İstanbul Küçükçekmece'de üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın vahşice katledilmesiyle ilgili davanın üçüncü duruşması Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Davada Cemil Koç’a Esra Tokyaz’ın ifadelerini gönderen polislerin de dosya kapsamına alınmasıyla 9’u tutuklu 11 erkek bu dosyada yargılanıyor.
Duruşmaya Cemil Koç’un savunmasıyla başlandı. Savunmanın ardından üç tanığın dinlenmesi bekleniyor. Ayrıca Esra Tokyaz, Diyarbakır’da öldürülen Ejegül Ovezova’ya yönelik şiddet iddialarıyla ilgili görsel deliller sunacağını açıkladı.
Esra Tokyaz, duruşmada Cemil Koç'un 2020’li yılların başından bu yana sistematik şiddet uyguladığını anlattı. Bu iddialarla ilgili görsel deliller ve tanıklar bulunduğunu söyledi.
Tokyaz sunduğu belirtilen deliller arasında, Cemil Koç'un Ejegül Ovezova’ya yönelik darp iddialarına ilişkin görüntüler, darp raporu ve tanık beyanlarının olduğunu söyledi.
İddialara göre görüntülerde Ovezova’nın iple bağlandığı, darbedildiği, saçından sürüklendiği ve Cemil K.’nin bu sırada sigara içtiği görülüyor.
Esra Tokyaz ayrıca, Cemil Koç'un daha önce Ejegül Ovezova’ya yönelik baskı ve işkence uyguladığını, bazı kişilere yönelik tehdit ve manipülasyon girişimlerinde bulunduğunu iddia etti.
Duruşmaya Cemil Koç'un savunmasıyla başlandı. Savunmanın ardından üç tanığın dinlenmesi bekleniyor.
Duruşmaya Cemil Koç cezaevinden SEGBİS'le bağlandı.

ÇİRKİN ESKORT İDDİASI
Cemil Koç savunmasında, dosyaya sunulan bazı delillerin eksik değerlendirildiğini öne sürdü. Avukatların soruşturma dosyasına ek deliller sunduğunu belirten Cemil K., kendisinin de bazı kayıtların incelenmesini istediğini söyledi.
Cemil Koç'un, Esra Tokyaz ile polis Mert arasında geçen konuşmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Avukat soruşturma dosyasına beş ek sundu, bunların bizim delilimiz olduğunu söyledi. Sonrasında iki delil daha gönderdi. Ortaya çıkmasını istemedikleri delilden söz etmiyorlar. Ben o delilden bahsetmek istiyorum. Bu delil, Esra ile polis Mert arasındaki konuşmalar. ‘Esra’nın eşyaları mı?’ diye soruyor. Esra da ‘evet’ diyor. ‘Bu zorlama mı?’ diye soruyor. Aralarında ilişki olduğunu söylüyorlar. Mayosunun ıslak olduğunu söylüyor. Adli tıp incelemesinde ise kan olmadığı ortaya çıkıyor.”
Cemil Koç'un, kamuoyunda Esra Tokyaz’ın anlatımlarına inanıldığını ancak kendi iddialarını kanıtlayacağını savundu.
“Esra ne derse herkes inanıyor. Bunu anlıyorum ama ben tüm söylediklerimi ispatlayacağım” diyen Cemil Koç., Esra Tokyaz’ın kendisiyle ilgili bazı iddialarının gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
Cemil Koç'un, WhatsApp üzerinden yapılan bir görüşmeye ilişkin de “Ses kaydının kesildiğini söyledim. Sonrasında yanlış anlaşıldığını söylediler. Esra Tokyaz’ın iddia ettiği bazı cümleler o kayıtta yok” ifadelerini kullandı.
Savunmasında Ayşe Tokyaz’ın ölümü öncesine ilişkin iddialara da değinen Cemil Koç, “Ayşe’nin düştüğü gün hiç tartışmadık” dedi.
Cemil Koç, “Benim indirim talebim yok” diyerek herhangi bir ceza indirimi istemediğini belirtti.
