Birleşmiş Milletler (BM) Sudan için Uluslararası Bağımsız Araştırma Misyonu, Sudan'da devam eden çatışmalarda tarafların keyfi gözaltı, işkence ve zorla kaybetme uygulamalarını artırdığını, bunun siviller açısından giderek derinleşen bir koruma krizine yol açtığını bildirdi.
BM İnsan Hakları Konseyine sunulan güncel değerlendirme raporunda, Sudan'da çatışan tarafların uluslararası insan hakları hukuku ile uluslararası insancıl hukuku ihlal etmeyi sürdürdüğü belirtildi.
Sudan'da devam eden çatışmalarda tarafların keyfi gözaltı, işkence ve zorla kaybetme uygulamalarını artırdığı aktarılan raporda, bunun siviller açısından giderek derinleşen bir koruma krizine yol açtığını kaydedildi.
Raporda, çatışmanın taraflarının karşı tarafla bağlantılı olduğu düşünülen kişileri sistematik biçimde keyfi olarak gözaltına aldığı, bu kişilerin çoğu zaman hukuki dayanak olmaksızın yargı denetimi dışında tutulduğu ifade edildi.
BM Sudan için Uluslararası Bağımsız Araştırma Misyonu Başkanı Mohamed Chande Othman, raporda yer verilen değerlendirmesinde, sivillerin çatışmanın en ağır yükünü taşımaya devam ettiğini belirterek, "Siviller yalnızca doğrudan saldırı ve şiddete değil, aynı zamanda hayatın her alanına yayılan baskı, keyfi gözaltı ve korku ortamına maruz kalıyor." ifadelerini kullandı.
Othman, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde Sudan'daki insan hakları krizinin daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.
SİVİLLERİN HAREKET ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANIYOR
Raporda, farklı tarafların kontrol ettiği bölgeler arasında seyahat etmeye çalışan sivillerin kontrol noktalarında gözaltına alınma, kötü muamele görme veya karşı tarafı desteklemekle suçlanma riskiyle karşı karşıya kaldığı kaydedildi.
BM Misyonu Üyesi Joy Ngozi Ezeilo, "Fiilen hareket özgürlüğü suç haline getirilmiş durumda. Siviller güvenliklerini, özgürlüklerini ve ekonomik varlıklarını sürdürebilmek için taraflardan birine bağlılık göstermeye zorlanıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Ezeilo gazeteciler, insan hakları savunucuları, insani yardım çalışanları, siyasi aktivistler, dini liderler ve sivillerin gözaltı, işkence ve zorla kaybetme vakalarının başlıca hedefleri arasında yer aldığını bildirdi.