Almanya’da Stuttgart Devlet Operası’nın 2027 yılında sahnelemeyi planladığı “Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi” adlı operaya tepkiler sürüyor. Operanın tanıtım metinlerinde Atatürk “şiddet”, “otoriterlik”, “tarihsel suçlar” kavramlarıyla birlikte sunuldu. “Ermeniler, Rumlar ve Kürtlerle ilgili tarihsel travmaların da eserde yer alacağı” duyuruldu.
Daha önce Avrupa’daki Türk derneklerinin tepki gösterdiği yapımla ilgili bu kez Cumhuriyet Kadınları Derneği’nden (CKD) açıklama geldi. CKD Genel Başkanı Prof. Dr. Tülin Oygür imzasıyla yayımlanan açıklamada, operanın Atatürk’ü ve Türk Devrimi’ni hedef aldığı vurgulanırken, eserin sahnelenmesine karşı imza kampanyası başlatıldığı duyuruldu. Türkiye ve Atatürk düşmanı Alman Operası Sahnelenemez! İktidarı Bu Kışkırtmayı Durdurmaya Davet Ediyoruz!” başlıklı açıklamada şu değerlendirmeler yer aldı:
‘SANAT KİSVESİ ALTINDA SİPARİŞ EDİLMİŞ SİYASİ BİR PROJEDİR’
“Almanya’da Stuttgart Devlet Operası “Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi” adlı bir operanın hazırlığı içindedir. İnternetten bilet satışlarının bu Temmuz ayında başlayacağı “Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi” operasının ilk gösterimi 10 Nisan 2027’de Stuttgart’ta yapılacaktır.
“Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi” operası, sanat kisvesi altında Türk Devrimini “şiddet, baskı ve soykırımcılık” yalanlarıyla sorgulamak, devrim önderimiz Atatürk’ü itibarsızlaştırmak, devrim şehidimiz Talat Paşa’yı mahkûm etmek ve Avrupa’daki gençlerimizi Ata’sına, anavatanına yabancılaştırmak amacıyla sipariş edilmiş bir siyasi bir projedir. Bu projenin sahipleri, 100 yıl önce Mustafa Kemal Paşa’nın, ordusuna ve milletine önderlik ederek denize döktüğü emperyalist işgalcilerin bugünkü uzantılarıdır. Bugünün emperyalist küreselcileridir.”
OPERA TARTIŞMASINDA GÖZLER CEM ÖZDEMİR’E ÇEVRİLDİ
Bu sipariş operanın arkasındakilere bakalım, gerçekler oradadır. Başta, Stuttgart şehrinin başkent olduğu Baden-Württemberg eyaletinin bu Mayıs ayında seçilen başbakanı Cem Özdemir geliyor. Türk ve Türkiye düşmanı bu zat, 2016 yılında Almanya Federal Meclisinin 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelendiren tasarıyı kabul etmesi için canhıraş çalışmıştır. Cem Özdemir, Ermeni soykırım yalanına sarılmış Ermenilerle, Rum Pontuscularla, ayrılıkçı Kürtlerle el ele, emperyalist küreselciler için çalışmaktadır. Nitekim Almanya’da hızla yükselen antiemperyalist Almanya için Alternatif Parti (AfD) de, Cem Özdemir’in sözde Ermeni soykırımı videosuna şu sözlerle tepki göstermiştir: Özdemir, sadece Almanya’yı çamura sürüklemekle yetinmeyip Türkiye’yi de peşine takmayı başarıyor. Dolayısıyla, her iki milletin vatanseverleri birleşmeli, bu tür adamların işini bitirmeli ve milletlerimizin onurunu savunmalıdır.”
OPERADAN TÜRKİYE DÜŞMANLARINI TESELLİ EDEN AÇIKLAMA
“Alman basınında Atatürk operasını savunan haberler bu Türkiye düşmanı gruplardan gitmektedir. Bir taraftan da bu gruplar, operanın adındaki efsane sözcüğünden rahatsız olduklarını söyleyerek kaldırılmasını istemişlerdir. Stuttgart Devlet Operası ise kendi sitesinde onları şöyle teselli etmiştir: “Buradaki efsane kavramı kör bir yüceltme anlamına gelmiyor. Amaç, Atatürk etrafındaki efsane inşasını sorgulamaktır.” Yani, dert etmeyin, zaten bu operayla biz onun efsane olmadığını gösteriyoruz, demeye getirmişlerdir.
Stuttgart Devlet Operası’nın operanın içeriğiyle ilgili diğer açıklamalarına da bakalım; bu nasıl bir Atatürk operasıymış, daha iyi anlarız:
“Şiddet ve baskıdan söz edilmek zorunda kalınacak.”
“İlerleme ne anlama geliyor? Reformların bedelini kim ödüyor? Ve birlik hayalinin ardında ne kadar şiddet gizli?”
“Atatürk figürünü, insan ve anıt arasındaki sınırda, bir efsane olarak sorguluyor.”
