ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFES
Artan geçim derdi ve belirsizlikler nedeniyle vatandaş adeta dert küpü oldu. Maddi imkansızlıklar nedeniyle insanlar kendini mutsuz hissediyor.
Araştırma şirketi Ipsos’a göre, insanlar mevsimsel bir bahar değil yaşamlarında hissedecekleri bir baharı arıyorlar. Bu ihtiyaç Türkiye’de daha da belirginleşiyor. Türkiye mutluluk seviyesinin en düşük olduğu ülkelerden biri konumunda. Türkiye’de vatandaşların yüzde 41’i kendini mutsuz ya da çok mutsuz olarak tanımlıyor. 29 ülke arasında Türkiye’de daha fazla mutsuzluk düzeyine sahip olan yalnızca Güney Kore ve Macaristan bulunuyor. İnsanların mutluluğunu belirleyen en önemli unsurların başında maddi imkanlara sahip olmak geliyor. Mutsuzluğun en önemli nedeni açık ara finansal durum olarak öne çıkıyor. İnsanlar sevdikleriyle kurdukları ilişkiler sayesinde mutlu olurken ekonomik gerçeklikler mutluluklarını gölgeliyor.
BARIŞ VE HUZUR İSTİYORUZ
Ipsos’un Halet-i Ruhiye araştırmasına göre, ‘Türkiye’nin gelecek 10 yıl içinde daha iyi durumda olacağını düşünüyorum’ diyenlerin oranı 2020’de yüzde 37 iken bu yıl yüzde 12’ye geriledi. Bu durum insanların geleceğe dönük umutlarının zayıfladığını gösteriyor. Böyle dönemlerde insanların verdiği tepkiler farklılaşıyor. Kimi geçmişe dönerek, daha mutlu ve daha güvenli olduğuna inandığı zamanları özlüyor. Kimisi ise geleceği düşünmek yerine bugünü yaşamaya odaklanıyor. Eskiye duyulan özlem özellikle dikkat çekiyor. İnsanlar eski tatları, eski mahalle kültürünü, daha samimi ilişkileri, daha güvenli insanları ve geçmişteki yaşam biçimlerini daha fazla hatırlıyor. Araştırmaya göre, geçmiş her zaman daha iyi olmayabilir, ancak belirsizlik dönemlerinde nostalji, insanların kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlayan önemli bir sığınak haline geliyor. Türkiye’de gündelik hayatın ekonomik baskıları ve belirsizlikler yoğunlaşmasına rağmen insanların ortak beklentileri değişmiyor. Türkiye de halk barış, huzur ve mutluluk istiyor. Türkiye’de insanlar daha sakin bir hayat, daha öngörülebilir bir gelecek ve sevdikleriyle güven içinde yaşayabilecekleri bir düzen hayal ediyor.
Araştırmaya göre, Türkiye’de insanlar dünyayı değiştiremediklerinde kendi dünyalarını güzelleştirmeye çalışıyorlar. İnsanların kendi yarattıkları küçük mutluluklara verdikleri önem 2024’te yüzde 69 iken, 2026’da bu oran yüzde 73’e yükseldi.
Ekonomik belirsizliklerin, savaşların, toplumsal kutuplaşmanın, afetlerin ve geleceğe dair kaygıların arttığı bir dönemde insanlar için bahar, yeniden nefes alabilmek, kendini güvende hissedebilmek ve geleceğe umutla bakabilmek anlamına geliyor.
Gelecek daha belirsiz
Ipsos’un Halet-i Ruhiye araştırmasına göre, Türkiye’de umut azalıyor. İnsanlar geleceği daha belirsiz görüyor. Mutsuzluğun temel nedeni ekonomi. Bugünün Türkiye’sinde bahar, yalnızca çiçeklerin açması değil, insanların omuzlarındaki yükün biraz hafiflemesi anlamına geliyor.
İnsanların dörtte üçü kendi ülkelerinde farklı değerlere sahip insanlar arasında çatışmaların arttığını düşünüyor. Neredeyse her iki kişiden biri ise benzer gelişmeleri kendi ailesi içinde de hissettiğini söylüyor. Mutluluk yalnızca gelirle açıklanmıyor. İnsanların kendilerini güvende hissetmesi, sosyal bağlarının güçlü olması, geleceğe dair umut taşıması ve yaşamları üzerinde kontrol hissine sahip olması, mutluluğun en önemli belirleyicileri arasında yer alıyor.