Ana içeriğe geç

İletişim Başkanı Duran'dan Ankara Zirvesi'nde dikkat çeken NATO mesajı

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NATO Ankara Zirvesi’nin ittifakın yeni güvenlik tehditleri ve kolektif önceliklerini yeniden şekillendirecek tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

İletişim Başkanı Duran'dan Ankara Zirvesi'nde dikkat çeken NATO mesajı
Bengü Türk
16

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında düzenlenen “Müttefikler Ankara’da” programında yaptığı konuşmada, Ankara Zirvesi’nin NATO’nun tarihsel evriminde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) iş birliğinde Ankara Palas’ta düzenlenen programa katılan Duran, Türkiye’nin 2004 İstanbul Zirvesi’nin ardından ikinci kez NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yaptığını hatırlattı.

Uluslararası güvenlik ortamının son yıllarda köklü biçimde değiştiğine işaret eden Duran, müttefiklerin büyük güç rekabeti, bölgesel çatışmalar, hibrit tehditler, teknolojik dönüşüm ve kurallara dayalı uluslararası düzene yönelik baskılarla şekillenen daha karmaşık bir güvenlik ortamıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Duran, “Bu değişimler, NATO üyelerinin yeni tehdit algılarını ve kolektif önceliklerini yeniden değerlendirmesini gerektirmektedir. Ankara Zirvesi, NATO’nun tarihsel evriminde bir başka dönüm noktasını temsil etmektedir.” ifadelerini kullandı.

“NATO 3.0 GÜVENLİĞE YENİ YAKLAŞIMI İFADE EDİYOR”

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa’nın güvenlik mimarisindeki kırılganlığı ortaya koyduğunu belirten Duran, İran ve Körfez çevresindeki gelişmelerin enerji güvenliği ve deniz yollarının önemini yeniden gösterdiğini dile getirdi.

NATO’nun doğu ve güney kanatlarını artık ayrı değerlendiremeyeceğini vurgulayan Duran, Hürmüz Boğazı, Körfez, Suriye, Irak, Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Sahel’in aynı güvenlik denkleminde ele alınması gerektiğini ifade etti.

Duran, “Bunun için askeri ve askeri olmayan araçların birlikte çalışabileceği ortak anlayışa ihtiyacımız var. NATO 3.0 tam da bunu ifade ediyor.” dedi.

“TÜRKİYE NATO’NUN İKİNCİ BÜYÜK ORDUSUNA SAHİP”

Türkiye’nin 1952’den bu yana NATO’nun kararlı üyelerinden biri olduğunu vurgulayan Duran, ülkenin Afganistan’dan Kosova’ya, Bosna’dan Irak’a kadar birçok görevde ittifaka katkı sunduğunu söyledi.

Steadfast Dart 2026 Tatbikatı’na yaklaşık 2 bin personel ve milli imkanlarla geliştirilen sistemlerle katılım sağlandığını belirten Duran, Türkiye’nin hem Ukrayna hem Rusya ile, aynı zamanda İran ve ABD ile temas kurabilen az sayıdaki ülkelerden biri olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlerle yürüttüğü diplomatik ilişkilerin önemli bir fırsat sunduğunu belirten Duran, “Türkiye artık yalnızca doğu ile batı arasında değil, birçok krizde batı ile batı arasında yer alan bir aktördür.” değerlendirmesinde bulundu.

SAVUNMA SANAYİSİNDE YERLİ ÜRETİM YÜZDE 82’YE ULAŞTI

Türkiye’nin milli savunma sanayisinde önemli mesafe katettiğini dile getiren Duran, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin bu dönüşümü “savunma sanayi devrimi” olarak nitelendirdiğini hatırlattı.

Savunma bütçesinin 2021’de 13 milyar dolardan 2025’te yaklaşık 32 milyar dolara yükseldiğini belirten Duran, savunma ve havacılık ihracatının 10 milyar doları aştığını, yerli üretim oranının ise yüzde 82 seviyesine ulaştığını söyledi.

“DEZENFORMASYON ARTIK GÜVENLİK MESELESİ”

Siber saldırılar, yapay zeka destekli manipülasyon ve dezenformasyonun günümüz güvenlik ortamının ayrılmaz parçaları haline geldiğini ifade eden Duran, kamuoyunun sistematik manipülasyona karşı korunmasının önemine dikkat çekti.

Türkiye’nin dezenformasyon ve hibrit tehditlerle mücadelede önemli kurumsal kapasite oluşturduğunu belirten Duran, siber güvenlik, yapay zeka ve kritik altyapıların korunmasının NATO’nun savunma doktrininin temel unsurları arasında yer alması gerektiğini söyledi.

Konuşmasının sonunda Duran, “Müttefikler Ankara’da” programının yeni güvenlik mimarisinin şekillenmesine katkı sunacağını belirterek, Ankara Zirvesi’nin NATO’nun hedefleriyle uygulamaları arasındaki farkı azaltmasını temenni etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler