Ana içeriğe geç

Külünk’ten Poligon Mahallesi açıklaması: Mülkiyet hakkı ortadan kaldırılamaz

Külünk, vatandaşların tepkilerini sosyal medya hesabından duyurdu, 'Sarıyer Poligon Mahallesi’ndeki vatandaşlarımızın feryadı duyulmak zorundadır. Kanun, vatandaşın hukukunu yok saymanın ve hakkını gözetmeksizin süreci yönetmenin aracı olamaz.' ifadelerini kullandı.

Külünk’ten Poligon Mahallesi açıklaması: Mülkiyet hakkı ortadan kaldırılamaz
Aydınlık
16

AK Parti eski milletvekili Metin Külünk, Sarıyer Poligon Mahallesinde ‘rezerv alan’ kararlarının ardından tapuları rızasız şekilde ellerinden alınan ve evlerini kaybeden mahalleliye destek verdi. Külünk, rezerv alanla ilgili kanuna dayandırılsa da hiç kimsenin mülkiyet hakkının ortadan kaldırılamayacağını belirtti.

Külünk, vatandaşların tepkilerini sosyal medya hesabından duyurdu, "Sarıyer Poligon Mahallesi’ndeki vatandaşlarımızın feryadı duyulmak zorundadır. Kanun, vatandaşın hukukunu yok saymanın ve hakkını gözetmeksizin süreci yönetmenin aracı olamaz." ifadelerini kullandı.

'KANUNUN AMACI SADECE BİNA YAPMAK DEĞİL'

Söz konusu kanun maddesine işaret eden Külünk, "Kanunun temel amacı 6306 sayılı Kanun’un 1. maddesinde amaç açıkça belirtilmiştir: ‘Afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam çevreleri oluşturmak.’ Yani kanunun amacı sadece bina yapmak değildir. Amaç deprem riskini azaltmak, can ve mal kaybını önlemek, sağlıklı şehirleşmeyi sağlamak, kentsel dönüşüm için gerekli alanları oluşturmak, riskli yapılarda yaşayanları güvenli alanlara taşımaktır.” dedi.

Kanunun, Bakanlığa geniş takdir yetkisi verdiğini ancak bu yetkinin sınırsız olmadığını da belirten Külünk şöyle devam etti:

“Bir alanın rezerv yapı alanı ilan edilmesi işlemi; kamu yararı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları, ölçülülük ilkesi, gerekçelendirme yükümlülüğü esaslarına dayanmak zorundadır.

“Hiçkimse sizi taşınmazınızı satmaya, düşük bedelle devretmeye, sözleşme imzalamaya zorlayamaz. Türk hukukunda mülkiyet hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 35. maddesiyle güvence altındadır.

‘DEĞERİNİN ALTINA FİYAT VERİLEMEZ’

“Peki Bakanlık ‘Rezerv Yapı Alanı’ ilan etmişse!

“Bu durum, müteahhit firmaya vatandaşın taşınmazını gerçek değerinin çok altında alma hakkı vermez. 6306 sayılı Kanun idareye geniş yetkiler vermiş olsa da taşınmazın değerinin tespiti, hak sahipliği, uzlaşma, planlama ve gerektiğinde kamulaştırma gibi süreçler kanuna uygun yürütülmek zorundadır. Mülkiyet hakkı tamamen ortadan kaldırılamaz.

“Eğer bir taşınmazın gerçek piyasa değeri ile teklif edilen bedel arasında fahiş bir fark varsa, bu kanunun vatandaşın aleyhine olacak şekilde kullanılmaya çalışılmasıdır. Bu, hukukun değil gücün öne çıkarılmasıdır.

“Satış fiyatları ile arsa sahiplerine teklif edilen rakamlar arasındaki uçurum, fiilen kul hakkıdır. Kanun üzerinden vatandaşın maddi ve manevi hakkı ve hukuku gözetilmeksizin süreç yönetilemez, güçlü olmak her şey değildir.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler