Ana içeriğe geç

MHP Lideri Devlet Bahçeli: Kabotaj hakkı, deniz egemenliğinin iç cephesini tahkim eden hukuki ve milli bir zırhtır

MHP Lideri Devlet Bahçeli grup toplantısında konuştu. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabatoj Bayramı'nı kutladı. "Mavi Vatan Türkün çelik iradesiyle ilelebet muhafaza bulsun" ifadelerini kullandı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli: Kabotaj hakkı, deniz egemenliğinin iç cephesini tahkim eden hukuki ve milli bir zırhtır
Bengü Türk
16

MHP Lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Merhum Barbaros Hayrettin Paşa’ya atfedilen o sözü hatırlatarak 1 Temmuz Denizcilik ve Kabatoj Bayramı'nı kutladı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Merhum Barbaros Hayrettin Paşa’ya atfedilen o kutlu söz hâlâ deryalarımızın ufkunda yankılanmaktadır: “Denizlere hâkim olan, cihana hâkim olur.”

Türk tarihi bize göstermiştir ki denizi yalnız kıyıdan seyreden milletler, tarihin akışını da uzaktan izlemek zorunda kalır.

Fakat denize açılan, denizlerde sancağını taşıyan; denizlerde egemenlik kurup enginleri ticaretin, vatan müdafaasının ve yeri geldiğinde diplomasinin ayrılmaz parçası haline getiren milletler, çağların yönünü tayin eder.

Osmanlı Devleti’nin Karadeniz’de Sinop’tan Trabzon’a, Kırım hattından Boğazlara uzanan hakimiyet iddiası; Akdeniz’de Rodos’un, Kıbrıs’ın, Girit’in ve Preveze’de tarih yazan zaferinin ardında yatan hakikat de budur.

Türk devlet iradesi, asırlarca denizlerde derinleşmiş; mavilikler boyunca al bayrağa yeni yurtlar eklemiştir.

Millî Mücadele yıllarında da bu hakikat değişmemiştir. İzmir’in işgaliyle Adalar Denizi kıyılarında başlayan acı imtihan, Türk milletinin Anadolu’ya hapsedilmek istendiğini göstermiştir.

Akdeniz kıyılarında, Antalya’dan Çukurova’ya uzanan işgal hevesleri; limanlarımıza, sahillerimize, ticaret damarlarımıza ve milli hâkimiyetimize kastetmişlerdir.

Buna karşın Türk milleti; Aydın’da efeleriyle, Maraş’ta edeleriyle, Adana’da yiğitleriyle, İzmir’de düşmana korkusuzca atılan cengaverleriyle, Anadolu’nun her köşesinde şahlanan Kuvayı Milliye iradesiyle ayağa kalkmış; düşmanı yurdumuzdan söküp atmıştır.

Bu sebeple deniz; Sinop’ta Anadolu’nun kuzeye açılan nefesi, Trabzon’da ticaret yollarının ezelî kapısı, Kırım’da soydaşlık hukukunun sızlayan hatırası, Preveze’de Türk denizciliğinin çağlara meydan okuyan zafer mührü, Kıbrıs’ta egemenliğimizin Akdeniz’e dikilen sancağı, İzmir’de istiklal yürüyüşümüzün son adımıdır.

Karadaki istiklalimizi denizlerdeki hakimiyetle tamamlayan, limanlarımızı üretime, tersanelerimizi teknolojiye, donanmamızı caydırıcılığa, Mavi Vatan’ımızı da milli egemenliğimizin ayrılmaz cephesine dönüştüren de işte o adımla başlayan tarihi yürüyüşümüzdür.

1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın manası da tam burada düğümlenmektedir.

Kapitülasyonların karanlık dehlizlerinden aydınlığa erişen Türk milletinin; denizlerinde hür, limanlarında söz sahibi, kıyılarında kayıtsız şartsız egemen bir devlet olma iradesinin adı, büyük bir Cumhuriyet hamlesidir.