“Atatürk bir ikon olarak değil, ilerleme inancı, kişisel yalnızlık ve otoriter iktidar arayışı arasında sıkışmış bir insan olarak karşımıza çıkıyor.”
“Şiddet, baskı, tarihi suçlar, milliyetçi ideoloji ve otoriterlik, librettonun temel temalarıdır.”
“Eserde devlet şiddeti, milliyetçi ideoloji, sürgün, ortak tarihsel yaralar ve tarihsel suç, temel başlıklar arasında yer alacak. Ermenilere, Rumlara ve Kürtlere yönelik şiddet açık şekilde ele alınacak.”
BU OPERANIN ZAMANLAMASI MANİDAR
“Türk ve Atatürk düşmanı bu operanın zamanlaması, günümüzdeki büyük gerçeğe, sona yaklaşan emperyalizmin çaresiz çırpınışlarda olduğu gerçeğine işaret etmektedir. Finans ekonomisine dayalı küresel sistem çökmektedir. İran’ın ABD/İsrail karşısında kazandığı zafer, emperyalist hegemonyanın sonunu getirmiştir. Milli devletler küresel sistemin çöküşüne karşı yeniden konum almakta, bağımsızlaşmakta ve yeni işbirlikleri, yeni üretim ekonomisi modelleri geliştirmektedir. Türkiye, milliliğe dayalı hızlı gelişimin önde gelen ülkelerinden birisidir. Başta Almanya, çoğu Avrupa ülkesinde de millici iktidar seçenekleri öne çıkmıştır. Bu gerçekler, Türkiye’yi ve yeni düzende şekillenecek Türkiye-Almanya işbirliğini engellemek üzere küreselci emperyalistlerin her tür girişimini gündeme getirmektedir. Operanın siparişi buralardan verilmiş, zamanlaması da buna göre tayin edilmiştir.”
ALMANYA BU KIŞKIRTMAYA İZİN VERECEK Mİ?
“Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinde sahnelenecek bu operanın tanıtım metinleri ortaya döküldükten sonra, Stuttgart ve Çevresi Atatürkçü Düşünce Derneği’nin öncülüğünde 34 dernek ve kurumun Stuttgart Devlet Operası’na gönderdikleri mektupla ve Vatan Partisi Stuttgart Temsilciliği’nin yaptığı basın açıklamasıyla olaya tepki gösterilmiştir. En güçlü ortak değerlerinden birisi Mustafa Kemal Atatürk olan 85 milyonluk Türk Milleti’nin ve Avrupa’da yaşayan 5 milyon Türk’ün hassasiyetleri hiçe sayılarak bu operanın sahnelenmesine Alman Milleti ve Aman Hükümeti izin verecek midir? Beethoven’ın, Goethe’nin, Einstein’ın ülkesi Almanya, bu ideolojik ve ahlak dışı kışkırtmayı “sanatta özgürlük” safsatasıyla hazmedebilecek midir? İnanmak istiyoruz ki, Alman Hükümeti Mustafa Kemal Atatürk’ü itibarsızlaştırma utancından milletini kurtarmak üzere gereken adımları atacaktır.”
TÜRKİYE NE YAPACAK?
“Hepimiz biliyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Türk Milletinin ortak değeri, büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ü ve bütün olarak Türkiye’yi hedef alan bu operanın Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde sahnelenmesi ihtimali yoktur. Bırakınız herhangi bir ilimizde-ilçemizde, sınırlarımız içindeki kıraç dağ eteklerinde bile bu operayı oynamaya kimsenin gücü yetmez! Türk Milleti buna izin vermez! Toprak da izin vermez, gökyüzü de izin vermez! Türk Milleti’nin hassasiyetleri bu düzeydeyken iktidarın da, emperyalist hesaplarla tezgâhlanan bu düşmanlık operasına “başka ülkenin sınırları içinde olan biten sanatsal bir olay” basitliği ile bakmayacağına, bu operanın sahnelenmesinin, Türkiye’de ve Türklerin yaşadığı Avrupa ülkelerinde siyasi bir faturasının olacağını ve Türk – Alman ilişkilerine darbe vuracağını bildiğine inanıyoruz.”
‘İMZA KAMPANYASI YAPIYORUZ’
“Cumhuriyet Kadınları Derneğimiz, Alman kamuoyunda çoktandır tartışılmaya başlanan, fakat bıktırıcı siyaset oyunları içinde hala Türkiye’nin gündemine gelemeyen bu vahim olaydan halkımızı haberdar etmeyi görev saymıştır. Bugünden itibaren bütün şubelerimizle sahada yerimizi alıyoruz. Halkımıza bu olayı anlatacağız ve bu kışkırtmaya karşı iktidarı şimdiden görev almaya davet eden imza kampanyamızı başlatacağız.
Cumhuriyet Kadınları, Mustafa Kemal Atatürk’ün Tam Bağımsız Türkiye hedefine giden yolda, görevinin başındadır!”





