ABD’nin arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında dört gün süren kritik müzakereler sonunda kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Ancak diplomasi masasında sağlanan uzlaşı, bölgede yeni bir istikrarın kapısını aralamaktan çok daha büyük bir krizin fitilini ateşleyebilir. Anlaşmanın perde arkasında İran, Hizbullah ve Washington arasında kurulan hassas denge dikkat çekerken, tarafların attığı adımlar yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Taraflar neden masaya oturdu? Amaç, İsrail-Lübnan sınırındaki gerilimi kalıcı olarak azaltmak, ateşkesi güçlendirmek ve Güney Lübnan’daki güvenlik düzenini yeniden şekillendirmek. Müzakerelerde İsrail’in bazı bölgelerden çekilmesi, bu alanlara Lübnan ordusunun konuşlandırılması ve Hizbullah’ın bölgedeki etkisinin sınırlandırılmasına yönelik kapsamlı bir yol haritası ele alındı.
Peki, kapalı kapılar ardında neler yaşandı? Hangi maddeler son anda değişti, kimler devreye girdi? Bundan sonra neler olacak? İşte Washington’daki kritik zirvenin perde arkası...
SON 40 YILIN EN KAPSAMLI SİYASİ UZLAŞISI
Yetkililere göre Trump yönetiminin girişimiyle hazırlanan anlaşmanın, İsrail ile Lübnan arasında son 40 yılın en kapsamlı siyasi uzlaşısı niteliğini taşıdığı belirtiliyor. Fakat anlaşmanın uygulanabilirliği konusunda ciddi soru işaretleri de bulunuyor. Özellikle diplomatik kaynaklara göre tüm taraflar, ortaya konulan barış vizyonunun başarıya ulaşmasının kolay olmayacağının farkında. Çünkü Hizbullah konusu tam olarak çözülmüş değil.
Anlaşmaya ilişkin en büyük kaygılardan biri Hizbullah’ın bundan sonrasında atacağı adım. Bunun yanı sıra Washington’da varılan mutabakatın, ABD ile İran arasında kısa süre önce İsviçre’de gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda oluşan uzlaşılarla da çeliştiği değerlendiriliyor. Siyasi analistlere göre bu durum, bölgede halen kırılganlığını koruyan ateşkes sürecini daha karmaşık hale getirebilir.
ÇARŞAMBA UMUT VERDİ, PERŞEMBE KRİZE DÖNÜŞTÜ
Axios’ta yer alan haberde çarşamba günü taraflar önemli ilerleme kaydetti. ABD’li yetkililer anlaşmanın ertesi gün imzalanabileceği değerlendirmesini yapmaya başladı. Ancak perşembe günü müzakerelerde yeniden kriz yaşandı. Taraflar özellikle İsrail’in hangi bölgelerden ve hangi şartlarla çekileceği konusunda anlaşmazlığa düştü. ABD heyeti üç farklı belgeyi tek bir anlaşma metninde birleştirmeye çalışsa da taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını gideremedi.
Akşam saatlerinde Netanyahu ile Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun müzakerelerin geçici olarak durdurulmasına karar verdi. Her iki tarafın müzakere heyeti de başkentleriyle yeniden istişare yapabilmek için ek süre talep etti. ABD arabulucuları ise görüşmeleri bir gün uzatma kararı aldı.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Yine Axios’ta yer alan habere göre Rubio, kalan pürüzleri gidermek amacıyla tekrardan kontrolü eline aldı müzakere masasına katıldı. ABD, anlaşmanın tamamlanabilmesi için İsrail’den iki önemli değişiklik yapmasını istedi. Bunlardan ilki İsrail’in işgal altında tuttuğu Güney Lübnan’daki bir köyden çekilmesi olurken, ikinci talep bunun daha geniş kapsamlı çekilme sürecinin başlangıcı olduğunun açık şekilde anlaşma metnine yazılmasıydı.
Müzakereler sırasında İsrail Büyükelçisi Yechiel Leiter’in Netanyahu ve üst düzey İsrailli yetkililerle yaptığı telefon görüşmesinde tansiyon yükseldi. Kaynaklara göre Leiter, anlaşmanın İsrail açısından önemli diplomatik kazanımlar içerdiğini savunarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.