Esra Tokyaz’ın bazı ifadelerine karşı çıkan Cemil Koç'un, “Burada iftira var. Üç farklı algı oluşturuluyor. Bu ses kaydının tamamı bende var” dedi.
Cemil Koç ayrıca, Esra Tokyaz’ın “sürprizim var” şeklindeki sözlerine ilişkin de “Ben söylediklerimin arkasındayım” dedi.
Polis Mert ile ilgili iddialara da değinen Cemil Koç, kayıtları yedeklediğini ve bu nedenle inkâr edilmesini engellemek istediğini söyledi.
Duruşmada ayrıca Esra Tokyaz’ın Ayşe Tokyaz’a ilişkin değerlendirmeleri de gündeme geldi. Esra Tokyaz, Ayşe’nin şiddet gördüğünü gösteren görüntü ve belgelerin bulunduğunu belirterek, “Bu görüntülere bakınca kızın dayak yediği belli. Adam onu eczaneye götürmüş, Ayşe de adamın elini tutmuş” dedi.
Cemil Koç savunmasına devam ederken, Ayşe Tokyaz ile yaşadıklarını anlattı. Cemil K., Ayşe’nin kendisine “Sana bir şey söylesem dinler misin? Sana her şeyi anlatsam, bir daha yalan söylemeyeceğim desem beni affeder misin?” dediğini, kendisinin ise “hayır” yanıtını verdiğini öne sürdü.
Cemil Koç, Ayşe’ye “Benimle konuşurken kaç kişiyle konuşuyordun?” diye sorduğunu, Ayşe’nin de “dört” yanıtını verdiğini iddia etti. Savunması sırasında Ayşe Tokyaz’ın özel hayatına ilişkin iddialarda bulunan Cemil Koç, Ayşe’nin eskort olduğunu öne sürdü.
Cemil Koç, daha sonra yaşananları şöyle anlattı:
“Sonrasında hastaneye gitmedik, eczaneye gittik. Göz damlası aldık. Esra’ya ne diyeceğiz dedim, Ayşe ‘ben hallederim’ dedi. Eve gelince kapıya vurduk. Esra ‘gözüne ne oldu?’ dedi. Ayşe ‘lens kaçtı gözüme’ dedi.
Esra’ya öfkeliydim. Ona kinim vardı. ‘Bu evde sana yer yok, seninle görüşmeyeceğiz’ dedim. Ayşe ile gitmeye çalıştı. Ayşe ile odada konuştular. Ayşe gelmiyor, ben de gideceğim dedim. Ben zorla tutmuyorum, gitsin dedi. Esra ‘kalıyorsa kalacağım’ dedi. Ayşe ve Esra’yı kovdum. Onlar gitti.
Aradan on beş dakika geçmedi, kapı çaldı. Esra ve Ayşe kapıdaydı. Ayşe ‘telefonumu unuttum’ dedi. Bahane tabii. Bulamadı Ayşe de. ‘Ben gitmek istemiyorum’ dedi Ayşe.
O esnada Esra yine geldi, odaya gittiler. Bu iş çocuk oyuncağına döndü. Esra gitsin istiyorum. Esra gitti, Ayşe kaldı.”
Cemil Koç, ertesi gün Ayşe Tokyaz ile birlikte havuza gittiklerini ve iyi bir gün geçirdiklerini söyledi.
Savunmasına devam eden Cemil Koç, ayın 9’unda Ayşe’nin Esra ile görüştükten sonra “Esra’yı eve davet edelim” dediğini iddia etti. Kendisine “Ben çağıramam, evden kovduğum kişiyi nasıl davet edeyim” dediğini aktaran Cemil Koç, ayın 10’unda Ayşe’nin bu konuda tekrar ısrar ettiğini söyledi.
Cemil Koç, “Esra’ya haber verelim, yüzükleri getirsin” dediğini, Bahçelievler’de buluşmak için plan yaptıklarını belirtti.
