CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 36. NATO Zirvesi öncesinde alınan güvenlik önlemleri ile yüksek maliyetli hazırlıkları eleştirdi. Günaydın, yoksul mahallelerin açık hava panolarıyla kapatıldığı iddialarına ilişkin, “Parayı yoksulluğu gizlemek için değil, yoksulluğu bitirmek için harcayın” ifadelerini kullandı.
"NATO TOPLANTISIYLA MECLİS'İN NE SORUNU VAR"
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Bingöl, siyasi partilerin grup başkanvekillerine söz verdi.
Genel Kurul’da konuşan Gökhan Günaydın, NATO Zirvesi gerekçesiyle Ankara’da alınan tedbirlerin olağan sınırları aştığını savundu. Başkentte yaşamın durma noktasına geldiğini öne süren Günaydın, TBMM’nin çalışmalarına ara verilmesine tepki gösterdi.
Günaydın, “Meclis kapalı. NATO toplantısıyla Meclis’in ne sorunu var ki? Meclis çalışmaya, yasama ve denetim faaliyetini yürütmeye niye devam edemiyor?” diye konuştu.
“YOKSULLUĞU GİZLEMEK YERİNE ORTADAN KALDIRIN”
Zirve hazırlıkları kapsamında bazı yoksul mahallelerin açık hava panolarıyla kapatıldığını öne süren Günaydın, bu uygulama için harcanan kaynakların yurttaşların yaşam koşullarını iyileştirmek için kullanılması gerektiğini söyledi.
Günaydın, “Keşke bu harcadığınız parayı yoksulluğu gizlemek için değil de o mahalleleri yoksulluktan kurtarmak için harcasaydınız” ifadelerini kullandı.
Bazı medya kuruluşlarının zirveyi takip edemeyeceğini belirten Günaydın, “Bu basın organlarıyla derdiniz ne?” diyerek tepki gösterdi.
"NATO TUTUKLAMALARI KABUL EDİLEMEZ"
NATO Zirvesi öncesinde yapılan gözaltı ve tutuklamalara da değinen Günaydın, TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer ile akademisyen Emel Memiş’in tutuklanmasını eleştirdi.
Tutuklamaların olası protestoları engellemeye yönelik olduğunu savunan Günaydın, “Önleyici kolluk tedbiri diye açıklamaya çalışıyorsunuz. Oysa hürriyeti bağlayıcı cezayı önleyici kolluk tedbiri olarak açıklamaya yelteniyorsunuz” dedi.
“ULUSAL GÜVENLİK HAMASETLE DEĞİL, PLANLAMAYLA SAĞLANIR”
Türkiye’nin savunma kapasitesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Günaydın, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine uzun süredir yeni savaş uçağı girmediğini, F-35 programından çıkıldığını ve Eurofighter tedarikinin gerçekleşmediğini belirtti.
Günaydın, “Türk Silahlı Kuvvetleri elbette ulusal güvenliğimiz açısından onurumuzdur. Kuvvetli bir orduya bu coğrafyada herkesin ihtiyacı vardır ancak ulusal güvenlik hamasetle değil, akılcı planlamalarla olur” ifadelerini kullandı.