Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı ve Beşiktaş'ın simge taraftar grubu 'çArşı' arasında gerilim çıktı.
Bilet fiyatları ve tribün performansının birbirini desteklemediğini belirten Adalı, ''Kapalı tribün kombinelerini, ezeli rakiplerimizin fiyatlarının yarısına satışa çıkardık. Normalde kapalı tribün fiyatları 50-60 bin lira bandında olsa bugün bu gündem daha olmayacaktı. Kapalı tribünle ilgili neler söylüyorlar. Geçen sezon kapalı tribün herkesin erişebileceği çok uygun bir fiyattayken takıma nasıl bir etki yaptı? Geçen sezonki rayicin oldukça altındaki fiyatlandırmanın Beşiktaş'a, Beşiktaş tribünlerine bir katkısı oldu mu? Tribün olarak hangi maça etki ettik? Takımımıza ne kadar güç olabildik? Bunun özeleştirisinin kendileri tarafından yapılmasını istiyorum'' ifadelerini kullandı.
''BASKIYI NE YAZIK Kİ KENDİ TAKIMIMIZDA KURDUK''
Adalı sözlerinin devamında, ''Sezon boyunca rakiplerin üzerinde oluşturmamız gereken baskıyı ne yazık ki kendi takımımızda kurduk. Taraftarlarımızla hiçbir başkanın yapmadığı kadar toplantı yaptım. Onlara, 'İyi görünmüyoruz, sesimiz eskisi kadar çıkmıyor' dedim. 'Birleşin, tek ses tek vücut olun, takıma maç boyunca itici güç olun' dedim. Hepsine 'yok' dediler. 'Kapalı ruhu' dediğiniz şey mekandan bağımsızdır." dedi.
''HERKES YERİNİ, HADDİNİ BİLSİN''
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın sözlerine yanıt veren 'çArşı' grubu, "Herkes yerini, haddini bilsin! 1982’den beri tribünde tek bir otorite, tek bir kanun vardır: çArşı! Bu ülkede tribün kültürünün kitabını yazan, raconunu koyan biziz. Pankartın dilini, bestenin hasını, tribünün raconunu biz öğrettik; çizgisini biz çizeriz. Türkiye’nin değişmez, tartışılmaz tek otoritesi; Yüce Beşiktaş çArşı’sıdır.

1982 senesinden itibaren İnönü Stadyumu'nun kalbinde, kapalı tribünde verdiğimiz mücadeleyle, her zaman Türk sporunun temel taşı anlı şanlı Beşiktaş'ımıza desteğimizi veriyoruz. Gerek İnönü’de olsun, gerek deplasmanda olsun, gerek 2013-2016 yılları arasında stadyum inşaatının olduğu dönemlerde Beşiktaş'ın peşinde göçebe gibi stadyumdan stadyuma gezdik; ama hiçbir zaman çizgimizi bozmadık.
Amaç bir, değer bir: Beşiktaş sancağını en ileri noktaya taşımak! Sizler 44 yıllık emeği görmezden gelip bizleri kapalı tribünden uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz; fakat unuttuğunuz iki madde var: Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi ile İNÖNÜ STADYUMU BİZİM EVİMİZ, MABEDİMİZ! Ek olarak ise sizler, bu fiyat politikasıyla sezon içinde yapacağımız sosyal sorumluluk projelerini de doğrudan etkilediniz.
Yapacağımız köy okulu yardımlarını, deprem bölgesi yardımlarını ve benzeri projeleri de baltaladınız; sert kayaya tosladınız!Biz bu sezon kapalı tribüne girmiyoruz; ama Kuzey altı-üstü, Güney altı-üstü fark etmez bu stadın her köşesinde, ensenizde olacağız BİZ BEŞİKTAŞIZ!" sözlerini sarf etti.
''YOKLUĞUN CEHENNEMİN ÖBÜR ADIDIR''
'çArşı' grubunun tanınan isimlerinden olan Alen Markaryan, Akşam Gazetesi'nde ''Yokluğun cehennemin öbür adıdır'' başlığı ile bir yazı kaleme aldı.

Alen Markaryan'ın kaleme aldığı yazı şu şekilde:
''Kapalı tribünün varlığı "Yokluğun cehennemin öbür adıdır" diyen Ahmet Arif'e tüm aşıklar adına selam yollamaktır... Mesele bu kadar net ve sabittir... Aşk ve sevgi... Serdal Adalı'nın üç beş kişiye kızıp olayı genele yayması Ve bunun faturasını bütün bir tribüne çıkarması kolay kolay açıklanacak bir durum değildir...
Serdal Adalı'nın bu yaşına kadar edindiği tüm dostlarının bu konuyla ilgili "Yapma sevgili başkan" diye aradığını biliyorum... Kendisinin de zaten en ufak rahmani adımda yumuşayacağı aşikardır... Bütün konu, olayı iyice öğrenerek doğru adımlar atmaktır...
Yönetim kurulundan ve danışmanlarından da bir ricam olacak... Atılacak her adımın Beşiktaş menfaatlerini gözetir şekilde olması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Bu tip olaylarda, başkanı doğru yönlendirmenin en asli göreviniz olduğunu düşünüyorum....
Arkadaşlar, sevgili dert ortaklarım, değerli kardeşlerim şanlı Beşiktaş taraftarı... Dikkat ettiyseniz kapalı tribüne biçilen bilet fiyatlarından ekonomik dengesizlikten Bunları insanların vermesinin mümkün olmadığından, paradan puldan hiç bahsetmedim... Gerek yok.... Zira orasının herhangi bir para birimiyle kıyas yapılmayacak kadar manevi boyutu vardır...
O tribün çok bedel ödemiştir İnsanların gençlikleri heba olmuştur o tribün için... O tribün namus meselesidir... O zalim, o katran boyası iş makineleri gelip o tribünü fiziken yıkmıştır ama içimizdeki tribün ateşini daha da harlamıştır...
Kapalı, bir nesli sportif başarı olmadan Beşiktaşlı yapmış bir tribündür... Babadır, Anadır... Sevgili Başkan, Bu konuyu tekrar gözden geçirmenizi istirham ediyorum...
Beşiktaş'ın huzura ihtiyacı vardır... Kamyon dolusu para harcayıp futbolcu alacağınıza, bir yaprak damlasında bir avuç mutluluk hepimizi ihya edecektir... Cepheleşmeden tek yumruk sahaya çıkmanın mutluluğunu siz Quaresma transferinden çok iyi bilirsiniz...
Şu içinde olduğumuz tablo akıl alır mevzu değildir yoksa... Değerlerimizi yaşatmak hepimizin en asli görevi ve sorumluluğudur... Doğru hamle, açık zihin, mutlu yürek, güçlü tribün... İhtiyacımız budur... Beşiktaş camiasına sevgiyle hürmetle....''