Cemil Koç, devamında şunları söyledi:
“Cemal’i aradım. ‘Cemal, Esra’yı alırsın, Bahçelievler’e doğru gelin’ dedim. Ayşe yavaş hazırlanıyordu. ‘Sana aşağı inip meyve tabağı hazırlayayım’ dedi. Sonra düştü.”

Duruşma öncesinde Küçükçekmece Adliyesi önünde toplanan kadın örgütleri ve Tokyaz'ın ikiz kardeşi Esra Tokyaz kamuoyuna açıklamalarda bulundu. Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler adına Evrim Gürenin ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu adına Ece Akpulat tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler dile getirildi:
"KATİLİ VE SUÇ ORTAKLARINI BİLİYORUZ"
"Bugün, 13 Temmuz 2025 tarihinde yol kenarında bir valizde ölü olarak bulunan Ayşe Tokyaz cinayetinin 3. duruşması için Küçükçekmece Adliyesi’ndeyiz. Katili ve suç ortaklarını biliyoruz. Katil Cemil Koç; ihraç polis! Suç ortakları; görevdeki polisler ve mafyatik ilişki ağları içindeki erkekler. Geçtiğimiz duruşmada kamu gücünü kullanarak Cemil Koç’a Esra Tokyaz’ın ifadelerini gönderen polislerin de dosya kapsamına alınmasıyla 9’u tutuklu 11 erkek bu dosyada yargılanıyor.
Ayşe Tokyaz’ın Cemil Koç tarafından öldürülmesinin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. Sicilinde kasten yaralama, rüşvet, gasp, tehdit, uyuşturucu kullanımı gibi birçok suç kaydı bulunan Cemil Koç, 2024 yılında meslekten ihraç edilmiş eski bir polis. Aynı zamanda 2023 yılında Diyarbakır’da bir sitenin 8. katından düşerek hayatını kaybeden ve kayıtlara 'şüpheli ölüm' olarak geçen Ejegül Ovezova’nın da katili.
"SUÇ ORTAKLIĞI VAR"
Bu bir yılda yapılan iki duruşmada gördük ki Cemil Koç’un 'geçmişte bazı sorunlu işlere karışmış biri, yardım eder diye düşündüm, aradım' dediği, Ayşe’nin bedeninin bulunduğu bavulu taşıması için yüz binlerce lira verdiği erkeklerin suç ortaklığı var bu cinayette. Katilin getir götür işlerini yapan, cinayet sonrası evi temizleten, Esra kardeşini ararken Küçükçekmece ve Halkalı karakollarında onu oyalayan, instagramdan ekleyip taciz eden, ifade tutanağını katil Cemil Koç’a gönderen erkeklerin suç ortaklığı var. Polis çevirmesine girmemek için cinayetten sonra yanında gezdirdiği bir başka polis erkeğin suç ortaklığı var. Ayşe Tokyaz’ı sadece Cemil Koç değil, görevini yapmayan, eski meslektaşları bir erkeği kollamayı bir kadının hayatından önemli gören polisler ve katilin suç ilişkileri içinde olduğu erkekler el birliği ile öldürdü.
Kardeşi Esra'nın çabası olmasa tüm bunları hiç bilmeyecektik, Ayşe’nin öldürülmesinin üstü örtülecek, kayıtlara şüpheli ölüm olarak geçecek, dosya kapanacaktı. Tıpkı Ejegül gibi"
Açıklamada önceki duruşmaya ilişkin de şu ayrıntılara yer verildi:
"Bir önceki duruşmada katil Cemil Koç’a kız kardeşini arayan Esra’nın ifadelerini gönderen polisleri dinledik. Görevi tam da şiddeti önleme ve acil müdahale etme olan polisler, katil Cemil Koç’a olay özetleri ve ifade tutanaklarını sızdırmak için POLNET sistemini nasıl kullandıklarını anlattılar. Neredeyse bütün sanıklar tutuklu olma nedenlerini 'medyanın olayları köpürtmesi'ne bağladı. Mahkeme salonundaki gazetecilere sürekli laf atıldı. Feminist örgütlerin, kadın örgütlerinin, baroların davayı takip etmesi mahkeme üstünde baskı olarak tanımlandı. Sanki ortada bir kadın cinayeti yokmuş, sanki o sanık sandalyelerinde oturanlar cinayet öncesinde, sırasında, sonrasında katille hiç suç ortaklığı yapmamış gibi, duruşma boyunca işledikleri suçu üzerlerinden atlamaya çalıştılar.
