Cumhuriyet okuru ona “Aydınlanmanın bilgesi” adını takmıştı. İlhan Selçuk, Atatürk ilkelerinin savunucusu bir devrimci ve yurtseverdi. Adı Cumhuriyet gazetesiyle özdeşleşen İlhan Selçuk (85), Cumhuriyet okurunun her sabah bir pusula gibi doğru yönü gösterdiği inancıyla izlediği bir yazardı.
1961’de Akşam gazetesinde yazarlığa başlayan Selçuk, 1962’de Cumhuriyetin devrimci aydınları Doğan Avcıoğlu, Mümtaz Soysal, İlhami Soysal ve Cemal Reşit Eyüboğlu’yla birlikte Yön’ün kurucuları arasında yer aldı ve burada da yazılar yazdı. 1962’de Nadir Nadi’nin çağrısı üzerine Cumhuriyet’te köşe yazarlığına başladı.
ZİVERBEY’DEKİ İŞKENCELERİ AÇIĞA ÇIKARDI
İlhan Selçuk, devrimci yaşamına pek çok mücadele sığdırdı. 12 Mart sonrasında, “Hoş Geldin Tanzimat Kafası” başlıklı yazısı nedeniyle gazetemiz Cumhuriyet kapatıldı ve İlhan Selçuk tutuklandı. Açılan davada aklandı. Çok geçmeden sıkıyönetimce yeniden gözaltına alındı. “Ziverbey Köşkü”nde işkence gördü. “Madanoğlu Davası”ndan sıkıyönetim mahkemesinde yargılandı ve aklandı. Yazdığı “Ziverbey Köşkü” kitabıyla, Ziverbey’deki işkence iddiaları ilk kez anlatılmış oldu.
Nadir Nadi’nin 1991 yılında yaşamını yitirmesinin ardından gazetemizin iflasa sürüklendiği, yazarlarının uzaklaşmak zorunda kaldığı dönemde İlhan Selçuk, Berin Nadi ile birlikte Cumhuriyet yazarlarının bir arada tutulmasında önemli rol üstlendi.
FETÖ’NÜN DE HEDEFİNDEYDİ
Ardından Berin Nadi ile Cumhuriyet gazetesinin bağımsızlığını koruyarak sürdürebilmesi için Cumhuriyet Vakfı’nı kurdu. Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) kurucu üyesi olan İlhan Selçuk, “Türk basınında demokrasi için verdiği savaşımdan” ötürü 1997’de Sertel Demokrasi Ödülü’ne değer görüldü. 1989’da Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin “Onur Ödülü”nü, 1994’te Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin “Basın Özgürlüğü Ödülü”nü aldı.
2008’de, 83 yaşındayken FETÖ’nün kumpaslarından Ergenekon davası kapsamında evi basılan, sabaha karşı 04.30’da gözaltına alınan Selçuk’un gazetemizdeki odası da arandı. Okurlarının yalnız bırakmadığı Selçuk, daha sonra serbest bırakıldı. Yaklaşık yarım asır Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapan Selçuk, yaşamına 15 kitap sığdırdı.
Aradan 16 yıl geçmesine karşın Selçuk’un yazdığı yazılar, kamuoyunu aydınlatmayı hâlâ sürdürüyor.
İSLAM DÜNYASINDA TÜRKİYE NİÇİN TEK?..
Batı dünyasında -Avrupa ve Amerika’da- bir tarihsel ve güncel çıplak gerçek daha sık yinelenir oldu...
Deniyor ki:
“- Türkiye İslam dünyasında tek demokratik ülkedir.”
Peki, neden böyledir?..
Çünkü Türkiye, Kemalist devrimle Aydınlanma’yı yaşamış, laik Cumhuriyete dönüşmüştür; bu “milli demokratik devrim” sürerken İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İsmet Paşa’yla çok partili düzene geçmiştir.
Kemalist devrim laik Cumhuriyet devletinin temelini oluşturmuştur; hiçbir İslam ülkesinde bu süreç yaşanmadığı için Müslüman devletlerin topunda demokrasi yoktur.
***
Yukardaki yıldızın üstündeki bölüm bilimsel bir gerçeğin özetidir; ama, ne Başkan Bush bunun farkındadır, ne de Dışişleri Bakanı Powell böyle konulara vakit ayırıp akıl erdirebilir; çoğu Avrupalı politikacının “Kemalizm” konusundaki cehaleti de doğal sayılmalıdır.
Kemalizm, Batı’daki "Aydınlanma Devrimi”nin İslam dünyasında uç vermesidir.
Ne yazık ki bu süreç Anadolu’yla sınırlı kaldı; komşu İran’da ise “Aydınlanma”nın A’sı bile yokken toplumun ilerici güçlerini silip süpüren tam bir karşıdevrim yaşandı...
Aydınlanma’nın Müslüman coğrafyasına yayılamamasında ABD’nin suçu çok büyük; İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kırk yıl Asya’daki “yeşil kuşak” siyasetiyle Amerika bu haritada irticayı besledi...
Şimdi ektiğini biçiyor...
***
Kimi çevrelerde söylenenlere bakılırsa ABD “Büyük Ortadoğu Projesi” ile İslam coğrafyasına demokrasi götürecekmiş...
Gülelim mi, ağlayalım mı?..
Dünyayı yöneten koskoca adamlar ne tarih biliyorlar, ne coğrafya...
İkinci Dünya Savaşı yenilgisinden sonra Amerikan işgali altına giren Almanya ve İtalya, faşizmden demokrasiye kolaylıkla geçtiler; çünkü Avrupa coğrafyasında “Aydınlanma” yaşanmıştı; zaten bu devrimin adını Immanuel Kant koymuştu; Sovyetler’in yıkılmasından sonra demokrasiye geçerek bugün “Avrupa Birliği” çatısı altında toplanan Doğu Avrupa’nın küçük ülkeleri için de bu konuda bir sorun yoktu...
Ama Aydınlanma’yı yaşamamış, laiklik devriminden geçmemiş bir İslamcı devlet demokrasiye nasıl geçebilir?..
Toplumun yarısını oluşturan kadınların haklarını nasıl tanıyabilir?..
Kadına tesettürü dayatan inanç, ideoloji, öğretim ve bu nedenle erkek egemenliği toplumda başat oldukça demokrasi gerçekleşebilir mi?..
***
Müslüman coğrafyasında yeraltı zenginliklerine göz diken Batı emperyalizmi Ümmeti Muhammet haritasında sözüm ona demokrasi ararken kurnazlığın cehaletiyle bir gerçeği fark ediyor.
- Türkiye İslam dünyasında tek demokratik ülkedir...
Neden?..
Nedeni açık seçik: Çünkü Türkiye Kemalist devrimle Aydınlanma’ya açıldı; devlet düzeninde laik Cumhuriyete dönüştü...
“Büyük Ortadoğu Projesi”yle petrol ve su seferine çıkan ABD, Soğuk Savaş’tan miras kalan gerici mantığıyla Anadolu’da “İslamcı modeli” desteklerse, Irak’a demokrasi götüreceği yerde Türkiye’den demokrasiyi götürür..
ABD’nin gücü buna yeter mi?
29 Haziran 2004