Ankara — Ankara'daki NATO zirvesi öncesi ev baskınlarıyla gözaltına alınan 209 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından savcılık ifadesi için adliyeye sevk edilmişti. Savcılık işlemleri tamamlananlardan 75 kişi tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilenler arasında Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteci Yıldız Tar, TEMA Vakfı gönülleri, Çağdaş Hukukçular Derneği üyeleri Av. Semra Demir ve Av. Kürşat Bafra da yer alıyor.
Ankara Adliyesi’nde görüştüğümüz dosya avukatlarından aldığımız bilgilere göre adliyeye getirilenler 3 farklı gruba ayrılarak ifadeleri alındı. Bazılarına "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlaması yöneltildiği öğrenildi.
Ankara Adliyesi’nde 23 Haziran günü yapılan ev baskınlarından itibaren sürecin takipçisi olan Çağdaş Hukukçular Derneği’nden bir avukat sorularımızı yanıtlayarak değerlendirmelerde bulundu.
“NATO gözaltıları, Ankara’ya yeni bir hukuka aykırılık getirme girişimi”
23 Haziran’dan bugüne dek gözaltına alınanların gözaltı esnasında, emniyette ve adliyedeki işlemlerde gördükleri muameleleri anlatan avukat, “Ters kelepçe gibi, uluslararası hukuk kurumlarınca işkence niteliği taşıyan uygulamalar sürüyor. Ancak genel uygulamada bir değişiklik var. NATO operasyonunu şöyle değerlendirebiliyoruz: NATO çok önemli olduğu için devlet tarafından ayrı bir tutum geliştiriyor. Bu doğru. Ama bizim burada asıl gözlemlediğimiz şey şu: NATO gözaltıları Ankara’ya yeni bir hukuka aykırılık ve keyfilik düzeni getirme girişiminin göstergesi; Ankara’da kendi düzenini yerleştirmek isteyen yeni adli ve idari amirlerin bir bahanesi haline geldi” diye konuştu.
“Ankara’ya bir sıkıyönetim getirmek istiyorlar”
Savcılığın talimatıyla adliye koridorlarının tamamen kapatıldığını anlatan avukat, “Dün sabah Emniyet Genel Müdürlüğünde meslektaşımız itilip kakıldı, müvekkili merdivenden düştü. Avukat Hakları görevlisi Emniyete alınmadı. Özür dahi dilenmedi. Ankara’ya bir sıkıyönetim getirmek istiyorlar. Burada olanların kurucu niteliği var” dedi.
“Yemek yiyemezler, bütün gün aç otursunlar”
Sorgu için bekleyen herkesi getirildikleri andan itibaren ters kelepçeyle oturttuklarını belirten avukat, “Memurlar bunun savcılık kararı olduğunu söyledi. Su içmek yasaklandı, hiçbir türlü su içemiyorsunuz dendi uzun süre. Yemek yiyemezler, bütün gün aç otursunlar dendi ikna edilene kadar. Bunların hepsini mücadele ederek değiştirdik. Ankara’ya İstanbul’da sıkça gözlemlenen, Çağlayan’daki hukuksuzluk ve keyfilik düzenini getirmek, aslında burada verilen mesaj bu” diye konuştu.
“Burada tutuklanmayan herkesin tutuklanmaması sıra dışı olacak”
Operasyonların devamının gelmeyeceğine ilişkin bir değerlendirmede bulunan avukat, “Yeterli gövde gösterisi buradan çıkacaktır. Bugün ve önümüzdeki günlerde burada tutuklanmayan herkesin tutuklanmaması sıra dışı olacak” ifadelerini kullandı.