İstanbul’da gerçekleştirdikleri temasların ardından değerlendirmelerde bulunan BofA analistleri, ABD ile İran arasında olası bir anlaşmanın ve petrol fiyatlarında görülen sert düşüşün Türkiye ekonomisine yönelik beklentileri olumlu etkilediğini belirtti.
Hande Küçük, David Hauner ve Claudio Irigoyen’in yer aldığı analizde, enerji fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon, cari işlemler dengesi ve rezervler üzerindeki kısa vadeli riskleri azalttığı ifade edildi.
Gözler TCMB’nin atacağı adımlarda
Analistler, haziran ayında açıklanan olumlu tüketici fiyat endeksi verileri, turizm gelirlerinin güçlü seyri, ithalattaki yavaşlama ve sınırlı dolarizasyon eğiliminin yaz aylarında sermaye girişlerini desteklediğini ve rezervlerde artışa katkı sağladığını vurguladı.
Bu gelişmelerin ardından piyasalarda dikkatin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın para politikasında atacağı adımların zamanlaması ve hızına çevrildiği belirtildi.
Faiz indirimi için ekim ayı işaret edildi
BofA’ya göre TCMB’nin ilk aşamada operasyonel normalleşme kapsamında bir haftalık repo ihalelerini yeniden devreye alması bekleniyor. Analistler, enflasyon ve rezerv göstergelerindeki olumlu eğilimin sürmesi halinde ekim ayında 100 baz puanlık politika faizi indirimi için uygun koşulların oluşabileceğini öngördü.
Raporda ayrıca altın fiyatlarındaki oynaklığın, hem TCMB rezervleri hem de bankacılık sektörünün döviz likiditesi açısından önemini koruyan ancak yönetilebilir nitelikte bir risk olduğu ifade edildi.
Seçim takvimine ilişkin değerlendirme
Ekonomistler, mevcut görünüm çerçevesinde 2027 sonbaharının bir sonraki seçimler için en güçlü ihtimal olmaya devam ettiğini belirtti.
İstanbul’daki görüşmeler kapsamında bankalar ve varlık yönetim şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle bir araya geldiklerini aktaran analistler, makroekonomik görünüm ve finansal piyasalar üzerine değerlendirmelerde bulunduklarını kaydetti.
Yapılan açıklamada, “ABD-İran anlaşmasına yönelik haber akışının ardından makroekonomik görünüme ilişkin beklentiler daha olumlu bir zemine oturdu” ifadelerine yer verildi.
Enflasyonda kademeli gerileme beklentisi
BofA raporunda, temmuz-eylül döneminde baz etkilerinin enflasyondaki düşüşü desteklemesinin beklendiği belirtildi. Bununla birlikte çekirdek enflasyondaki katılık, okulların açılmasıyla ortaya çıkabilecek fiyat baskıları ve olası tek seferlik fiyat ayarlamalarının sürecin daha kademeli ilerlemesine neden olabileceği ifade edildi.
Öte yandan iç talepte devam eden yavaşlamanın söz konusu riskleri kısmen dengeleyebileceği değerlendirmesinde bulunuldu. Raporda görüşlerine yer verilen yerel bankacıların büyük bölümünün, petrol fiyatlarının çatışma öncesindeki seviyelerin de altına gerilemesi halinde enflasyon görünümünde aşağı yönlü risklerin güçlenebileceğini düşündüğü aktarıldı.
Bankacılık sektörü temsilcilerinin beklentilerine göre, manşet enflasyonun 2026 yılının sonunda yüzde 29 ila 30 bandında gerçekleşmesi öngörülüyor.