NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek zirvede ittifakın önümüzdeki döneme ilişkin güvenlik stratejisini belirleyecek başlıklara odaklanacak. Zirvede yalnızca mevcut tehditler değil, NATO'nun gelecekte nasıl bir savunma mimarisi oluşturacağı da masaya yatırılacak.
Toplantının en önemli gündem maddeleri arasında Avrupa'nın güvenlik alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi, savunma harcamalarının artırılması, askeri üretim kapasitesinin güçlendirilmesi, Rusya'nın Avrupa üzerindeki baskısı ve Ukrayna'ya sağlanan desteğin sürdürülebilirliği bulunuyor.
İRAN GERİLİMİ ZİRVEYİ ETKİLEYEBİLİR
İngiliz haber ajansı Reuters diplomatik çevrelerde, İran savaşı sırasında müttefikler arasında yaşanan görüş ayrılıklarının Ankara'daki toplantının gündemine gölge düşürebileceğini ifade etti. Özellikle ABD ile bazı Avrupa ülkeleri arasında yaşanan yaklaşım farklılıklarının liderler arasında yeni tartışmalara yol açabileceği belirtildi.
TRUMP NATO'DA KALACAK MI?

İttifakın önündeki en hassas başlıklardan biri ise ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'ya yönelik yaklaşımı.
Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda NATO'yu sert sözlerle eleştirerek ittifakı "kağıttan kaplan" olarak nitelendirmiş, hatta ABD'nin örgütten tamamen ayrılmasını değerlendirdiğini söylemişti.
Gerilim yaratan bir diğer gelişme ise Trump'ın, NATO üyesi Danimarka'ya bağlı özerk Grönland üzerinde hak iddia etmesi olmuştu. Bu çıkış, ittifak içinde önemli diplomatik rahatsızlık yaratmıştı.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise son aylarda Avrupa ülkelerinin savunma alanındaki yatırımlarını öne çıkararak Washington ile yaşanan gerginliği azaltmaya çalışıyor. Rutte'nin zirvede de bu dengeyi korumaya yönelik diplomatik temaslarını sürdürmesi bekleniyor.
UKRAYNA'YA DESTEĞİN GELECEĞİ MASADA

Ankara'daki toplantıda Ukrayna'ya sağlanan askeri ve mali destek de kapsamlı şekilde değerlendirilecek.
Avrupa ülkeleri, savaşın dördüncü yılına girilmesine rağmen Kiev yönetimine hem doğrudan askeri yardım sağlamayı hem de Avrupa Birliği finansman mekanizmaları ile ABD yapımı silahların tedarikini desteklemeyi sürdürüyor.
Ancak birçok Avrupa ülkesinde artan bütçe baskıları ve bazı müttefiklerin diğerlerinden daha fazla yük üstlendiği yönündeki tartışmalar nedeniyle uzun vadede bu desteğin aynı seviyede devam edip edemeyeceği konusunda soru işaretleri bulunuyor.
Bu nedenle Ankara Zirvesi'nin, yalnızca NATO'nun mevcut güvenlik politikalarını değil, ittifakın önümüzdeki yıllardaki siyasi birlikteliğini ve savunma stratejisini de şekillendirecek kritik toplantılardan biri olması bekleniyor.
ÜRETİM KAPASİTESİ EN BÜYÜK DARBOĞAZLARDAN BİRİ
Savunma bütçelerindeki artışa rağmen NATO'nun çözmek zorunda olduğu en önemli sorunlardan biri de üretim kapasitesi.
Ankara Zirvesi'nde milyarlarca dolarlık yeni savunma sanayi anlaşmalarının duyurulması beklenirken, yetkililer mevcut üretim hızının ihtiyaçları karşılamadığını ifade ediyor.
Özellikle mühimmat, hava savunma sistemleri ve gelişmiş askeri ekipman siparişlerinin teslim sürelerinin hâlâ yılları bulması, NATO'nun hazırlık seviyesini etkileyen başlıca sorunlardan biri olarak değerlendiriliyor.
AVRUPA'DAN DAHA FAZLA SORUMLULUK TALEBİ

Trump yönetimi, ABD'nin askeri kaynaklarını giderek daha fazla Hint-Pasifik bölgesine yönlendirmek istediğini açıkça ortaya koydu. Bu nedenle Washington, Avrupa ülkelerinin kendi kıtalarının savunmasında daha büyük sorumluluk üstlenmesini talep etti.
Bu doğrultuda ABD, kriz dönemlerinde NATO'nun kullanımına sunduğu bazı askeri kapasitesini azaltmaya başladı. Ortaya çıkan boşluğun önemli bölümü ise Avrupalı müttefikler tarafından dolduruluyor.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de Avrupa'daki Amerikan askeri varlığının yeniden değerlendirileceğini açıklarken, savunma harcamalarını artırmayan ülkelerin ABD'nin NATO kapsamındaki bazı askeri katkılarından daha az yararlanabileceği uyarısında bulundu.
Avrupalı yetkililer ise savunma kapasitesinin artırılması konusunda çalışmaların sürdüğünü ancak bunun kısa sürede tamamlanamayacağını ifade etti. Yetkililer ayrıca Washington yönetiminin değişken politikalarının uzun vadeli planlamaları zorlaştırdığı görüşünde.
YÜZDE 5 HEDEFİ
Geçen yıl Lahey'de düzenlenen NATO Zirvesi'nde liderler, Donald Trump'ın talebi doğrultusunda savunma harcamalarının önümüzdeki on yıl içinde gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarılması konusunda uzlaşmıştı.
Bu hedefin yüzde 3,5'lik bölümünün silah sistemleri, mühimmat, personel ve askeri kabiliyetler gibi temel savunma harcamalarına ayrılması, kalan yüzde 1,5'lik kısmın ise savunmayla bağlantılı altyapı ve diğer güvenlik yatırımlarına yönlendirilmesi planlanıyor.
NATO verileri, Avrupa ülkeleri ile Kanada'nın savunma harcamalarının 2025 yılında reel olarak bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 20 arttığını ortaya koydu. Ancak birçok ülkenin yeni harcama hedeflerine ulaşmakta zorlandığı, savunma bütçelerinin ise iç siyasette tartışma konusu olmaya devam ettiği belirtiliyor.