Ana içeriğe geç

Von der Leyen ve Rutte’den Ankara Zirvesi öncesi savunma çağrısı: Avrupa savaşa hazır olmalı

AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile NATO Genel Sekreteri Rutte, Ankara’daki NATO Zirvesi öncesinde kaleme aldıkları ortak makalede Avrupa güvenliği için yeni dönemin çerçevesini çizdi. İki isim, Avrupa’nın savunma kapasitesini uzun yıllar ABD’ye dayandırdığı dönemin geride kaldığını belirterek, “Savaşı önlemek istiyorsak savaşa hazır olmalıyız” mesajı verdi.

Von der Leyen ve Rutte’den Ankara Zirvesi öncesi savunma çağrısı: Avrupa savaşa hazır olmalı
Karar
16

Ankara’da yapılacak NATO Liderler Zirvesi öncesinde Avrupa güvenliği ve savunma sanayii başlığı öne çıktı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, The Economist için kaleme aldıkları ortak makalede, Avrupa’nın savunma mimarisinde yeni bir döneme girildiğini vurguladı.

Makalede, Soğuk Savaş sonrası dönemde Avrupa’da savaş ihtimalinin zayıfladığı, savunma bütçelerinin küçüldüğü, orduların daraldığı ve savunma sanayii kapasitesinin gerilediği belirtildi. Avrupa’nın zaman içinde NATO üzerinden ABD’nin askeri kabiliyetlerine daha fazla bağımlı hale geldiği ifade edildi.

Von der Leyen ve Rutte’ye göre bu dönem artık sona erdi.

“AVRUPA SAVUNMASINI OUTSOURCE EDEMEZ”

Ortak makalede en dikkat çeken vurgu, Avrupa’nın savunmasını artık başkalarına devredemeyeceği yönündeki mesaj oldu.

İki isim, Avrupa’nın uzun süre kendi güvenlik ihtiyaçlarının önemli bölümünü ABD üzerinden karşıladığını, ancak mevcut jeopolitik şartların bu yaklaşımı bitirdiğini belirtti.

Makalede, “Avrupa’nın savunmasının önemli bölümünü dışarıya devretme dönemi artık sona erdi” mesajı verildi.

Von der Leyen ve Rutte, Avrupa NATO müttefikleri ile AB üyesi ülkelerin yeniden silahlandığını, savunma sanayii altyapısını canlandırdığını ve vatandaşlarını, özgürlüklerini ve güvenliklerini korumak için üretim kapasitesini artırdığını yazdı.

“SAVAŞI ÖNLEMEK İÇİN SAVAŞA HAZIR OLMAK GEREKİR”

Makalede, Avrupa’nın “barış için hazırlık” anlayışına geri döndüğü ifade edildi.

Von der Leyen ve Rutte, Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırdığını, yeni fabrikaların açıldığını, mevcut tesislerde vardiya ve üretim hatlarının çoğaltıldığını belirtti.

Bu çerçevede verilen ana mesaj ise şu oldu:

“Eğer savaşı önlemek istiyorsak, savaşa hazır olmalıyız.”

Bu ifade, Ankara’daki NATO Zirvesi öncesinde Avrupa’nın güvenlik yaklaşımında caydırıcılık, üretim kapasitesi ve endüstriyel hazırlığın merkezde olacağını gösterdi.

SADECE SİLAH ŞİRKETLERİ DEĞİL, SİVİL SANAYİ DE DEVREYE GİRMELİ

Ortak makalede savunma kapasitesinin yalnızca geleneksel savunma şirketleriyle artırılamayacağı vurgulandı.

Von der Leyen ve Rutte, modern savaşın ihtiyaç duyduğu yeni teknolojilere dikkat çekerek İHA’lar, insansız kara araçları, elektronik harp sistemleri, hava savunma sistemleri ve karşı-drone kabiliyetlerinin önemini öne çıkardı.

Makalede, bazı sivil otomotiv üreticilerinin dahi fabrikalarını savunma sektörü için parça üretimine uygun hale getirdiği belirtildi.

Bu vurgu, Avrupa’nın savunma üretimini yalnızca klasik askeri sanayiyle değil, daha geniş bir endüstriyel seferberlikle büyütme hedefini ortaya koydu.

