Ana içeriğe geç

Cerebra/Sebilcioğlu: Suistimalin Türkiye'ye maliyeti kişi başı 930 dolar

Cerebra CEO'su Fikret Sebilcioğlu, küresel ekonomide suistimal kaybının yılda 5,5 trilyon dolara ulaştığını, Türkiye'de ise ekonomiye maliyetinin 80 milyar dolar olduğunu belirterek bunun kişi başına yaklaşık 930 dolarlık bir yük anlamına geldiğini söyledi.

Cerebra/Sebilcioğlu: Suistimalin Türkiye'ye maliyeti kişi başı 930 dolar
Ekonomim.com
16

Şirketlerde yaşanan çalışan suistimalleri yalnızca kurumların bilançolarını değil, tüketicilerin ödediği fiyatları da etkiliyor. Sertifikalı Suistimal İnceleme Uzmanları Derneği'nin (ACFE) yayımladığı "Mesleki Suistimal 2026 Küresel Raporu"na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cerebra Kurucu Ortağı ve CEO'su Fikret Sebilcioğlu, küresel ekonomide suistimalin boyutunun trilyonlarca dolarlık bir maliyet yarattığını söyledi.

Bloomberg HT'den Alara Akgün'ün haberine göre Sebilcioğlu, dünya gayrisafi milli hasılasının yaklaşık 110 trilyon dolar seviyesinde bulunduğunu hatırlatarak, ACFE'nin hesaplamalarına göre bunun yaklaşık yüzde 5'inin suistimal nedeniyle kaybedildiğini belirtti.

Kişi başına 930 dolarlık maliyet

Sebilcioğlu, "Bu yaklaşık 5,5 trilyon dolarlık bir kayba işaret ediyor. Başka bir ifadeyle dürüst insanlar her yıl suistimalcilerin cebine 5,5 trilyon dolar koyuyor" dedi. Türkiye açısından da benzer bir tablonun geçerli olduğunu ifade eden Sebilcioğlu, yaklaşık 1,64 trilyon dolarlık milli gelir dikkate alındığında suistimal kaynaklı kaybın 80 milyar dolar seviyesinde hesaplanabileceğini söyledi. Sebilcioğlu, bu maliyetin nüfusa bölündüğünde kişi başına yaklaşık 930 dolarlık bir yük anlamına geldiğini kaydetti.

2 bin 402 suistimal vakası incelendi

ACFE'nin raporunda 143 ülke ve bölgeden toplam 2 bin 402 suistimal vakasının incelendiğini aktaran Sebilcioğlu, şirketlerde yaşanan suistimallerin önemli bölümünün kontrol sistemlerinin yetersizliğinden veya mevcut kontrollerin aşılabilmesinden kaynaklandığını belirtti. Sebilcioğlu "Birçok kurumda ya yeterli kontrol sistemi bulunmuyor ya da kurulan sistemler etkili şekilde işletilemiyor" değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca rapor, suistimal faillerinin yüzde 84'ünün olay ortaya çıkmadan önce en az bir davranışsal belirti gösterdiğini söylüyor.

"Suistimalden doğan zarar gizli bir vergi gibi tüm topluma yayılıyor"

Suistimalin yalnızca şirketleri değil, tüm ekonomiyi etkileyen bir sorun olduğunu ifade eden Sebilcioğlu, ortaya çıkan zararın zamanla ürün ve hizmet fiyatlarına da yansıdığına dikkat çekti. Sebilcioğlu "Suistimalden kaynaklanan maliyet sonuçta ürün fiyatlamasının içine giriyor. Bu nedenle suistimalden doğan zarar gizli bir vergi gibi tüm topluma yayılıyor" dedi.

Raporda dikkat çeken bulgulardan birinin de şirket içi suistimallerin tespit edilme şekli olduğunu belirten Sebilcioğlu, vakaların büyük bölümünün ihbar mekanizmaları sayesinde ortaya çıkarıldığını söyledi. Şirket içi suistimallerin tespitinde en etkili aracın ihbar mekanizmaları olduğunu ifade eden Sebilcioğlu, kurumların güvenilir ve çalışanlar tarafından kullanılabilir etik bildirim sistemleri kurmasının kritik önemde olduğunu kaydetti.

Suistimalle mücadelenin yalnızca kontrol ve denetim süreçlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Sebilcioğlu, kurum kültürünün de belirleyici rol oynadığını söyledi.

Yaşam tarzındaki değişim önemli sinyal

Suistimal vakalarının ortaya çıkmadan önce bazı işaretler verdiğini belirten Sebilcioğlu, çalışan davranışlarının dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Sebilcioğlu, çalışanın yaşam tarzında ani değişiklikler yaşanmasının önemli göstergelerden biri olduğunu söyledi. Görevi devretmek istemeyen, süreçler üzerinde aşırı kontrol kurmaya çalışan veya çalışma arkadaşlarına karşı zorbalık eğilimi gösteren çalışanların da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu tür davranışların tek başına suçlama nedeni olmasa da kurumlar için önemli risk sinyalleri oluşturduğunu dile getirdi.

Rapora göre, şirketler açısından asıl kritik konu, suistimal gerçekleştikten sonra müdahale etmekten ziyade erken uyarı mekanizmaları ve güçlü etik kültür sayesinde riskleri ortaya çıkmadan yönetebilmek olarak öne çıkıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler