ülkelerin yeniden silahlanma süreci ve bağlantı sorunuyla karşı karşıyayız. Öte yandan yapay zeka ve teknolojideki gelişmeler, günümüzde insanlara umut veriyor." dedi.
Gürbüz, bugünün geçmişten önemli bir farkı olduğunu dile getirerek, dünyanın artık kırılgan ittifaklar yerine ortak değerler etrafında birleştiğini ve bu birlikteliğin, yalnızca güvenliğe değil ortak ilkelere dayandığını söyledi.
PANELLER VE YUVARLAK MASA TOPLANTILARINDAN ÖNCE GÜNDEM DEĞERLENDİRİLDİ
Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Başkanı Emekli Büyükelçi Tacan İldem ve Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Güvenlik Genel Müdürü Büyükelçi Mehmet Burçin Gönenli de etkinlik kapsamında yapılan paneller ve yuvarlak masa toplantılarının öncesinde konuşma yaptı.
İldem, "Son zamanlarda müttefikler arasındaki görüşmelerde ortaya çıkan bazı farklılıklara tanık olduk ve bu yeni bir durum değil. Zira NATO tarihinde, bu tür pek çok görüş ayrılığına şahit olduk. Ancak İttifakın güzelliği; ne kadar ciddi görüş ayrılıkları yaşarsak yaşayalım sonunda birliğimizi, uyumumuzu ve dayanışmamızı sergileyebilmemiz." ifadesini kullandı.
Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin tüm liderlerin yer aldığı aile fotoğrafıyla, bu birliği ve uyumu göstereceğini vurgulayan İldem, söz konusu zirvede, müttefiklerin, kolektif savunma konusundaki 5. madde taahhüdüne yeniden bağlılıklarını teyit edeceğini söyledi.
İldem, NATO'nun Avrupa ayağının güçlendirilmesinin ve yük paylaşımının önemli olduğunu vurgulayarak, Ukrayna'da devam eden savaşın güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiğini ve zirvenin önemli bir boyutunun da Ukrayna ve Savunma Sanayi Forumu olacağını aktardı.
TÜRKİYE'NİN ULUSLARARASI ALANDAKİ SİYASİ AĞIRLIĞIGönenli de NATO müttefiki olan Türkiye'nin 1952'den bu yana 2. kez NATO zirvesine ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, bunun Türkiye'nin uluslararası alandaki siyasi ağırlığını, diplomatik etkisini ve müttefikler nezdinde duyulan güveni ortaya koyduğunu söyledi.
Zirvenin en önemli yönlerinden birinin; NATO 3.0 vizyonunun açıklanması olduğunu belirten Gönenli, İttifakın ağırlık merkezinin kademeli olarak Avrupa'ya kayacağını ifade etti.
Gönenli, maddi kaynakların ise NATO'nun askeri gereksinimlerine uygun kapasite geliştirme çalışmalarına da yönlendirilmesi gerektiğine ve NATO tarihinin en geniş kapsamlı sanayi etkinliği olan Savunma Sanayi Forumu'nun önemine dikkati çekti.
Açılış konuşmalarının ardından panel ve yuvarlak masa toplantılarına geçildi.