1 Temmuz, Türk denizciliğinin esaret zincirlerini kırdığı, kıyılarımızın ve sahillerimizin yabancı imtiyazların gölgesinden kurtulup milli hakimiyetin sancağı altına girdiği tarihi bir eşiktir.

Bugün Ankara’da NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmanın tarihi dönemecindeyken, 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nın ihtiva ettiği milli mana, istikbal çizgimizde çok daha berrak ve stratejik bir çehre kazanmaktadır.

Bilinmelidir ki NATO’nun masasında Karadeniz güvenliği telaffuz ediliyorsa bunun yegâne kilidi Türk Boğazlarıdır; küresel deniz yollarının emniyeti aranıyorsa bunun sarsılmaz güvencesi Montrö iradesidir; enerji arzının sürdürülebilirliği tartışılıyorsa bunun can damarı Hürmüz’den Doğu Akdeniz’e uzanan o kırılgan jeopolitik hattır.

Karadeniz’in sükûnet iklimi, Akdeniz’in emniyet çemberi, küresel enerji kordonlarının emniyeti ve tahıl koridorlarının kesintisiz işlerliği; doğrudan doğruya Ankara merkezli Türk devlet aklının soğukkanlı, dirayetli ve dengeli duruşuna endekslidir.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni bugüne kadar bir kuyumcu titizliği ve tavizsiz bir egemenlik şuuruyla uygulayan Türkiye; Karadeniz’de fitili ateşlenmek istenen bölgesel yangınları frenleyen, gerilimin deniz havzalarına taşmasını engelleyen ve ittifakın doğu kanadına stratejik akıl kazandıran yegâne aktördür.

Kabotaj hakkı, bu büyük ve muhalled deniz egemenliğimizin iç cephesini tahkim eden hukuki ve milli bir zırhtır.

Kendi kıyılarımızda deniz ticareti ve taşımacılık hakkını millileştirerek limanlarımızda yabancı imtiyazların sömürgeci gölgesini yırtıp atan Cumhuriyet iradesi; bugün Mavi Vatan’ımızın her bir damlasında, deniz yetki alanlarımızda, stratejik tersanelerimizde, şanlı donanmamızda ve her geçen gün büyüyen deniz ticaret filomuzda aynı haysiyet ve ruhla nefes almaktadır.

Kabotaj, dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de gözbebeğimiz gibi korunması, anasının kucağından ayrılmamış bir yavru gibi büyütülmesi ve jeopolitik derinliğiyle kavranması mecburi olan istiklal mevziidir.

Bu sebeple 1 Temmuz’u, milli hâkimiyetimizin enginlerimizdeki mühürlü tapusu, Misak-ı Milli şuurunun denizlerdeki yansıması olarak telakki etmekteyiz.

NATO heyeti Ankara’ya gelirken zihinlere mıh gibi kazımalıdır ki; Türkiye’nin denizlerdeki varlığı ve sarsılmaz mutlakiyeti, yalnızca sınır güvenliği için değil; bölgesel barışın, küresel enerji yollarının emniyetinin ve ittifakın caydırıcılık kapasitesinin ayakta kalabilmesi için de hava kadar, su kadar hayatidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün o muhteşem ifadesiyle “Toprakların ucu deniz olan bir ulusun sınırını, halkının kudreti ve yeteneğinin hududu çizer.”

Bu inançla, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor; Türk denizciliğini omuzlayan asil kaptanlarımızı, gemi insanlarımızı, tersanelerimizde harikalar yaratan mühendis ve işçilerimizi, liman çalışanlarımızı, ailesinin rızkını dalgalardan çıkaran balıkçılarımızı ve vatanımızın masmavi seccadesinde gece gündüz nöbet tutan kahraman Türk ordusunun bir parçası olan Deniz Kuvvetlerimizi şükran ve saygıyla selamlıyorum.

Rabbim ay yıldızlı al bayrağımızı karada indirmesin, denizde soldurmasın, göklerde gölgeletmesin.

Mavi Vatan Türkün çelik iradesiyle ilelebet muhafaza bulsun."

Kaynağa Git

İlgili Haberler