UKRAYNA VE ORTA DOĞU STOKLARI ZORLADI

Von der Leyen ve Rutte, Ukrayna’ya verilen destek ile Orta Doğu’daki çatışmaların askeri stoklar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti.

Makalede, özellikle hava savunma füzeleri, önleyici mühimmatlar ve anti-drone sistemlerinde talebin hızla arttığına dikkat çekildi.

İki isim, Avrupa ve NATO’nun mevcut üretim kapasitesinin bu talebi karşılamakta yetersiz kaldığını ifade etti.

Eksik kapasite alanları arasında savaş uçakları, havada yakıt ikmal uçakları, gemiler, denizaltılar, hava ve füze savunma sistemleri, İHA’lar ve karşı-İHA sistemleri sayıldı.

RUSYA, ÇİN, İRAN VE KUZEY KORE UYARISI

Makalede Avrupa’nın karşı karşıya olduğu güvenlik tehdidi yalnızca Rusya ile sınırlı tutulmadı.

Von der Leyen ve Rutte, Rusya’nın ekonomisini savaş yürütmeye göre yeniden yapılandırdığını, Moskova’nın devlet bütçesinin yüzde 40’tan fazlasını savunmaya ayırdığını belirtti.

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaş makinesini kesintisiz çalıştırdığını ifade eden iki isim, savaş sona erse bile bu kapasitenin bir günde ortadan kalkacağını düşünmenin saflık olacağını vurguladı.

Makalede ayrıca İran’ın 2022’den bu yana Rusya’ya İHA ve teknoloji sağladığı, Çin’in savunma sanayiinin hızla büyüdüğü ve Pekin’in nükleer kapasitesini artırdığı belirtildi. Kuzey Kore de Rusya, Çin ve İran’la birlikte gelişen savunma iş birliği hattı içinde anıldı.

“OSLO’DAN ANKARA’YA” VURGUSU

Ortak makalenin dikkat çeken bölümlerinden biri de NATO ve AB savunma ekosisteminin coğrafi kapsamına ilişkin “California’dan Kiev’e, Kopenhag’dan Varşova’ya, Oslo’dan Ankara’ya” ifadesi oldu.

Bu vurgu, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın yanı sıra NATO’nun doğu, kuzey ve güney kanadındaki savunma kabiliyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Ankara’nın bu hat içinde özellikle anılması, Türkiye’nin NATO savunma mimarisindeki yerini ve savunma sanayii kapasitesinin Avrupa güvenliği açısından artan önemini yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye’nin son yıllarda İHA, SİHA, elektronik harp, zırhlı araç, mühimmat ve hava savunma alanlarında geliştirdiği kapasite, NATO’nun yeni güvenlik mimarisinde daha fazla dikkate alınan başlıklar arasında görülüyor.

“DAHA FAZLA, DAHA İYİ, DAHA HIZLI ÜRETİM”

Von der Leyen ve Rutte’ye göre yeni dönemin temel ihtiyacı yalnızca savunma harcamalarını artırmak değil; aynı zamanda daha fazla, daha iyi ve daha hızlı üretim yapmak.

Makalede, NATO ve AB’nin ekonomik gücü, yenilikçi insan kaynağı, gelişmiş finans sektörü, savunma ve teknoloji endüstrileriyle bu hedefe ulaşabilecek kapasiteye sahip olduğu belirtildi.

İki isim, güvenilir caydırıcılığın ancak ölçekli ve hızlı üretim yapabilen güçlü bir savunma sanayiiyle mümkün olacağını vurguladı.

ANKARA ZİRVESİ ÖNCESİ YENİ GÜVENLİK DOKTRİNİ

Von der Leyen ve Rutte’nin ortak makalesi, Ankara’daki NATO Zirvesi öncesinde Avrupa’nın güvenlik doktrininde köklü bir dönüşüme işaret ediyor.

Bu yeni yaklaşımın merkezinde üç başlık öne çıkıyor:

Avrupa’nın savunmada ABD’ye bağımlılığı azaltması, NATO ve AB savunma sanayilerinin birlikte üretim kapasitesini büyütmesi ve modern savaşın gerektirdiği İHA, hava savunma, elektronik harp ve karşı-drone sistemlerinde hızla açık kapatılması.

Kaynağa Git

İlgili Haberler