Oysa bu bir kadın cinayeti dosyası! Bu erkek şiddetinin; nasıl bir şebekeyle, nasıl bir süreçle kadınların hayatını çaldığını, kadınların bu erkekler karşısında nasıl savunmasız bırakıldığını anlatan bir dava. Ve biliyoruz ki davalarımızda erkek adalet değil gerçek adalet, verdiğimiz mücadeleyle mümkün oluyor.
"SERBEST BIRAKILMASAYDI AYŞE HAYATTA OLABİLİRDİ"
Bir kez daha söylüyoruz. Ejegül Ovezova’nın şüpheli ölümünün üstü kapatılmasaydı ve Cemil Koç serbest bırakılmasaydı Ayşe hayatta olabilirdi. Esra’nın kardeşi için ihbarda bulunduğu polisler görevini yapsaydı Ayşe hayatta olabilirdi. Ayşe Tokyaz cinayetinde sorumluluğu olan bütün faillerin açığa çıkarılmasını ve hak ettikleri cezayı almalarını istiyoruz. Ama bu da yetmez! Bizler katil Cemil Koç ve suç ortağı olduğu erkeklere bu gücü; önleyici koruyucu politikaların olmamasının, cezasızlığın ve adaletsizliğin, kadınların başına bir şey geldiğinde onları yalnız bırakan bir bütün olarak erkek egemen sistemin verdiğini biliyoruz. Kadın cinayetlerini önlemekle yükümlü kurumlar etkin bir şekilde işletilene ve erkek şiddeti son bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz"
İDDİANAMEDE AĞIR CEZALAR İSTENİYOR
Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen kapsamlı iddianamede, katil zanlısı Cemil Koç hakkında 'kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsin yanı sıra hürriyeti yoksun kılma ve şantaj gibi suçlardan 15 yıla kadar ek hapis cezası isteniyor. Davanın diğer tutuklu 7 sanık hakkında 'Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme' 20 yıla kadar varan ağır hapis cezaları talep ediliyor. Oğuz Kal'ın zanlı Cemil Koç'un işlediği suça iştirak ettiğinin belirlenmesi üzerine 'Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak' suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlar yönünden 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
NE OLMUŞTU?
İstanbul Mithatpaşa Mahallesi'nde 13 Temmuz günü cansız bedeni bir valiz içerisinde bulunan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmada, olayın failinin daha önce çok sayıda suçtan meslekten ihraç edilen eski polis Cemil Koç olduğu belirlenmişti. Genç kızın, şüphelinin Küçükçekmece'deki evinde katledilerek yol kenarına bırakıldığı güvenlik kamerası kayıtlarıyla kesinleşmiş, yürütülen operasyonlar sonucunda, aralarında Cemil Koç'un, cinayete iştirak eden 20 suç kayıtlı Oğuz Kal'ın ve kasten öldürmeye yardım ettiği tespit edilen aktif görevdeki bir polis memurunun da bulunduğu toplam 7 şüpheli tutuklanmıştı.
Olayla bağlantılı olarak katil zanlısı dahil çok sayıda kişi tutuklanırken, soruşturmanın en karanlık noktası ise emniyet içinden yaşanan köstebek skandalı olmuştu. Soruşturmanın en çarpıcı aşaması ise emniyet içinden yaşanan köstebek skandalı olmuştu. Maktulün kardeşi Esra Tokyaz'ın savcılığa verdiği gizli ifadelerin bizzat katil Cemil Koç'a iletildiği tespit edilmişti. Yapılan detaylı incelemelerde, Malatya Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli bazı polislerin emniyet sistemine girerek katile bilgi servisi yaptığı saptanmış ve bu gizlilik ihlaline karışan dört polis daha tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.