ABD Yüksek Mahkemesi, Donald Trump yönetiminin göçmen politikasını onaylayarak yüz binlerce kişinin yasal koruma statüsünü sonlandırma kararı verdi. İlk etapta Haitili ve Suriyelileri etkileyen bu tarihi karar, Amerika'da geçici korumayla yaşayan 1,3 milyon göçmeni sınır dışı edilme tehlikesiyle baş başa bıraktı.
ABD Yüksek Mahkemesi, Donald Trump yönetiminin sert göçmen politikalarına büyük bir hukuki destek verdi ve ülkede "yasal koruma" statüsüyle bulunan yüz binlerce kişiyi olumsuz etkileyecek bir karara imza attı.
Mahkeme, 3 liberal yargıcın karşı oyuna karşılık muhafazakar 6 yargıcın oyuyla Trump yönetiminin, ABD'de "geçici koruma statüsü" ile bulunan yüz binlerce Haitili ve Suriyeli göçmenin bu statülerini sonlandırmasına onay verdi.
Mahkemenin, Haitili ve Suriyeli göçmenlerle ilgili verdiği karar, fiilen aynı programdan yararlanan ve 17 ülkeden gelen yüz binlerce göçmeni de olumsuz etkileyebilecek.
Söz konusu kararla, ABD İç Güvenlik Bakanlığının "geçici koruma statüsü" programını sonlandırmasına izin verdiği için Trump yönetiminin, sadece Haitili ve Suriyeli değil, başka ülkelerden aynı programla gelen diğer göçmenleri de zaman içinde sınır dışı edebileceği belirtildi.
YÜKSEK MAHKEME YÖNETİMİN TARAFINDA
Adalet Bakanlığı, yaklaşık 350 bin Haitili ve 6 bin Suriyeli için programın sona erdirilmesi talebiyle alt mahkemelerde olumsuz karar çıkmasının ardından Yüksek Mahkeme'ye başvurmuştu.
Yüksek Mahkeme, daha önce de yönetimin tarafını tutmuş ve Venezuela’dan gelen kişiler için programın sonlandırılmasına izin vermişti.
1,3 MİLYON KİŞİ BU STATÜDEN FAYDALANIYOR
ABD Kongresi, 1990'da ABD’deki göçmenleri silahlı çatışma, doğal afet veya başka bir olağanüstü krizle boğuşan ülkelere sınır dışı edilmekten korumak amacıyla geçici koruma statüsünü (TPS) oluşturmuş ve bu sayede göçmenlerin ABD’de en fazla 18 ay boyunca yasal olarak çalışabilmelerini sağlayan düzenlemeyi yapmıştı.
Trump yönetimi ise ABD'de 17 ülkeden bu statüde yaklaşık 1,3 milyon kişinin bulunduğunu ve bu kişilerin geçici olan yasal statülerinin uzatılmaması gerektiğini savunuyordu.